yüksek sadakat grubunun solisti cemil demirbakan ve zeynep casalini düetidir. güzel şarkıdır, dinlenesidir.
dünya sana, sen bana
yalan söylediniz aslında.
hiç ölmeyecek, terk etmeyecek,
hep sevecektiniz.
kalbim sanki bir papatya.
yapraklarını koparttın tutkuyla
seni sevip sevmediğimi anlamak istedin.
dalga dalga gelir aşkın üstüme.
halka halka etkin büyür içimde.
bağıra bağıra yazdım göğsüme
ağlaya ağlaya bıraktım ellere.
çal kalbimi uzaklara götür.
çal hissimi sensiz hayat çöldür.
çal bestemi o kutsal, hürdür.
çal herşeyi, al hepsini, bende ben bırakma.
güneş ve bulutlarla iddiaya girmek. dağ bayır geziyordum, seni arıyordum. okadar bakındım ama gerçekten niyetlendiğim zaman buldum seni ziraat fakültesinin önünde. eğildim, senden yüzlerce var. giydiğin her şey: zümrüt, zebercet, elmas, yakut, safir. ayinden sonra süslenen şapeller in parlak mermerlerinden daha canlısın sen.
koparmak yoktur benim ellerimde. bir tane aldım, yetmedi 2 oldu, dayanamadım 3 oldu. cebime bile koyamadım, ezilmenden korktum.avuçlarımın arasına yatırdım. içim rahat etmedi. saplarından tuttum. karşından gelen üniversiteli kızların kulaklarından kıskanıp avuçlarımda sakladım. etrafımda vızır vızır dönen eşek arıları ve kara sinekler, vermem kimseye yemin ettim. sevilmediğin kadar sevdim, koparmayacak kadar aldım. bir yıldız hızla üstüme düşüyordu. duvarların geldi aklıma, hayaline daldım.
dedim ya ben koparmam, saplarından tutarım. oturdum bir banka. içim bir hoş, nasıl anlatsam: yağmurda bisiklet süren aşıkların ıslaklığı, tandır başında oturmuş anneannemin elindeki sıcak ekmek, mısır tarlamızın ortasında duran çift şapkalı burunsuz korkuluk... yerin yedi kat altından saplarına tutundum, koparmam. yapraklarını çekmeye başladım, utanmam. çocukken başıma geldi ya ondan korktum. canı yanmasın diye sarısını kapadım. yok ki bunun kaidesi kuralı, sıradan yapraklarına baktım. ne kadar tutabilirim ki ellerimde 3 masum papatya. hayır, dedim ya ben koparmam!
onlar seni tanıyorlar, uzattılar yapraklarını ''saymaya başla.'' dediler. ben saydım, saydım saydım saydım...yapraklar düştükçe heyecanlandım, bir soğudum bir ısındım. bulutlar düştü, elimde 3 adet güneş kaldı. irkildim, bir de baktım papatyalar bağırdı:
seviyor!
iddiayı ben kazandım, papatyalar böyle istedi canım.
falı bakılan, çayı içilen, beyaz yapraklı sarı tohumlu kır çiçeklerinin en bilineni. şarkılara ilham olmuş bi çiçektir.
(bkz: papatya gibisin beyaz ve ince)
çayı güzel, kendi güzel, bana daha henüz alınmadı ama o da güzeldir eminim. papatyanın kendisi olmak isterdim. dikkat çekmeyen, sade, yemyeşil çayırlarda hayat bulan. sadece baharla hayata merhaba diyen. bana papatya al!
ortasındaki sarı güneş gibi sıcacık olduğunu, beyaz yaprakları da duruluğu simgelediğine inandığım, şu ana kadar tek bir kişiye söylediğim, çok güzel ve özel çiçek.
kimi zaman yapraklarının üzerinde olan bembeyaz renk kadar insana güven verir. duygularının temizliğini ve kimi zaman düşüncelerin temizliği. tüy kadar hafif bir ruh. bir demet, tüy hafifliğinde temiz ve savunmasız, güzel duygular. ancak terk edilmiş ve yıpratılmış bir kalbi ısıtacak kadar gücü olan bir çiçek...
bilinen çok çok daha ötede bir şey bu. daha çok sonsuza doğru. bem beyaz bir yer. geride hiç saklı bir şey yok. her şey ortada. nedeni asla önemli değil. olduğu gibi berrak ve ortada.
bir kalp başka ne ister... sordum sana güzel çiçek?
kimisi pahalı orkideler beğenir, kimisi sıradanlığın tavanındaki kırmızı gülü..ah, bir de onların boyalılar çıktı, mavisinden hani! geçiniz efendim.. aslolan papatyadır.. en masum, en zarif, içten, samimi çiçektir papatya. 'çiçeğin samimisi mi olur?'demeyin, olur. ucuzdur, basittir, doğaldır. işte bütün bunlar yüzünden en değerli, en kıymetlisidir.
çiçeklerin en güzelidir. doğallığı ifade etmenin en somut örneğidir. huzur, tebessüm ve bağlılık anlamlarının hepsini içeren basit görünen ama orkideden bile etkileyici olabilen çiçektir.
eğer cebenizde beş kuruş paranız yoksa ve o gün anneler günüyse yol kenarındaki bir parktan toplayarak annenizi sonsuz mutluluğa boğmanıza neden olabilecek çiçektir.
kenan doğulu isimli zatın 1999 çıkışlı ben senin her şeyinim albümünde bulunan, bugüne değin söyleyip söyleyebileceği en güzel şarkıdır. yanlış bir şekilde "yalancı papatya" olarak da bilinir, doğrusu budur ama. sözleri şöyle:
seviyor sevmiyor sanane
ben çok seviyorum yetmez mi?
çiçeklerden güzel yarimi
yalan bir rüyada kıskandım
kan akmaz yüreğimden
canım var kalbimde
beni al canımı alma
beni yarimden ayırma
yalancı papatya
inanmam bir daha
senin yüzünden oldum yarimden
günahın boynuna
çaldın aşkımı da
gülme bana bir daha