Düşününüz. Kartınızın içinde 1.000 tl vardır. Paranın orada bulunması sizi mutlu ve güçlü hissettirir. O paranın orada durmasını istersiniz. Üstelik ihtiyacınız dahilinde değildir o para. Ne olur ne olmaz parasıdır.
Başka bir arkadaşınızın ise 1.000 tl ihtiyacı vardır. Ona yok dersiniz.
Param yok.
Bizler biriktirilebilir bir çağa girmişiz. Biriktirdiğimiz kadar zengin , biriktirdiğimiz kadar güçlü sayarız kendimizi. Oysa biriktirilmesi gerekilenler yardımlaşma, sevgi, saygı, iyilik değil midir?
Bu devirde kimseye borç para verilmez. iyilik kötülük kavramı bu siktiğimin parası işin içine girince insanoğlu değişiyor. Birinci neden niye paraya ihtiyaç duyuyor borç isteyen ona bakılır. Sağlık durumu dışında kimseye borç vermem. Bu da prensip olarak yapım gereği olması gerekendir.
ikincisi herkes ayağını yorganına göre uzatmalıdır. Yukarıda belirtilen 1000 TL örneği adam dişinden etinden arttırıp kenara atmış. Bir başkası saçma sapan bir nedenden dolayı borca girmiş veya olağan dışı bir olay sonucu borca girmiştir. Benim şahsi fikrim ben birikim yapan bir kişi olarak ona borç para vermem.