bir mermi hiç bir zaman hedefi bulmaz çünkü;
önce gitmesi gereken yolun yarısını gitmelidir, yarısını gidebilmesi için çeyreğini gitmesi gerekmektedir, çeyreğini gidebilmesi içinde 8 de 1 ini gitmesi gerekmektedir bu böyle katlanarak devam eder. yani mermi hiç bir zaman hedefe ulaşamaz. gerçek paradoks budur.
sabahın erken saatlerinde odtüye ingiliz edebiyatı yüksek lisansı hakkında bilgi almaya gitmiş ve önce programa başlayıp sonra iys'ye girilebilen sistemin artık geçerli olmadığını öğrenerek yüksek lisans gibi bir hakkımın olmadığını öğrenmişimdir. fakat sözkonusu bilgiyi aldığım, yaklaşık 1 saat süren konuşma ingilizce yapılmış* ve kadıncağız da durumun saçmalığından dert yanarcasına "so we aren't sure you speak english"* diyerek bombayı patlatmıştır. birine uyudun mu lan diye sormaktan farksızdır yani...
VAR OLMANIN HAFiFLiĞiYLE, YOK OLMANIN AĞIRLIĞI ARASINDA ZAMANIN TiKTAKLARINI GÖRMEZDEN GELEREK,GEÇEN GÜNLERE YETiŞMEYE ÇALIŞIRKEN, BiR TARAFTAN DA GELECEĞi YAKALADIĞINI DÜŞÜNMEK iSTEYEN VARLIĞIN, iÇiNDE BULUNDUĞU PARANOYA.
"varlık var mıdır yok mudur" tartışmasına giren filozoflardan, varlık yoktur diyenlerin oluşturduğu durumdur. nitekim varlık yoksa, insan da bir varlık olarak sayıldığından olmaması gerekir, insan yoksa o filozofun da olmaması gerekir. filozof yoksa, varlığın olmadığını savunacak bir kişi de yok demektir. demek ki varlık vardır. zaten olmayan bir şey hakkında karşılıklı görüş sunarak tartışma yapılamaz.