çocukluğunda babası tarafından parklar yerine maçlara götürülen kızdır. amma velakin kaçınılmaz son olarak yıllar geçtikçe futbola olan aşkı söner ve en nihayetinde özüne döner*.
dünya üzerindeki en küçük azınlığa mensup olan kızdır. bu kızın sevgilisiyle tezahürat yarışına girmesi, eski açıkta sarı demesi, gazetelerin spor sayfalarını okuması ve hatta kombine bilet alarak maçlara gitmesi de olağan görülmelidir.
lakin diğer kız arkadaşlarla maç izlerken "ayy ne şekermiş şu kırmızılı esmer çocuk", "ee peki ortada farklı t-shirtle gezen adam kim?" şeklindeki cümlelere alışık olan bünye, bu kızla maç izlediğinde bir süre mavi ekran verebilir.
hiçbir zaman sevgili bulamayacak kızdır. bir erkek oturup da neden bir kızla futbol konuşsun ki? erkek ile kadının bir arada olma sebeplerinden biri de aykırılıklardır. sizin hemcinsiniz gibi futbol konuşan, küfreden bir kız ile güzel vakit geçirebileceğinizi mi sanıyorsunuz?
birlikte olduğu erkeği mutlu edebilmek için pasif ofsaytın bile anlamını öğrenen kızdır.
aynen;
- tanıştıkları ilk gün sevgilisinin hangi elbiseyi giydiği,
- ayakkabısının ne renk olduğu,
- hangi kafeye gidip ne içtikleri,
- ona ilk kez ne zaman ve nerede 'seni seviyorum' dediği,
- ne zaman ve nerede öpüştükleri,
gibi yaşam boyu gerekli olacak bilgileri aklında tutabilen bir erkek gibi.