aslında akla mantıklı gelen ancak gerçekte cevabını bulamadığımız durumlardır.
mesela:
"bugün hava sıfır dereceyse ve yarın hava iki kat daha soğuk olacaksa, yarın hava kaç derece olur?" sorusu çok mantıklı ama sayısal bir cevabı olmayan bir paradokstur
--spoiler--
kral ülkenin yalancıları arasında bir yarışma açtı.
"işte bu yalan," diyebileceği bir yalan uydurana bir küp altın vadetti.
yalancılar akın akın saraya gelip yalanlarını söylediler, fakat yalanlar ne kadar akıl almaz olursa olsun kral hep, "olabilir, niye olmasın ..." gibi cevaplar veriyordu.
böylece hem eğleniyor, hem de bir küp altından olmuyordu.
derken kahramanımız elinde boş bir küple huzura çıktı ve konuştu:
"-rahmetli dedeniz bir savaşa çıkacaktı, ancak o günlerde hazinede yeterli para yoktu.
dedeniz dedemden bu küple bir küp altın borç aldı ve 'bu borcumu torunum torununa ödeyecek,' diye söz verdi.
şimdi, dedenizin borcunu bana ödemeniz için buraya geldim."
kral, "işte bu kuyruklu bir yalan!" deyince adam, "o halde ödülümü alayım," dedi.
kral, "hımm şeyy doğru da olabilir" deyince adam, "o halde borcunuzu ödeyin" dedi.
--spoiler--
iki ucu boklu çubuk hocalar hep böyle ucu acık sözlerle hep öğrenci milletini kandırır sonra sende çocuklarına söylersin , dünya böyle bir yer olur işte . hayallerin suya düşer buna da paradoks derler yanlış biliyorsunuz böyle olmadığını iddaa edenler.
tanrının varlığına, onun istediği herşeyi yapabilme ve yaratabilme kudreti olduguna inanıyorsak, tanrı kendısının kaldıramıcagı bir taş yaratabilir mi?
editoryum: birileri durumu anlamamış galiba. ya da paradoks kelımesının anlamını bılmıyorlar.
sağcı medyanın
ap kendi icraatlarını överse "ap den destek, bakın biz haklıyız" nidaları atması
ap eleştirirse "ap yine oyunlar oynuyor, işimize karışmayın" demesi
paradoksa örnektir.