Cocuklugundan askerlik cagina kadar egitilen; mermere tokat atarak elini nasirla sertlestirip, kuvvetlendiren ve bunu bir silah gibi kullanan
Osmanli askerlerinin tokadidir.
O takadi yiyen iflah etmez.
Sagligi gider.
Kalkamaz.
halk dilinde şepeşille. 5 parmağın açılarak surata 45 derecelik açıyla elin indirilmesi durumu. örn: al şu şepeşilleleri şepeşilleciye götür. bu şepeşilleleri şepeşilleciden şepeşilletmeden getirirsen şepeşilleyi yersin.
murat bardakçı'ya göre ''abartılan ve tamamen saptırılan'' olaydır..evet osmanlı tokadı vardır ve vuruş tekniğidir..ama osmanlı ordusunda ''tokatçılar'' diye ''hiçbir silah vs taşımayan'' ve tek hüneri ''osmanlı tokadı atmak'' olan herhangi bir birlik falan yoktur,olmamıştır..
mermerde çalışma olayı da palavradır..mermere elinizi vurarak sadece elinizi kırarsınız..daha fazla güç elde edemezsiniz..
osmanlı ordusunda ''gözü kara insanlardan oluşan'' birlikler vardı ve bunlar özel seçme insanlardı..hepsi çok uzun boylu ve çok iri yarı tiplerdi..vuruş tekniklerini çalışırlardı ama mermerde değil..hurma ağacının liflerinden yapılmış olan ve günümüzdeki boks torbasının o dönemdeki versiyonu gibi olan yarı-sert bir gereç üstünde çalışırlardı..çalışmadan önce ellerine zeytinyağı sürerlerdi..
buradaki amaç gücü arttırmaktan ziyade vuruş tekniğini iyileştirmekti..çalışanlar ise zaten güçlü ve kalıplı insanlardı..kılıç ve ok gibi savaş gereçlerini kaybedince ''kendilerini savunabilmek ve esir düşmemek'' için bazı özel vuruş teknikleri çalışırlardı..
mesele budur..
yok efendim ''osmanlı askeri bir vuruşta atla beraber askeri de öldürüyormuş,yok vurduğu insan anında ölüyormuş vs'' falan kahvehane muhabbetleridir bunlar ve her kahvehane muhabbeti gibi de palavradan ibarettir..
elle boyuna atılan tokattır. omur disklerini kaydırarak rakibin tek tokatta ölmesine sebeb olur. bildiğimiz klasik tokat değildir. vücuttaki hemen hemen bütün kasları aynı anda çalıştırarak atılır.
manisa da mermer üzerine zeytinyağı sürülerek delilere antreman yaptırılmaya başlanır. Her bir deli mermere elleri şişene kadar vurur. Elleri şişip nasırlaştıkça zeytinyağı yumuşatır ve bir katman daha oluşturur. Sonunda bir el 3 kilodan fazla çekecek hale gelir. Savaş zamanı bu deliler ordunun en önüne konulur. 2 metre boyundaki macar atları üzerlerine gelirken bu 3 kiloluk ellerle atlara tokatı aşikar ettiklerinde atların yıkılması normaldir. Atlar yıkılınca üstündeki biniciler de yıkılır. Arkadaki yeniçeriler palalar ile kellelerini uçurur.
osmanlı devleti içinde yer alan düzensiz birlik başıbozuklar tarafından uygulanmış ve adı da buradan gelen tokatlama biçimi. bu birlik daha çok fethedilecek yeri önce yağmalayıp korku salarmış, hayvan derisi kıyafetler giyen, zırh taşımayan ve yaraları gözüken bu askerlerin kafalarının arka kısmı kazınır, ön dişleri çekilirmiş. bu askerlere işgal edilen yerde kılıçlarını bırakıp tokatlayarak adam öldürmeleri öğretilmiş. amaç osmanlının korkusunu salmak. şehri direniş olmadan almak tabi ki.
gelgelim tokatlama olayına, ıslak mermer üzerine avuçlarının içleriyle sert bir şekilde vurarak tokatlamayı öğrenen bu düzensiz askerler işgal edilen şehirde bir süre sonra kılıçlarını atıp önüne gelenleri kafalarının tepesine ya da suratlarına tokadı patlatıp o kişiyi ya öldürür ya da sakat bırakırlarmış ki işte osmanlı tokadı buradan geliyor.
-Kullanacağınız elin baş parmağı ile işaret parmağı arasında 90 derecelik açı.
-Baş parmak dışında kalan 4 pamağın arasında hiç boşluk olmaması.
-Kolun omuz hizzasında kaldırılması.
-Dirsekte 90 derecelik açı yakala.
-belini 30 derece kadar arkaya gerdir.
Hazır olduğunda da tokatı küfürler eşliğinde indir.
osmanlının tokadı olabilirdi bir zamanlar ama cumhuriyetle birlikte Türkiye nin tokadı olmuştur.. biberi, kaplıcaları ben ne biliyim pekmeziyle falan meşhurdur.. Ayrıca tohat diyenlerde yok değildir hani.
düşman atlarının bile boynunu kırabilen bir tokat türüdür. savaşta aynı mehteran gibi düşmanın korkmasını ve düşmanı psikolojik olarak mağlup etmeyi amaçlar.