sevgilisiyle bi yere giderken arabanın kamyonun altında kalması sonucu ölen ama geçimişinde yaptığı birşey yüzünden cennete de cehenneme de kabul edilemeyen bir adamın konu alındığı güzel oyun. internet cafede 3 saat oynayıp "bitti oh kısaymış" denilip daha başının yeni bittiği anlaşıldığında üzgünlük veren oyundur. klasik iyi kötü arasındaki savaş hepmevcuttur.
satıcının teki. bi hatuna sattı zirveyi iki dakkada ama ortak bir noktamız var kendisiylen. o biiiir; mantımania.. gerçi biraz önce şekil yaptı çin mantısı mıymış neymiş, buharda pişiriliyormuş, içinde kıymayla sebze oluyormuş, soya sosuna batırılıyormuş öyle bir şeyler anlattı. kulağa hoş geliyor ama ben garip anamın yaptığı mantıyı tercih ederim tabi. -hehe-
an itibariyle sözlüğe üye olmasının 9. ayını ankara salata zirvesi'nde kutladığımız yazar. gerçi zirveden kimsenin haberi yoktu ve doğal olarak 2 kişiydik ama olsun.
(bkz: judas priest)*
gelelim yazar olanına inanılmaz sıcak canım yazar.sır tutabilen nadir insanlardan.kendisi bile bilmiyor söylediklerimi o derece.yalnız hangi arada entry giriyor çözmüş değilim ben neden denk gelemiyorum diye sormadan edemiycem. *
ankara lı olmasına rağmen henüz hiç bir zirvede görmediğim kıdemli yazar.Her zirvede adı geçmekte lakin kendi ortalarda görülmemektedir.* Çok merak etmeye başladım ben bu yazarı yav.
"lan hala mı peşimdesin sen benim" kişisi. aradan zaman geçmesine, aylardır konuşmamamıza, aradan ne suların akmasına rağmen hala peşimde olan, beni bir türlü unutamayan yazar. ne yaptıysam artık.
(bkz: bağlama büyüsü) *
tanımadan sevdiğim yazarlardan. bir de zirvelere gelse tam süper olacak. her zirve başlığında ismini görüp cismiyle tanışma şerefine nail olamadığım tek yazar.
78 tarihli krokus albümü. pek tarzım olmasa da hareketli , metal tabir ettikleri şu sert soundlu naneden işte. ama bazı parçaları peşpeşe dinlediğinizde sanki rock'n roll tadı da veriyor gibi.