Paranoya, bir korku, şüphe ve vehim hastalığı olarak bütün suizanların kaynağı gibidir. Onun ikliminde şekillenir bütün ayrıştırıcı düşünceler, "biz" ve "ötekiler" mülâhazaları. Orada kararlaştırılır haksız yere infazlar ve en masum insanları karalamalar. irtica ile alâkalı bütün klişeler o evham atmosferinin ürünüdür. Akla-hayale gelmedik bütün baskınlar o vehim atmosferinin boşalması, her şeyin dışa vurmasının da bir ifadesidir.
Paranoyak, kendinden başka kimseyi tanımaz; vefasızdır, katiyen adalet tanımaz ve hakka karşı da fevkalâde saygısızdır. Dahası o, bu güzel değerlere bağlı yaşamayı aptallık sayar. zaten inanıyorum dese de inancı yoktur; bu itibarla da hâlis müminlerin en samimâne davranışları arkasında dahi dünyevî bazı çıkarlar olabileceği kuşkusuyla oturur kalkar. Zaman zaman en masum hareketlerden dahi işkillenir ve en yararlı gayretleri bile kuşkuyla karşılar ve sorgular.
formülü an itibari ile tarafımdan çözülmüş olaydır. önce insanların her dediğine ve davranışına takıp, hayattan bezecek kadar miskinleşerek asabileşiyorsunuz. ardından bu derdinize derman ararken konulan depresyon teşhisinin tedavisi sürerken kullandığınız lustral'i 25mg'dan 100mg'a çıkartıp aynı gün bırakıyorsunuz. ve hayırlı olsun. etrafınızdaki tüm sevenleri bezdirecek kadar her işin ıcığını cıcığını çıkaran yeni size merhaba deyin.
kişinin aşırı şüpheli davranması, çevresine karşı hep bir ön yargı içinde bulunması ve güvensizlik sonucu oluşan ruhsal bozukluktur. kuruntu sonucu kişinin kendine yada başkasına zarar verecek davranışlarda bulunması yada bulunma olasılığıdır paranoya. bu ve benzeri özellikler taşıyanın mutlaka destek alması gerekmektedir.
her insanda biraz bulunması gerektiğini düşündüğüm şüphecilik. üstelik götü açıkta yatmış hissi de verir insana. karın ağrısı ateş yükselmesi vs. biraz paranoya iyidir. biraz paranoya iyidir. biraz paranoya lütfen.
her paranoyak şizofrenin aklında 3 şey vardır "o, onlar, onu,"! sağlığa zarar ama vücudun en önemli noktası beyin sağlığına zarar verir bu ruh hastalığı, ikili ilişkileri derinden yaralar bir daha geri dönülmez bir hale sokar,
tedavisi mümkün değildir sanılanın aksine!
insanı dertten derte sürükleyen, piskopata bağlayan, kendini yiyip bitiren bi tür bu. her şeyden şüphe etme durumu dünyada var olan olmuş her şeyden. sürekli düşünme halidir ayrıca her ihtimali olasılığı bir bakarsın ki olabilecek tüm olasılıkları hesaplamış hesapladıktan sonra da bu duruma nasıl alışırım derken buluyosun kendini.bazen de en en en en kötü ne olabilir ki diye düşünüyorsun.kendini en kötüye alıştırarak belki o zaman kabullenirim gibi düşünüyorsun ama iş öyle değil işte daha da fena oluyorsun.paranoyanın da en son devresi tabiki iiiisssyaaaaeeeeeeeeeeen. sokarım böyle işe de aşka da ızdırabına da diyerek her şeyi yakıp yıkmak siktir etmek seni ayar eden insanları öldürmek ya da en basiti kendin siktir olup gitmek isterken buluyorsun kendini. çünkü paranoya denen bu şey şüphenin anası panik atağın atası endişenin ve mutsuzluğun babası her an diken üstünde durmanın da ikizidir.her ne kadar seni rahatlatan biri olsa da ve sen ona kendinden fazla seviyor ve inanıyorsan da bazen olaylar ikinizin çerçevesinden çıkıyor.eğer bu paranoyayı geçirdim ben artık rahatım arkadaş hiç bir şeyi takmıyorum oluruna bırakıyorum su akıyo yolunu buluyor diyen bir insanevladı varsa bir ulaşsın bana.yoksa delirmemek işten değil!
ulan var ya insanı yer bitirir. her konuşulana kulak misafiri olmaya başlıyosun önce, acaba benim hakkımda mı konuşuyorlar diye düşünüp. daha sonra günlük hayatının her bir safhasında sizi rahatsız etmeye başlıyor. bir türlü huzura eremiyorsunuz. kafanızda hep sorular , sorular. (lan bu serdar ortaç'ın şarkı sözü değil mi?)
bir uzmandan yardım almakta fayda var lakin nasıl bir çözüm yolu öneriliyor merak etmekteyim. bana çözümsüz gibi geliyor.