otogarda dökülen gözyaşı

entry12 galeri0
    1.
  1. saat: 22:30
    ağlamamak için kendimi sıkıyorum, gülmeyi deniyorum; beceremiyorum gayet tabii, yüzümdeki istemsiz kasılmalar beni ele veriyor.
    hocanın sınıfta sorduğu: kalk bakalım ayağa, neye gülüyorsan anlat biz de gülelim halim bu.
    telefonumu çıkartıp bir fotoğraf çekeyim diyorum; son bir anı kalsın o andan. telefonumun hafızası dolu olduğu uyarısı geliyor, hassiktir çekip alel acele 2-3 fotoğrafı siliyorum.

    ilk fotoğrafı çekip sildikten sonra onu takip eden diğer fotoğrafları da beğenmiyorum. yüzümdeki yapay gülümseme kendini ele veriyor her defasında. nihayetinde o anın fotoğrafı zaten bu diyerek son çektiğim fotoğrafı silmeyip durumu kabülleniyorum.
    bir sigara yakıyorum, konuşmak istemediğimden dolayı cevabı uzun olan sorular soruyorum. 2 saat kadar önce evde oturup çay içerken ağlatmıştım onu. onun ağlaması, göğsüme yaslanıp sessizce göz yaşlarını dökmesi hoşuma gitmişti, ne tür bir psikopatlıktır bilmiyorum ama; onu kollarımla sarınca dünyayı kurtaran adamdım sanki.

    saat: 23:00
    o ses duyuluyor:
    -aşşağıda yolcu kalmasıııııııın. son defa sarılıp öpüyorum, saçlarını koklayıp. hiç bir şey demeden otobüse biniyorum. yolcular bin artık da gidelim der gibi küfür edercesine bakıyor. cam kenarındaki koltuğuma oturuyorum. kafamı çevirdiğimde tekrar onu görüyorum, birazdan yere düşecek gibi duruyor, omuzları düşmüş, , o tekrar ağlıyor, bir eliyle yanaklarını siliyor diğer eli havada ve el sallıyor son kez. ağlamayacağım hayır. git artık dercesine bir hareket yapyıyorum, kafamı önüme çevirip elimi istemsizce telefona atıyorum, tuş kilidini açıp rehberi baştan aşşağıya geziyorum bok var gibi. nihayet otobüs kalkıyor...

    23:15
    ben gidiyorum hayatımın anlamı, biliyorum beni ne kadar sevdiğini, evde ağladın otogarda ağlama demiştim sana ama yine tutamadın kendini. biraz klasik olacak ama; ben de göz yaşlarımı içime akıttım hehehe. seni ne kadar sevdiğimi söylememe gerek yok, ağlamak bir ölçü değil zaten. keşke saat 22:59 da durup kalsaydı, sana sarılıp o halde kalsaydım donuk bir halde. hoşçakal...
    durum raporu: mesaj iletildi...
    7 ...
  2. 2.
  3. en çok Ankara otogarında kaldı gözyaşlarım...
    3 ...
  4. 3.
  5. hiçbiri oğlunu askere gönderen anneninki kadar koymamış gözyaşıdır.
    2 ...
  6. 4.
  7. ağbiniz hakkari / yüksekovaya hatta DAĞLICA KARAKOLU 'na gidiyorsa çok kötü olan bir durum..
    0 ...
  8. 5.
  9. 6.
  10. arkadan su döküp su gibi gidip su gibi gel demek ve ağlamak.klasik ve bozulmayan iki şeydir.
    1 ...
  11. 7.
  12. otobüs harekete etmeye başlarken yerini sallanan ellere bırakır.
    0 ...
  13. 8.
  14. galatasaraylıların floryadan kadıköye otobüs gönderirkenki döktükleri göz yaşlarıdır.
    (bkz: abi nolur 4 den fazla yemeyin.)
    2 ...
  15. 9.
  16. karsiligi ancak anneye sarilinildiginda dokulen gozyasiyla verilir.
    0 ...
  17. 10.
  18. bir de bunun aştiden hiçkimse tarafından uğurlanmadığınız için döküleni vardır. uğurlananları görünce oturur yalnızlığınıza ağlarsınız.
    1 ...
  19. 11.
  20. ona buna el sallatır bu gözyaşı. kimse yoktur orada size dair ama siz yine de el sallarsınız.
    0 ...
  21. 12.
  22. anne, baba, sevgili, eş, kardeş, arkadaş artık her kimse veya her neyse fark etmeyen, yolcunun otobüse binince aşağıda onu bekleyene "ağlama" işareti yaparken göz yaşlarını tutamayıp aşağıdakinin de "ben ağlamıyorum asıl sen ağlama." derken düşen göz yaşlarının hüküm sürdüğü eylemdir.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük