bir japon arkadaşla gidilse bile, * romantikliğinden hiçbir şey kaybetmeyecek, hayal kurmanı engellemeyecek kadar romantizmi barındıran muhteşem şehir.
adolf hitler paris için ''dünya tacının en güzel mücevheri'' der. daha fazla abartılamaz zaten. ikinci dünya savaşı sırasında hiç direnmemiş parisliler işgal güçlerine. şehre zarar verilmesin diye. öyle bir şehirdir işte.
dünya'daki en güzel şehirlerden biri, modanın başkenti, aşk şehri ve daha bilimum müzikallerin, kişilerin doğduğu yer. mimarisiyle de bir o kadar güzel sinerji yaratır. tabii eyfel'in sadece panayır için kurulup sonra kalıcı olarak orda yer alması da ayrı bir saçmalıktır ama yine de güzel. gidip görülebilecek potansiyele sahip.
fransa'nin baskenti. sokaklari ve mimarisi tarih kokan, insani kendine hayran birakan buyulu kent. sokaklarinda moda kokan magazalari ve fransiz sokak modasina ait stilleri bulabilirsiniz.
cédric klapisch'in yönettiği, bol yıldız oyunculu 2008 filmi. film de juliette binoche ve melanie laurent gibi iki güzel var. sadece onlar için bile bu film izlenebilir. filme bakacak olursak, klasik çok karakterli filmlerden biçim olarak çok da ayrılabilmiş değil. film alt metin olarak kendine yalnızlığı seçmiş. ama bu herkesin fark ettiği yalnızlık değil. etrafında ki onca seni seven insana rağmen yaşadığın, seni hep bir arayışa sürükleyen yalnızlık. karakterlerin kişilik betimlemesi yapıldığında genel olarak bu arayış hakim.bununla birlikte paris'in o mükemmel dokusunun işlenmesi ve buna ilave olarak filmin mükemmel sinematografisi filmin en büyük artısı. bence izlenmesi gerekir.
her gecen gun senden daha da cok nefret ediyorum paris, les gibi kokan metrondan, suratsiz ve huysuz insanlarindan, depresif goruntulerinden. basimi agritiyorsun, midemi bulandiriyorsun, beni bunalima sokuyorsun. sana ayak bile basmak istemiyorum ama elim mahkum. bir sene daha... ya sabir...
tanim : dunyanin en meshur sehirlerinden bir tanesidir ama bunu haketmeyendir.
görmeden ölmeyeceğim, 5 sene içinde göremezsem öleceğim gibi beni çeşit çeşit laflara, durumlara, dumurlara maruz ve mahsur bırakan, bana göre her birinde milyarlarca güneş olan 200 milyar gök adanın sadece yüzde dördünü oluşturabildiği koskocaman evrenin istanbul'dan sonra en güzel şehri.
taşın ruhu mu olumuş, dememek lazım. olabiliyormuş. tarih, mimari ve sanat öylesine bir işlemişki paris i. ruhta vermiş görecen her insanı büyüleyecek yetenekte vermiş. her yanında hayran kalınacak bir yapı. her yerinde insana güzel gelen küçük kafeler. evet, gidip görebilecek için imkanlara sahip olmak lazım belki ama görebilenler bari bu şehre gereken değeri versinler.