düşmanıma vermesin çok kötü bir hastalık 1980'lere kadar tıp alanında bir adı bile yoktu hastalığın. bazı insanda her türlü tedaviye rağmen çözüm olmadığı vakalar vardır. ben atlattım çok şükür ama adamın psikolojisini allak bulak eder, gece öldüm diye çok uyanırsınız en kolay kurtulma yolu atak geldiğinde umursamamak.
Çevremde var bir iki kişi doktorlara akıttığı paranın haddi hesabı yok dört doktora gitti kalbimde sorun var öleceğim deyip duruyor, doktorların sonucuna da inanmıyor kafasında olayları kurmuş, aylar sonra şimdi de beynimde tümor var diyor. Sonuç olarak hepsinin buluştuğu ortak nokta ölüm korkusudur.
miyokard enfarktüsünü taklit eden ancak miyokard enfarktusu olmayan rahatsızlıktır. Tam anlamı ile kalp krizini taklit eder. Ölüm korkusu da buradan gelir.
Aslında vücutta herşey normaldir...
Bir çeşit psikolojik rahatsızlık. Çevrede duyulan seslerden ürkme hali vardır bu hastalıkta. Etrafta konuşan insanların sürekli olarak kendisi ile ilgili olarak konuştuk larını düşünür panik atak hastası olan kişi. Hayatı zorlaşan bir hale sokar.
Nabziniz hizlanir. Sinirleriniz zaten yoktur. Seni cok sinirlendiren olaylar oldugu zaman gun yuzune cikar. Kalbin hizli atmaya baslar, tansiyonunuz oynar, gözleriniz kararir, en onemliside nefes alamiyor sanarsin.
Cok kotudur. Yasamiyormussun gibi hissedersin cok sinirlendikce yine yasayacagim korkusuyla yasarsin her zaman.
bugün geçirdiğim atak türü. git gide daha kötü bir hal alıyor onu fark ettim. malum okulun ilk günü idi fazla kalabalıktı bir an panik oldum ellerim titremeye başladı bastırmaya çalıştım. kalp hızımda bir artış oldu normalde de ritim bozukluğu var geçer dedim saygı duruşunda birden kalbim deli gibi atmaya başladı, kusmak istedim inatla saygı duruşunu bozmamaya çalıştım. ortamdan soyutlandım renkler daha parlak gelmeye başladı, gözlerim karardı inanılmaz dehşet duygusuna kapıldım, ölüyorum galiba dedim. sonrasını doğru düzgün hatırlamıyorum bile. şimdi evden çıkıp okula, dışarıya gitmek istemiyorum bir daha olacak diye.
anlık bilinç kayıplarına neden olan, günlük hayatta uyanıkken ve güne devam ederken bir anligina kendini rüyada gibi hissedip sonra uyandigini sanip o aralikta neler yaptigini hatirlamamana sebep olan rahatsizlik. o aralik hrp bir bosluk olarak kaliyor, puzzle eksik oluyor ve asla hatirlayamiyorsun. ilk ataklar daha uzun sürerken psikolojik destekle bilinc kayiplari daha kisa sürelere düşürülüp kontrol altına alinabiliyor. rahatsizliga teşhis konulmadiginda ise adam oldursen hatirlamazsin dikkatli olmak gerekiyor.
raporum var her suçu işleyip kolayca siyrilirim adam olun... *
şırnakta yaptığım bi senelik asteğmenlikten dönüşte 3-4 ay kadar geçirdiğim rahatsızlık. ankarada gecenin 3ünde ambulansı, kalp krizi geçireceğimi düşünerek, nefessiz kalıp aradığım zamanlar olmuştur. 3.ye benim eve gelen ambülanstaki arkadaş, ''hacım senin kalpte bi sorun yok, bak 3.ye geliyoz, sen panik ataksın'' diyene kadar varlığından haberdar olmadığım bir olaydı.
beyniniz size resmen oyun oynuyor, ha bu öyle kolay üstesinden gelinebilecek bişey de değil. beyne verilen telkinler, sakin ol uyarıları falan işe yaramıyor, derin derin nefes almaya çalışıyosunuz, nefes alamadığınızı sanarak, bu da beynin bol oksijen ile kısa zamanda dolup kafa yapmanıza sebebiyet veriyor. sol kolunuzun uyuşup sıkıştığını hissediyorsunuz, kalbiniz gümgüm atıyor, inanılmaz bir panik içine giriyorsunuz. psikiyatrın verdiği paxil isimli ilacı 3 ay kullanıp, günde 7 bardak içtiğim kahveyi 3 bardağa düşürünce geçiverdi allah'a şükür, ancak bu hastalık bana görelilik felsefesini iyi kavrattırdı. 2 saat nasıl 2 gün gibi geçer, cehennem dünyada nasıl yaşabilir vs. gibi bir algı operasyonu oldu benim için diyebilirim.
Bu gece malûm hâdise yüzünden 15 dk.da bir beni yoklayan durumdur. Kafam gerginlikten sepet gibi, midemi sanki karıncalar kemiriyor, uyku zaten kalmadı! Valla bir travma da yaşıyor olabiliriz! Ben hâlen daha şoktayım. Hele trt spikerinin "Ordu yönetime el koydu" anonsunu duyunca kumanda elimden düştü, afalladım. Bir de jet sesleri duyunca 90'lı yıllardaki hayal meyal hatırladığım körfez savaşı günlerine ışınlandım âdeta! Gerçekten tarihî bir gün yaşıyoruz! Ben buna sebep olanlara, bize böylesi sıkıntılı bir gece yaşatanlara hakkımı helal etmiyorum!
ingiltere'de yapılan son çalışmada %83 oranda organik bir hastalıktan köken alan psikiyatrik sorun. bu genelde şeker hastalığı ya da sendrom x oluyor. bunun dışında biçok hastalık genel ruh sağlığını olumsuz etkiliyomuş. altta yatan belirtiler tedavi edildiğinde hastalık spontan olarak %77 oranda düzeliyomuş.
Baş etmeyi öğrenirsen, atak gelince oturup geçmesini bekliyorsun. tabi o geçene kadar yaşadığın anlamsız korkular, saçma bir stres, kalp ağrıları içinde 40-50 dakika ağlıyorsun. Biliyorsun atak geçirdiğini ama malesef başladıktan sonra kesebilidiğimiz bir durum değil. Niye başladığını sorsanız onu hiç anlayamadım zaten.
Kalp hastası da değiliz, ölmüyoruz da. Sadece saçma sapan korkup ağlayıp geri hayata dönüyoruz. Bu kadar.
ilk önce kalp atışınız hızlanır, sonra aldığınız nefes yetmemeye başlar. bazen kas seyirmeleri de eşlik eder. mide şişmesi de eşlik ederse tadından yinmez artık hiçbir iş yapamaz olursunuz. en son belirti ileri safhalarda görülüyor.
daha berbat bir şey aslında ama düz anlattım bilerek. yaşayanlar zaten biliyor, diğerlerinin gözü korkmasın.
Annem dayım iki kuzenim.. Yani kısacası anne tarafından bir çok akrabam panik atak hastası. Zor bir şey. Hem bunu yaşayan hem çevresinde bulunan insanlar için.