alasını yapıyorlardır. bu sayfaya yazanlar ben insanım diye dolaşıyor birde ortada. vicdan diye birşey yok bu gençlikte. geçenlerde metrobüstede yaşlı bir teyze ayakta kalmış hiçkimse yer vermemişti. hıncımdan gözlerim doldu. ben ayaktaydım önümdeki birisi kalktı, orayı hemen gaspettim teyzeyi çağırdım oturttum. siz gençken ayakta durmaya dayanamazken yaşlılar nasıl dayansın vicdansızlar. insanmısınız siz. utanın kendinizden utanın. şımarık,aile terbiyesi yoksunu insancıklar.
cam kenarında dalmış giderken bir teyzenin; 'gençlere bak saygı da kalmamış artık' gibi sözler söylemesiyle teyzenin yüzüne bakıp; 'buyurun geçin' dediğimde yok geçmeyeceğim otur demesi üzerine sinir olunan durumdur.
yaşlı olsalar anlayacağım yaşlılardır. yedi saatlik yolla eskişehire gelmişim, eşek ölüsü gibi valiz taşımışım, otobüse yetişmek için altı buçukta dikilmişim ayağa, bir saat zonguldak yolu çekmişim, ayaklarda derman kalmamış... adam hala yer bekliyor yahu ben öleyim. en fazla kırk yaşındalar bir de içim acıyor.
bu basligi acan kadar cirkef degildir.
bi kere hamile degilsen, sakat degilsen, tuhaf bir durum yoksa niye yer vermiyorsun anlamiyorum ?
ben cok nefret ederim yaslilara kotu davrananlardan.
gecen bi cafedeyim mesela. yanimdaki masaya yasli bir kadin otudu 78 veya 82 yasindaydi tam hatirlamiyorum.
iste konustuk guzelce. torunlari varmis cocuklari varmis.
bana beni buralarda pek gormedigini soyledi. hep geliyor muyum diye sordu.
cani sikiliyormus evde tek basina o yuzden geliyormus bu cafeye sikca.
iste yani biraz muhabbet ettik ve cok mutlu oldu.
gecen bizim komsumuz icin alisverise filanda gittim yasliligindan hasta cunku.
cok basit seyler onlari mutlu ediyor yani.
ne olmus otobusta yer versen bu insanlara? bacaklarin mi kopar? hayret bisey ya.
Gel beni boğ derler resmen bol bol ya sabır çektirirler insana. Sen akşama kadar gez toz bir yumurta için yaşlı kartını kullanarak oradan oraya git bide gel yer iste. Hak reva böyle yaşlılara yer vermemek.
altın günü teyzeleridir bunlar. diğer yaşlı teyzeler mütevazi insanlardır yer verdiğiniz zaman teşekkür eder, zahmet etmeseydin gibi söylemlerde bulunurlar. başımızın üstünde yerleri var fakat bu çirkef teyzelere yer verilse bile başlarlar yeni nesil şöyle yeni nesil böyle diye.
ben anlamiyorum bu insanlari......
bizim bir yerde bir iletisim kopuklugumuz var ama cozemiyorum.
benim bu dunyadan gitmem lazim.
siz ne bicim insansiniz?
ben agliyorum yaslilara, cocuklara sakat insanlara kotu davraildigi zaman.
allahim al benu bu dunyadan.
ben otobüste yaşlı gördüğü zaman yer verenlerdenim, itiraf etmek gerekirse bunu yaşlıya duyduğum saygı için değil etraftan, yaşlılardan tepki gelmesin diye yapıyorum, yer vermediğim yaşlı gözleriyle beni yiyerek psikolojik baskı yapmasın diye yer veriyorum.
sıkış sıkış otobüse hangi amaçla binersin, nereden nereye gidersin diye her zaman sormak istemişimdir.
huna bak huna huna huna, damızlık gibi oturuyor orda, kalkıp yir vermiyor, dedi koca otobüsün içinde,kalkıp yer verdim o otobüsten inene kadar boş koltuğa oturmadım korkumdan.psikolojik olarak etkiledi lan beni.huna nedir ya bu arada.
ev vermeye gelince vermezler.
domuz gibi direnirler.
otobüste aciz olurlar.
ya ayaklarından yeni ameliyat olmuşlardır,
ya bellerinden.
yaşlı kartını gösterir biner.
senin bileti bastığın yere laf eder.
aralarındaki muhabbet de şu:
bugün şu kulübe gittim yarın şuna
ya da
ayşenımların günü vardı.
durduk yerde çirkefleşenlere değil sessiz duranları çağırıp yer verin gerekiyorsa
ya da dediler mi gençlerde saygı kalmadı
kime çektik acaba deyip üste çıkın
otobüs ölüm sessizliğine bürünsün.
otobüste bekledikleri yer verilme durumu gerçekleşmediğinde mod değiştiren yaşlılardır.
kimse kusura bakmasın, gerçekten yaşlı ve sıkıntılı durumu olur, hamile olur, fiziki bir engeli olur ne bileyim yani gerçekten ihtiyacı olur o zaman baş göz üstüne, benim yanıma gelene kadar kimse yer vermezse ben kalkar veririm yer. ancak teyzeler kordonda yürüyüşten, günden dönerken biz okulda labdan, pratikten, sınavdan dönüyorduk ve gerçekten yorgun oluyoruz. o yüzden yer vermeyen her genci "aha bu saygısız" diye yaftalamayın bi zahmet.
yer verildiğinde de otur oğlum ben inicem deyip kalktığınız yere doğru yürüme tripleri olan yaşlılardır.yer verilmediği takdirde gözlerinizin içine bakmak kaydıyla yeri istediğini belirtmektedirler.
geçen sınavdan çıktıktan sonra; eve gidip, bir sonraki günün sınavına çalışma hayalleri kurarak bindiğim metroda, kucağımda; çantanın üstünde kocaman bir kitabı karıştırır halde ilerlerken, 50-55 yaşlarında bir amca; göbeğini omzuma serer vaziyette yanımda vaziyet aldı. ses etmeden, masum bir şekilde sınavıma çalışmaya çalışırken; bir kaç "cık cık" ve derince off, puff lar eşliğinde dikkat çekme çabalarının ardından, çemkirmeyle bağırma arasında yüksekçe bir ses duydum; " bize yer verir misiniz, biz yaşlıyız".
anlam veremedim ilk başta. dönüp " ne diyosun amk?" diyesim geldi. ama yıllardır içimde biriktirdiğim umursamazlığı kullanıp hiç de oralı olmadım. hiç de oralı olmamamla birlikte; koca vagon; genci, yaşlısı tam bir "halktan sesler korosu" edasıyla, tek bir ağızdan "cık,cık" lamaya başladı.
siklenmeyen göbekli amcanın gazabına uğramama çok az kalmıştı. fakat o saatten sonra haklı ve kararlı duruşumdan ödün vermeyi, doğrudan sapmayı, yanlışa meze olmayı; insanlık onuruma yediremezdim. ve umursamamaya devam ettim.
göbekli amca iyice sinirlenmiş olmalıydı, lakin sinirini çok profesyonel bir şekilde gizliyor ve kartlarını doğru oynarak, zaten arkasında olan halkın desteğini iyice almak adına tribünlere oynuyordu.
göbekli amca: şimdiki gençlerde de hiç saygı yok.
kalabalık: "cık cık cık"
göbekli amca; siz yaşlandığınızda da size böyle yapacaklar.
kalabalık: " onaylama efekli garip sesler"
göbekli amca; bizim zamanımızda yanımızdan bir büyüğümüz geçtimi başımızı önümüze eğerdik.
derken chp kadın kolları başkanı tipli aşırı makyajlı, aşırı fönlü bir teyze " oğlum yer versene adama" gibi küçümseyici cümlelerle beni yerimden etmek, beni davamdan vaz geçirmek için beni ikna etmeye çalıştı.
derken; baktım metro iyice kalabalıklaşıyor ve her yeni gelen birey tartışmada göbekli amcanın tarafında yer alıyor, dedim büyük dayak gelecek, en iyisi kalkayım.
kalktım ve az yaşlı, göbekli amcaya yer verdim.
lakin göbekli amca beni yerimden etmekle yetinmemişti, yetinir mi? yetinmez. yaşlı bu; konuşacak.
50-55 yaşlarındaki, göbekli amca; "bu zamane gençleri...", "şimdiki gençler...", "bizim zamanımızda...", "saygı kalmamış..." ve "siz de yaşlanacaksınız"la başlayan bütün cümleleri özenle ve dikkatle kurdu.
arada kendi gençlik anılarından ve çocuklarının ne kadar saygılı olduklarından da bahsetmeden duramadı.
baktım yaşlı ve göbekli amca hızını aldı yardırıyor, " ehhh sikerim seni de yerini de" atarı ve metrodan 3 durak erken inmek arasında bir seçim yapmak zorunda kaldım.
ve tabiki de her gencimiz gibi; toplumsal normlar altında ezilmiş, ezilen ve ne yazık ki ezilecek olan kişiliğimin ve yaşlı ve göbekli amcanın etrafında toplanmış, her dediğini onaylayan "yaşlılar ve yaşlanmakta olanlar cemiyeti"nden yiyeceğim 4 araba dayağı göze alamayan büzüğümün de etkisiyle; metrodan 3 durak erken inmeyi seçtim.
gelin toplu taşıma araçlarında yaşlı zulmüne bir son verelim. gelin yaşlıların domine ettiği bir toplu taşıma kültürünü protesto edelim. gelin yaşlılara ve yaşlanmakta olanlara hayatları boyunca unutamayacakları bir ders verelim.