"... birine ya da bir şeye sadık olmak zorundaysam, öncelikle kendime sadık davranmalıyım. gerçek aşkı arıyorsam, karşıma çıkan ortalama aşkları defterden silmeliyim. edindiğim azıcık deneyim bana gösterdi ki, kimse herhangi bir şeyin efendisi değildir, hepsi sadece bir yanılsamadır; maddi zenginlikler de, ruhsal zenginliklerde. çantada keklik sandığını kaybetmiş olan kişi, sonunda hiçbir şeyin ona ait olmadığını öğrenir.
ve hiçbir şey bana ait değilse, benim olmayanlar için kaygılanmamın gereği de yok demektir; bugün ömrümün ilk(ya da son) günüymüş gibi yaşamam daha doğru."
kitapları satış listelerinde hep birinci sırada olan bir yazar. okunmak birinci planı. bir korsan kitap sitesine katkıda bulunarak korsanları desteklemiştir. kendi web sitesinde, okuyucuları indirebilsin diye kitaplarının bulunduğu bir bölüm var "eserlerimden birinin korsanını bulduğumda bunu internetten yayımlamaya karar verdim. rusya'da kağıt sıkıntısı vardı. ilk yıl 10 bin sattım. ikinci yıl bu sayı 100 bine ulaştı. işe yaradığını düşündüm. diğer kitaplarımı da internetten yayımlamaya başladım. satışlarım arttı" p. c.
simyacı kitabının kesinlikle okunması lazım ki ben onu başka iki kitabını okuduktan sonra okudum ve ona öncelik vermediğimden pişmanım. "zahir" adlı kitabı da okunmalı ama bunlardan farklı olarak yazar portobello cadısı eserinde değişik bir formatla harbiden tarz yaratmış.
simyacıyla ünlenen, "portobello cadısı" adlı kitabının formatına hayran kaldığım ancak "zahir" adlı kitabının sonunu hiç de iyi getirememiş muhteşem yazar.
"şu anda sadece sarılmaya ihtiyacım var" dedim ona. insanlık kadar eski olan bu hareket, iki vücudun kavuşmasından çok daha fazlasını ifade eder. sarılmanın anlamı şudur: senden bir tehlike sezmiyorum, yanında olmaktan korkmuyorum, rahatlayabilir, kendimi yuvamda hissedebilirim, beni koruyan ve anlayan birisi var. biz de birine isteyerek her sarılışımızda ömrümüzün bir gün uzadığına inanırız. lütfen şimdi sarıl bana!
onbir dakika adlı kitabında baş kahramanın düşündüğü gibi o da acının son mertebesine gelindiğinde korku ve ümit yerine huzur mu hissediyor, merak etmekteyim.
neredeyse acıtak kadar güzeldi gibi bir cümle kurabildiğine göre tutkulu bir adam ayrıca.
Brezilyalı yazar. reenkarnasyona hayli kafa yoran, kadın karakterler üzerinden yola çıkan, davos zirvesinde facebook üzerinden kendisiyle yapılan canlı röportajı izlediğimde oturduğu sandalyede ayaklarının yere değmediğini gördüm. ayrıca tüm sosyal ağlarda bizzat kendisinin kullandığı hesabı ile mevcuttur. çok şık yazılar, videolar vb. şeyler paylaşmakta.