hz mahmut'un ukrayna seferinde yanında bulunmuş ilk sahabelerdendir. şol cennetin ırmaklarında kurbağalama yüzüşleriyle tüm mü'minleri hayran bırakmış, camlara tırmandırmıştır. hayırlar ile müjdelenmiştir.
dost kartal. elbet bir gün avrupa kupası finalinde takımlarımızı göreceğimiz, birlikte şampanya patlatacağımız final niyetine. başı dik olsun her zaman.
huysuz virjin'in yasaklanmasını, türban'a karşı olan kurallar ve eylemler ile kıyaslayıp misilleme gibi görenlerce -aklı fikri türbanda olanlarca- subjektif görülen yazar bozuntusu.
bir efsaneye göre, hayyam'a sormuşlar "sağcı mısın? solcu musun?" hayyam cevaplamış "s.kini sağa yatırırsan sağcı, sola yatırırsan solcu olursun, benimki dimdik ileri bakıyor"
kendisine göre bir düşünüşe sahip olup, kendi düşünce tarzı izinde, olaylara bakış açısı ile objektif olan yazar bozuntusudur.
sözlükte tanıdığım en kaliteli yazarlardan birisidir. subjektif bir tanım da olsa öyle.
av sahası olarak kullandığı siyâsi başlıklara girdiği kol gibi yazılarla hatırlarız kendisini. üstelik hep kaynak ya da dayanak belirtir. kafasına vura vura anlatır, câhil takımı da anca eksiler karşısına çıkamaz aynı dayanaklarla, zıt cevaplarla...kapasite meselesidir sonuçta.
allah, peygamber, islam vs. adının arkasına saklanıp da tek lafı postmodern gerici, neo bilmem ne, tatlısu lâiki, dogmatik cumhuriyetçiler, 50 dönemi öncesini özleyenler ve türevleri olan, kendi ülkesini kuran insana hakâret eden, etmeye çalışa ve bunu demokrasinin gereği olarak gören, ne kadar büyüklükte beyinleri olduğu girdiği entry'lerden anlaşılan bu tür bünyelere laf anlatmaya çalışmak için yardırıyor ya o kadar yazıyı...emeğine üzülmemek elde değil...
ayrıca bir sistem kurmayan, sistem kurduğunu iddia eden kişinin "ben gammazladım" diye şov yapmasıyla duruma vakıf olan yazar. -ulan ne sistemi, kendin diyorsun ben gammazladım diye-
klavye delikanlısı olmayan hatta, "böhü böhü bana hakaretler savurdu" gibisinden ağlak haliyle "b.k at izi kalsın" mantalitesinde olan sokak çocuğu ali kıvamındaki bir yazara "oğlum delikanlıysan sana olan hakaretlerimi ispatla, moderasyona şikayet et, görelim delikanlılığını" (#2575335) şeklinde meydan okumasına rağmen, karşısındaki yazardan ilginçtir geçtik delikanlılığı, klavye delikanlılığını bile görmeyen yazar.
not: ilgili şahıs, aynı entry'yi 5 gün önce de girmiştir fakat, ifadelerinin gerçek dışı olduğu kanıtlanınca moderasyon tarafından silinmiştir. kuyruk acısı dinmemiş ki, iftira atmaya devam etmektedir.
ayrıca, sözlükte abi-kardeş, dayı-yeğen, mahalle-semt arkadaşlığı, parti yoldaşlığı türünden yakınlıkları olmayan yazar. türkçesi zayıf olup da, ahbap-çavuş ilişkileri çerçevesinde gammaz olanlardan değil. msn zirveleri düzenleyip, bir entry'ye toplu eksi veren çetecilerden olmayan.
son olarak, "b.k at, izi kalsın" mantalitesinde olup, hakaretler savurduğumu iddia eden kişiye seslenmekteyim; "oğlum delikanlılık teriminin onda biri bünyende varsa, sana olan hakaretlerimi moderasyona şikayet et."
bir baska yazarla gönül ilişkisi yasayan yazar. kendisi mükemmel bir sistem kumus ve sevgilisinin entrylerini gammazlayan gammazları öğrenmeyi basarmıstır. simdi yapılcak sey pm yoluyla bu gammaz a hakaretler savurmak klavye delikanlılığı yapmaktır. o kadar delikanlıdır ki klavye üzerinde formata uygun entry nin silinmesine değil gammazlanmasına kızar. ee oda haklı tabi. burası gercekten ilginc bir yer.
15 sene sonra beşiktaş tribünlerinden "palaface'i al git, palaface'i al palaface'i al", "ooo ğoo yeter artık redvaynmanya ooo ğo yeter artık redvaynmanya" ve benzeri tezahüratlar duyulmazsa, bilin ki "olmuşuz" biz.
evrensel tanım: beşiktaş'ın maçlarıyla ilgili yazdığı yazılar; fanatik, fotomaç gibi gazetelerdeki köşe yazarlarınınkinden çok daha zevk veren yazar.
böyle maçlardan sonra "nası koyduğaak" ya da "hakem i.neydi" şeklinde entry girmiyor bu. bildiğin oturup çıkarmadan 2-3 paragraf yazıyor. sadece futbol değil, çoğu entrysinden lezzet alıyorum. bağlayalım; klas yazar.
yıldırım demirören ve saz arkadaşları yüzünden ölmezse, uzun yıllar yaşayacak olan dangoz.
bir de, 40 milyon doları olsa, yıldırım demirören ve saz arkadaşlarına yol verip sonrasında onları değil kulüpte çaycı yapmak, onlara çay bile ikram etmeyecek dallamadır.
iyi ki doğmuş, iyi ki güzel entryleriyle bizi aydınlatıyor dediğim hem atatürkçü, hem besiktaslı yazar kardesimdir. bir ömür boyu tüm dilekleri gerçek olur, yüzü her daim güler insallah.
bundan tam bir yıl önce yanlışlıkla hayatına girdiğim ve bir daha da çıkmadığım yazar.qw
ha o halinden memnun mu bilinmez ama ben hiç pişman değilim. yine olsa yine yaparım*.
beni tanımadan önce kariyerinde yükselme gibi havalı hedefleri olan bu yazar artık evinde oturup çocuklarına bakmaktan baska bir şey istemez olmuştur. *
neyse uzatmayalım seviyoruz cart curt falan filan.