nacizane birkaç şeyden bahsetmek isterim kendisine..
1) nizamiyeden girerken bazı lümpenler '' biter mi lan bu askerlik toruuuuun! '' muhabbeti yapabilirler. dikkate alma sen. onların daha 1 yıldan fazla var bitirmelerine. senin daha şimdiden 5 ay kaldı ..
2) poşet lafından utanma. bunu kabul et ve onunla yaşamayı öğren. askerleri geçtim, zaman zaman komutanlar bile yapar bu geyiği..
3) uzun dönemlerle arana mesafe koyacam diye çok zorlama. kasıntı durma ama gevşek de olma. onlar zaten kısa dönemlere saygı gösterirler büyük bir oranda. arada kıllar çıkar elbet. '' bak lan şu dümbüğe biz 1 senedir burdayız, bizden önce gidecek '' diyenler mesela.. kısacası kendinden taviz verme ama çok da uzak durma. abilik yap onlara. çünkü yaş ortalamaları genelde küçüktür..
4) bölük astsubayı ile aranı iyi tut. subaylardan daha alt bir rütbe olsa da, bölük astsubayının lafı en çok geçenlerdendir.
5) rütbelilerin çok olduğu bir yerdeysen, revirci olmanı tavsiye etmem. ama gidip görüp değerlendir kafanda. sabah akşam yol yürürsün ilaçları toparlamak için. askerlerden daha çok komutanlar ilaç ister, geç getirirsen fırça atarlar..
6) rütbelilerin çok olduğu ( mesela tugay karargahı gibi ) yerlerde asla yazıcı olma. sabahın ilk ışıklarına kadar evrak düzenlersin her gece.. ama bölük yazıcılığı iyidir..
7) çok göze batma. burası lise değil. tahtaya en çok kalkana '' yıldızlı 5 pekiyi aferin '' vermiyorlar maalesef. aksine daha çok sorumluluk, daha çok iş.. ne çok göze bat, ne de çok silik ol..
8) başındaki ego masturbasyonu yapan uzman çavuşları fazla ciddiye alma.
9) soğuk olacak, bir iki takım yün içlik alsan fena olmaz..
10 en azında acemilik boyunca yanına cep telefonu alma. usta olunca al ama. hiçbir şey olmaz..
hayırlı tezkereler dilerim. ha bu arada karanet' ten sözlüğe maalesef giremiyorsun. çarşı izinlerinde nete girersen bi sorti yap uludağ' a..
askerliğinin, su gibi geçmesini dilediğim moderatör. tüm sevdiklerine ve sevenlerine, göz açıp kapayıncaya kadar kavuşsun. beş ay, çabucak geçsin. kendisini, gerçekten severim. moderatör olmayıp, sokaktan geçen patatesçi olsa, değişmez bu. yalakalık da, uçurulma veya çaylaklığı önlemez. moderasyonda, sadece kendisi yok çünkü. sonuçta, sözlükte bugün varız, yarın yokuz. belki sözlük de geçici. kalacak olan, güzel insan ilişkileri, bir selam da olsa. güle güle git, güle güle gel.
hemen detay araya bastım mod olduğunu duyunca, bakalım dedim bu adam ilk mod olduğunda ne yazmışım, bir de ne göreyim, millet kopy paste şiir yazmayla mod olunuyorsa bizde emek çekeceğimize-kopya çekelim mod olalım derken ben bir şey yazmamışım, sonra mod'luk görevinden ayrıldığında (ayrıldığında emin olunmayan bir kelimedir) millet, kulislerde dedikoducu anam bu, iyi olmuş derken ben gene bir şey yazmamışım, şimdi geri dönmüş, aklımda yüzlerce soru, hızlı yalakalar hemen döşemişler süslü kelimelerini, arıyorum arıyorum bulamıyorum, kendime kızıyorum, ulan ipne diyorum, yaz lan sevindim de, sözlük eski flimlerine geri dönecek de, yazarlar ve çizerler gene birbirlerine girecek de, gece yarıları açılmış fake nickler ortalığı karıştırırken, birileri gene kıs kıs gülecek de, yok abi benim literatürümde iyi kelimeler kalmamış, yazamıyorum...
dönüşü muhteşem olan moderatör. moderatörlüğü bırakınca, iyi bir yazar olduğunun farkına çok daha fazla varmıştık. tekrar moderatör oldu. fark eder mi? hayır. moderatör olarak da iyi çünkü. bu entryden çıkan kıssadan hisse nedir? oyuncakbulut olsun da, ister yazar olsun, ister moderatör. bu sözlerin, yalakalık olmadığını da bilir kendisi. moderatörlüğü bıraktığında, kendisine karşı değişmeyenlerin farkındadır o.