osmanlıya özel bir tokat olarak bilinmesinin sebebi,her osmanlı yeniçerisinin asker ocağına girdiği günden itibaren yanına bir mermer alması ve bunu ölene kadar yanından ayırmaması ve sürekli avuç içiyle döverek elini sertleştirmesinden dolayı aldığı söylenir.öyle ki o mermer artık bi zaman sonra beş parmak şeklini alır.
zamanında osmanlı padişahlarının bu tokatı duvarlarda deneyip 11 kişilik bir sırada en baştakine vurup en sondakini hastanelik ettikleri rivayet edilir.bu olay nasıl gerçekleşir bir bakalım.
- dışarıda 11 kişi sıraya geçmiştir padişah tekine vurur kafaları birbirlerine çarpar adete bir domino misali ile ve en sondaki kafadan aldığı darbeyle hastanelik olur
- en baştakine vurur en sondakinin ayağı takılır ve düşer bir kağnının altında kalır
- en baştakine vurulur en sondaki korkaktır o tokatı görünce bayılır sonrası malüm.
rivayete göre bu tokatçılar antrenmanlarını mermer üzerinde yapıyorlarmış. bir süre sonra da aynı mermere yıllarca vurmaktan göçüyomuş mermer.
(bkz: oha)
beş parmağında sonuna kadar açık olup karşıdaki kişinin kulak yüz ve göz çevresini tamamen kaplayacak şekilde bileğin dik omuzun gergin yüzün sert olduğu konumda bireye gözünün içine bakarak atılan tokata verilen isimdir. halk arasında çokça kullanılır
osmanlı döneminde, orduda "tokatçı" adı verilen birlikler bulunurdu. uzun süre ellerini taşlara vuran bu birlik, bir vuruşta atları bile devirebilirdi denmektedir. bu osmanlı tokatı isminin oradan geldiğini düşünüyorum.
Osmanlı zamanında ordu çeşitli birliklerden oluşurmuş. O birliklerden biri de Tokatçı grubuymuş. Tokatçı denilen askerler devşirmelerden oluşur ve gayet iri yapılı, iri elli kişilermiş. Bunların özel çalısma salonları varmış. Salonlarda mermerden yapılı olan büyükçe kolonlar varmış. Tokatçılar bu mermer kolonları tokatlayarak ellerini daha da geliştirirlermiş. Savaş sırasında ordunun en arkasında bulunur savaşın sonlarına doğru hızla savaş alanına girer ve bitkin durumda olan düşman askerlerini tek tokat darbesiyle yerle bir ederlermiş. Tokat attıkları kişinin yüzünü içeri çökertir ve beyin kanaması geçirmesine sebep olarak öldürürlermiş ..
bu tokatı vuracak olan askerlerin ellerini ilk önce kaynara yakın sıcak suya sonra da buz gibi suya soktuktan sonra mermere ellerini vurarak ellerini nasır kaplattıkları böylece ellerinde herhangi bir acı hissetmedikleri, bir vuruşla karşıdaki kişinin en az kulak zarını patlatan hatta ve hatta beyin kanaması bile geçirtebilecek bir güce sahip olan müthiş tokattır. savaşlarda en basit gibi görünen ama düşmanı saf dışı bırakmaya çok yardım edebilmiştir.
savas meydaninda yenicerinin son savas teknigidir ve cok basarilidir.rivayete gore dusman askerinin demirden kaskini tek tokatla patlatip ayni anda askeri de oldurmus.
zannımca aşağıdan başlayıp yukarıdan surata inen bir yumruk atar gibi ama avuç içi açık şekilde elin ayasıyla yapılan vuruştur... güç belirtildiği gibi belden ivmelenmeli ayaklar yere sağlam basılmalıi tokat çeneye oturmalıdır ki etkili olsun..
tokadı atarken omuz ve dirsekler belli bir açıyla durmalı 5 parmal düz biçimde birleşmeli ve bilek bükülmelidir.
Osmanlı zamanında ordu çeşitli birliklerden oluşurmuş. O birliklerden biride Tokatçı birliği imiş. Tokatçı denilen askerler devşirmelerden oluşur ve gayet iri yapılı, iri elli kişilermiş. Bunların özel çalışma salonları varmış. Salonlarda mermerden yapılı olan büyükçe kolonlar varmış. Tokatçılar bu mermer kolonları tokatlayarak ellerinde nasırlı bir katman oluşturur ve vuruşlarını kuvvetlendirirlermiş. Savaş sırasında ordunun en arkasında bulunur savaşın sonlarına doğru hızla savaş alanına girer ve bitkin durumda olan düşman askerlerini tek tokat darbesiyle yerle bir ederlermiş.Tokat attıkları kişinin yüzünü içeri çökertir ve beyin kanaması geçirmesine sebep olarak öldürürlermiş.
Bu bilgilere yakın zamanda arkeolojik kazılar esnasında ulaşılmıştır.Yapılan araştırmada kafatası içene beyne doğru göçmüş insan iskeletleri bulunmuş ve araştırmaya koyulmuştur.Araştırma sonucunda bu sonuca neden olan unsurun Osmanlı’daki tokatçı birliğinin sebep olduğu öğrenilmiştir.Daha önce Tokatçılar hakkında bilgi sahibi olunmasına karşın bu durum araştırmacıları çok şaşırtmış ve daha derin araştırma yapmaya itmiştir.Araştırma sonucunda ölümün kafatasına yapılan ilk vuruş ve boyna yapılan ikinci vuruş neticesinde geldiği ve bu neticede kafatası ve boynu kırılmış düşman askerlerini bulabildikleri sonucuna ulaşmışlardır.
Osmanlı Ordusu askerlerinin silahsız savunma ya da saldırı durumunda kullandıkları, elin her iki yanıyla yapılabilen düşmanı sersemletmek amacıyla uygulanan bir vuruştur. El ve kolun açısız ve omuzdan hızla hareketiyle hedeflenen noktaya el ile yapılan temasla yapılır. En çok yüzün her iki yanına ve enseye yapılır. Vuruşun şiddetine göre öldürücü olabilir.