patlamada hayatını kaybeden odtü elektrik elektronik mühendisliği bölümü öğrencisi. kim verebilir ki bu kadar canın hesabını? allah belanızı versin ne diyeyim.
Ali deniz'imin arkadaşıydı tanırdık.Antep'ten çıkarıp odtü'lere kadar getirmişti hayat onu. Nereden bilecekti gencecik yaşında ruhunun uçup gideceğini başka diyarlara...
Ali deniz'imle beraber huzurla uyuyun ozan'ım... unutmayacağız seni.
kanlı meydan diye anıranların olduğu yerde bunun bir keko arkadaşı ölmüştü. yaa hayat böyle işte. götünü yıkadığınız adamlar sizin katiliniz olur böyle.
10 ekim Ankara patlamasında arkadaşını kaybettikten sonra 13 marttaki saldırıda hayatını kaybeden vatan evladı. Her an her yerde sıra hepimizin sevdiklerinde, hayallerinde, hayatında olabileceğini düşündükçe çıldırmamak elde değil. Çok yazık, insan diyecek bir şey bulamıyor.
geceden beri açık bu ismin bulunduğu başlık öylece bakıyorum , ozancan akkuş. arkadaşız ki tanışmasak da doğrudan. gülmeye çalışan , acı çeken , okumak için direnen , yaşamak için direnen insanlarız , neden arkadaş olmayalım? ama neden bu şekilde tanıyorum ben bu insanı , neden fotoğrafı kazınıyor aklıma, o gülüyor sonuçta ama ben neden ağlıyorum? o insanlarla uyudum, çünkü vücut yorulunca uyurdu, çünkü dinlenmek gerek , biyolojik sistemimiz için, hani biz canlıydık ya, hani yaşıyoruz kalbimiz var, soluğumuz var, o insanlar diyorum , düşünsene soluk almıyor artık. gülüşü de alan bu soluksuzluk , o insanların üretebileceği şeyler yok gelecekte olması gerektiği yerde, şiir yazacakları kağıtlar da boş, şiiri geç alışveriş listesi yazacağı olsun , kalem tutuşları , aşkları, fısıldadıkları, arkadan bir öğrenci uzatışları , yürüyüşleri yok, kuşların sesini artık daha az kişi duyuyor. hep bi soluğun kesilmesiyle oluyor bunlar , koca galakside ve koca dünya zamanlarında olan bi patlamayla ve sonsuza dek uyuyorlar. bir şiir vardı derdi ki , kedidir uyusundur ama ya çok uyursa?. ben, uyandım yine bu insanlarla , birden bire hep aynı durakta kaldılar, aynı yaşta. aynı yerde. parmak uçlarıma kadar isteksizlik bir uyuşukluk var yazmakta zorlanıyorum. evlerine dönmeyi beklerken herkes tam da, sanki bombaları bekliyorlarmış gibi . çoğusu iç çürüten bir sınav telaşından çıkmış . aslında bir şeyler bir şeyler demek ne bileyim o kadar anlamsız ki bile. şurada sadece yaşama hakkının gerekliliğine çıkıyor cümleler. yaşama hakkı. hep aklımın köşesinde olacak kişidir. çiçek ekeceğim uyuduğu yere. ailemi nasıl arıyorsam her gün , ozancan'ı da anacağım , bak diyeceğim bunu bunu öğrendim bugün, adını unutmak yasak bana. affet beni, o gün öğrencine gidemediğin için sorumlu olan taraflarımı affet arkadaşım. çok zorlanıyorum yaşamakta ben de. gözlerinden öperim. büyüyüp defne ağacı olduğunda , saklayacağım kurumuş bir yaprağını arkadaşım.
https://galeri.uludagsozluk.com/r/1002375/+
Yakınım olsa ancak bu kadar üzülürdüm ya. Böyle içimdeki huzursuzluğu atamıyorum arkadaşlar içime bi şey oturdu kalkmıyor sanki. Bu acıya nasıl dayanılır.