gördugum ve anladıgım kadarı ıle kendısının elestırılen tarafı cahıl cahıl yazmak değil, gercekten bildiği konulardaki yazılarındaki en iyi ben bilirim tavrı. kimse ona yanlış biliyorsun kardeş dememiş, sadece bir eleştiride bulunulmuş. o kadar kişi hakkında en acımasız eleştirilerde bulunan bir yazarın(paleface) da bunu bu kadar büyütmesini mantıklı bulmuyorum acıkcası. birileri de elbet seni eleştireceklerdir, büyük ihtimalle bu hazımsız tavır eleştiiride bulunanı bir kez daha haklı cıkarmıstır. cunku göruldugu uzere kımse paleface'e su yazdıkların yanlıs dememiş, doğru yazsan da bu ben bılırım tavrın ıtıcı denmiş, hepsı bu, büyütmeye gerek yoktur.
kendisi (#3634550)'da da bahsettiği gibi über bir insandır. hayatımıza giren hemen hemen her kavramla ilgili bilgi birikimi vardır. bunları başkalarının eline vermede gayet kullanabilir.
fakat şöyle bir şey var bir insanın bir konu hakkında bilgi sahibi olması o kişiyi o konu hakkında dünya'nın en mükemmel insanı mı yapıyor acaba çok merak ediyorum. o zaman rte 30 yıldır siyasetin içinde, o kadar tecrübesi, tanıdıkları var eleştirilmeyi haketmiyor mu diyeceğiz? veya mehmet şimşek o kadar mektep okumuş, amerikalarda masterlar zartlar zortlar yapmış, öküz gibi yerlerde yöneticiliğe getirilmiş ekonomiyi en iyi o bilir diğer herkes bok yesin demek ne kadar doğru?
en baştan da söyledim bu arkadaşın birikimi vardır kendisi için hoş bir şey. fakat her konuda ben herkesten daha iyi bilirim tarzı şeyler söylemesini fazla gaza gelmek olarak nitelendiriyorum ben. geçenlerde siyasilere gelin size siyaseti öğreteyim tarzı bir çağrısı vardı şimdi nerede uğraşıp bulamayacağım işte o entry demek istediklerimin özetidir. nokta.
kamuoyuna saygı ile bir duyuru yapmak isteyen yazar.
sözlük kamuoyuna saygı ile duyrulur.
merak edenler meraklarını gidersinlerdir.
kendisi siyaset, ekonomi, hukukun bazı dalları, uluslararası ilişkiler, ab ile ilişkiler, türk yakın tarihi, türk siyasi tarihi, siyasi tarih gibi konuların oldukça yoğun olarak işlendiği bir akademik eğitim almıştır. bununla beraber, yine aynı ve türevi konularda çok fazla araştırma yaparak, yayın okuyarak kendisini bu bağlamda olabildiğince geliştirmeye çalışmaktadır. siyaset ve ekonomi konusunda da verilere dayalı yazılar yazar, özellikle ekonomi konusunda verdiği verilere karşılık verilerle "yanlışsın" diyemeyecek olanların susup oturmaları kendileri açısından daha rahat olur. karşı veri sunanlarla ise edebimiz bozmadan fikir tartışması yapabiliriz bölece karşılıklı fikirlerin gelişmesi de mümkün olur. yeter ki, karşı fikir gelsin kendisi, "evet arkadaş ben yanlış düşünmüşüm, haklısın" diyebilendir.
kendisi sporun çeşitli dallarını takip eder. bunların başında futbol gelir. boş zaman buldukça bulunduğu şehirdeki amatör, yıldız, a genç, b genç maçlarını falan izler, kendince oyunculara değer biçer. 11 yaşından beri hemen hemen tüm beşiktaş maçlarını izler, diğer maçları da imkanı olduğunca izler, izlemediği maç hakkında ertesi gün gazete okuyup yorum yapmaz, izlemediği maç hakkında skora göre yorum yapmaz. beşiktaş konusunda elbette tek bilgili değildir ancak, birçok beşiktaşlıdan dahi daha fazla bilgi sahibidir.
kendisi 1996'dan beri -önceki dönem denk geldikçedir- sıkı bir f1 yarışları takipçisidir. bugün bile bazı kişilerle "abi hill şöyleydi, montoya böyleydi, hakkinen şuydu" gibisinden muhabbetler etmektedir. bazı yetenekli pilotların bazı takımlar tarafından harcandığını belirtebilir. örneğin -hani otorite gibi konuşuyormuşuz ya, örnek vereyim istedim-, f1 takip edenlerin çoğu katılır buna, jenson button bmw'de iken çok yetenekli bir pilottu fakat bmw montoya'yı kendisinin yerine getirerek, bu çocuğa yolu göstermiştir başarılıyken böyle bir olayı yaşamasından sonra toparlamaya çalışsa da büyük bir takıma geçememesi yeteneğini köreltmiştir. kendisi bugünün kovalainen'i, massa'sı gibi pilotlardan çok daha yetenekliydi. yine bugün için kubica, de la rosa, rosberg gibi pilotlar az önce adını zikrettiğim 2 pilottan da yeteneklidir, sadece şanstan mıdır, torpil eksikliğinden midir bilinmez hak ettikleri yerde değillerdir. çok otoriter oldu ama devamlı f1 takip eden birine arjen abi bu konuyu sorabilir, danışabilir.
kendisi oynamasa da çok yakın bir arkadaşının o oyunu oynamasından ötürü tenis konusunda bilgi sahibidir. değil, sadece maç izlemek antrenmanları dahi izler. yine oynamasa da basketbol maçlarını izler hatta hala denk geldikçe liselerin il şampiyonalarını falan izler salonda, voleybol ona keza.
ayrıca, ömründe entrylerini okumayıp, sadece bir takım ilişkiler sebebiyle kendisine aklınca ayar vermeye çalışanlardan hazzetmez. zira ayar verilmez, alınır. 1-2 "ehehehe" modunda yazı ile de ayarsal cümle yazılmaz.
umuyoruz, merak edenlere dilimiz döndüğünce cevap verebilmişizdir.
kendisi arjen robben nickli yazarı gerçekten üstad olarak görmektedir, sebebini de daha önce belirtmiştir.
değil mi arjen abi? sence paleface bu yukarıda anlattıklarını yapıyor olabilir mi?
kendisinden yana keyifle taraf olduğum yazardır.
hiçbir özel münsabetimiz yoktur(varsa ve hatırlamıyorsam da özür dilerim).
aynı sözlükte yazıyoruz; hatta son zamanlarda yazmaktan keyif almadığım dolayısıyla da az yazdığım, okurken ise çok zorluk çektiğim, seçici davranmak durumunda olduğum bu sözlükte
okur olarak devam etmemin sebeplerinden biri.
sözlükte varlığı olanlardan.
aynen devam edesi.
kimin kuyruğuna bassa nick altı ağlama duvarına döndürülen yazar.
özel meselesini düelloya çevirenlere sivri kalemiyle en güzel ayarları veren, laf eden balkabağı kıvamındaki bünyelerden tatlı yapan insan. çok yönlü, araştırmacı kişilik.
mevzu ne olursa olsun yaklaşımlarında asla ve asla demokratikligi yitirmemiş, araştırmadan hiçbir boka atlamayan, insana insan oldugu için kıymet vermiş ve bunu aileden gelen genlerden almış yazar, adam vs.
hakkında fikir sahibi oldugu konularda mutlaka ispatlı, kanıtlı ve belgeli olan bir allah kuludur. arada uyuşmadığımız şeyler olur ki onlarda bile ispati vardir lakin ben sallamam. kime ne?
bu adamın en son elestirilecegi konu vefadır. ha bozacıdan bahsediliyorsa bilemem.
entrylerinde bol miktarda arjen kelimesini kullanarak laik, demokratik, çağdaş türkiye cumhuriyeti'ni koruma görevine halel getirmiş eski vatan sevdalısı, zamanın pırıl pırıl cumhuriyet aydını. hakikaten bir ahde vefa vardı ona noldu?
bu arada onca kişi hakkında zilyon tane entry kusanların kendilerine yapılan 1 (bir) adet eleştiriye nasıl tepki verebileceklerini de görmüş olduk. he he ben bilirim bana sor.
hiçbir şekilde bir muhabbetimin olmamasına rağmen pek bir sempatik gelen yazardır. yazılarından dolayıdır muhtemelen.
sağlam yazmakta. yazıları uzun. ama okutturuyor kendini. ama tek kötü özelliği var. bu özellik sağlamlığını alaşağı etmektedir. kendisi ertuğrul özkök gibi boşluk bırakır. *
ha bir de;
"bu böyledir böyledir, dimi abi?" şeklinde vermelidir bilgileri.
sağlam yazdığı için desteksiz sallayanların gözüne batan yazar.
doğru söylediği için onuncu köye yerleşip, gündemi takip ettiği için süper çözümlemelerine çamur atanlara gülüyor. ne aferine, ne desteğe, ne de kendini savunmaya ihtiyacı var. o kadar sağlam insan...
esasında iyi çocuktur. sözlüğe verdiği önemi uzun yazılarından anlayabiliriz. ayrıca tartışma adabına da hakimdir. aynı başlık altında tartıştığı kimselerden başkaları gibi "bazı salaklar şöyle diyor" falan diye bahsetmez. yani genel olarak hakarete eğilimli biri değil.
ama kardeşim öyle bir huyu var ki onun bu iyi özelliklerini bir anda alaşağı ediyor. sözlüğün hıncal uluç'u olma yönünde büyük katkılar sağlıyor. bu huy her şeyi ben iyi bilirim huyudur.
mesela kendimden örnek vereyim. futbol ile siyasi bazı konular haricinde bilmediğim konulara bodoslama dalmayı hiç sevmem. fakat bu arkadaşın hülya avşar'ın her iş sektörüne dalması gibi sol framede gördüğü birçok konu hakkında otorite gibi yazılar yazması ilgincime geliyor.
mesela spordan açalım konuyu. futbolu, beşiktaş'ı, çarşı'yı tüpçü başkanın acizliğini bir tek bu arkadaş tastamam bilir. formula 1'de hangi pilotun ne mal olduğunu, teniste kimin gıcık kimin iyi kalpli olduğunu bu arkadaş hemen çözer. siyasi konularda bu bilme olayı daha bir über hal alır. ekonomiyle ilgili konularda tüm hükümet üyeleri yalan yanlış şeyler bilip söylerken bir tek bu arkadaş ülkenin ekonomik olarak düzlüğe nasıl çıkacağının sırrını bilir. ya da bir yerde bir olay olur hemen bu arkadaştan öğreniriz o olaya karışan kişilerin aslında ne mal olduklarını. kimlerin hangi örgütlerle bağlarının olduklarını, kimin dost kimin düşman olduğunu bu arkadaş söyler her zamanki gibi. ya da ne bileyim şimdi şuracıkta osursam belki içerdiği kimyasalları bile bilecek.
pek sevgili arkadaşım tamam yaz kimse sana niye şunu savunuyosun falan demez diyemez. ama her konu hakkında bir tek benim bildiklerim doğru düsturunu bırakmazsan komik duruma düşersin ki benim bakış açıma göre düşüyorsun. neyse selam söyle.
4 farklı başlıkta soluk almaksızın izmir-arsenik muhabbeti yapıp -üstelik 3'ünde kendi açtığı başlığın bakınızını verip-, ankara büyükşehir belediye başkanı'nı savunanların her ne hikmetse yazmış olduğu sadece 1 -yazı ile bir- entry sebebiyle oturup soluklanmaya davet edilen, akılları sıra ayar verdikleri zat-ı dallamadır.
matematiği de iyi değildir, 2+2=? işlemini bile cep telefonunun hesap makinesini kullanarak yapar, kusuratlı sayı verince inandırıcı olduğunu zanneder.
ayrıca, son derece de ayar olduğum biridir kendisi. sırf aynı bedendeyiz diye katlanıyorum i.neye.
(#3582030)
görmedigim süre zarfında felaket matematik yapmış yazardir. piyasada ne kadar maaşlı adam varsa yıllık ücretlerini çok hızlı bir şekilde 12'ye bölebilmektedir. kendisine burdan everything is something happened demek istiyorum. **