oyak'a ait oyakbank'ın hollandalı finsans kuruluşu ıng'ye 2 milyar 673 milyon dolara satılmasıdır. ülkenin herhangi bir yerindeki askeri birlikteki personel sayısı gibi istihbarat açısından pek çok bilgi yabancıların eline geçecektir.
erdemir'in satışında kırmızı beyaz tişörtle açıklama yapan ve milli kuruluşların bu şekilde satılmaması gerektiğini söyleyen oyak yönetiminin bence yaptığı en büyük yanlıştır. her ne kadar bir çok konuda tsk'nın üst düzey yetkilileriyle fikir ayrılığı yaşayan biri olsam da opet dışında bir yerden benzin almam, paramın orduya gitmesini isterim. oyakbank tüm askeri personelin hesabının bulunduğu ve doğal olarak her türlü bilgisinin de bulunduğu bir banka. her fırsatta yerli kuruluşların yabancı kuruluşlarına satışına karşı çıkan oyak yönetiminin bu yaptığı bana göre saçmalığın daniskası. tsk'nın içinde de çatlak sesler çıkmaya başladı zaten, bu olayın mantıklı bir açıklaması yok.
şu anda asteğmen olarak görevini yapan arkadaşım her ay 65 ytl maaşının oyakbankasına aktarıldığını ve bunu hiçbir asteğmenin talep edemediğini belirtmişti, kısaca bizim vergilerimizle devletin tsk'ya verdiği ve askeri personel,vb. harcamalar için ödediği para dolaylı yoldan oyakbank'ın kasasına giriyordu, buna bile sessiz kalabiliyorduk da bu bankanın satışı artık samimiyet konusunda insanların kafasını çok kurcalayacaktır.
zeyno baran denen bir kadının ortada hiçbir şey yokken darbe ihtimallerinden bahsetmesi, danıştay saldırısı, hrant dink suikasti, cumhuriyet gazetesinini bombalanması, bombanın askeriyeye ait olması, bomba attıranın eski bir askeri personel oluşu, emekli askerlerin sivil darbe girişimleri, şemdinli olayı, hudson enstitüsünün garip senaryoları, bu toplantılara katılan askeri yetkililer, zeyno baran denen kadının aynı toplantıda boy göstermesi, karmaşık ilişkiler, tsk'nın online muhtırası, terör sorunu, vs. derken şimdi de yabancılara milli kuruluşların satışı konusunda en muhafazakar, en tutucu kurum tsk'nın oyakbank'ı satışı, ne oluyoruz yahu, bu kadar mı aciziz?
sermayenin dini, milliyeti yoktur. istaer fransız ister türk, ister japon. farketmez. her halukarda yaratılan artıdeğer, sömürülen milyonlar aynıdır. değişmez. sadece sömürenler değişir.
2001 krizi ile birlikte ülkedeki bankaların derin eller tarafından batırılarak sayıca azaltılmaları ve birkaç elde toplanması, ilerleyen süreçte de yabancı sermayeye satılması sürecinin bir halkasıdır.zaten borsada işlem gören paranın yarıdan fazlası da yabancı sermayedir. büyütmeyin o yüzden bu satışı.
ordu yardımlaşma kurumu adını taşıyan bir banka'nın yabancı sermaye ile satın alınması akla pek çok soru getirir. bunlardan en önemlisi şöyleki;
-oyakbank'ı satın alacabilecek türkiye'de türemiş 26 dolar milyarderi iş adamı varken neden yabancılar alacaktır?
oyak bank, üst düzey pek çok ordu mensubunun kayıtlı olduğu bir bankadır. ve data bilgilerinde bu ordu görevlilerinin tüm kimlik - kişisel bilgileri yani görevleri, adresleri, telefonları v.b ayrıntıları mevcuttur. bu neyi doğurur peki? şöyle açıklayalım; gizli veya özel bir görev için yurt dışına çıkması gereken bir ordu mensubu düşünelim. çıkış işlemi sırasında isim ve soyadını vermesi yeterlidir. çocuğunun kreşine kadar her tür bilgi ellerindedir. bu da başka bir yönüdür "satış"ın bilmem yeterince açık oldu mu...
Türkiye'de bazı bankaların %10 - %15 gibi hisseleri yabancılara satıldığı zaman "Vatan elden gidiyor" naraları atmasına karşılık, askerimizin Oyakbank'ın tamamını (yüzde yüz) Hollanda'lılara satmasına karşılık hiç kimsenin gıkını çıkaramadığı durumdur.
Bu hükümet yapınca tut kaka diye bağıran, paşalarımız yapınca nutku tutulan insanlarımızı hayretle seyretmeye devamn ettiğimiz durumdur ayrıca.
tsk'ne her fırsatta bok atanlara inat emekli askerlerimizin satılmasına seslerini çıkardığı olaydır.
satılma kararının ardından tsk mensupları ve emekli askerlerin mevduatları oyak bank'tan çekilmektedir.
bir çok birlikte tsk mensuplarının maaşları başka bankalara aktarılmaktadır.