osmanlı devleti, donanma ile ilk kez orhan bey döneminde karesioğulları'nın alınması ile tanıştı. bu dönemde karamürsel'de pek de etkili olmayan bir tersane kurulmuştur.
asıl etki, kanuni döneminde osmanlı'ya katlan barbaros ile turgut reis'in fetihleri ve çalışmalarıdır. akdeniz'de birçok yer ele geçirildi (rodos), bazı yerler kuşatılmasına rağmen alınamadı. (1565 malta) ayrıca preveze deniz savaşı ile osmanlı akdeniz'deki üstünlüğü tamamen kendine çekti. bunun yanı sıra cerbe deniz savaşı ile haçlılar bir kez daha yenilgiye uğratıldı. ayrıca hint deniz seferi yapıldıysa da, istenen başarı elde edilemedi.
sokullu mehmet paşa döneminde kıbrıs alındı ve akdeniz'e ulaşan ticaret yollarının güvenliği sağlandı. kıbrıs'ın kaybedilmesi üzerine bir haçlı donanması oluşturuldu ve osmanlı donanması inebahtı savaşı'nda büyük bir yenilgiye uğradı.
osmanlı donanması toplamda dört kez yakılmıştır:
1571 inebahtı faciası,
1770 çeşme faciası,
1827 navarin faciası,
1853 sinop faciası,
özetle, en parka dönemlerini 16. yüzyılda yaşadı. 16. yüzyılda yaşanan inebahtı savaşı'nda büyük bir kayıp yaşansa da, donanma 12 ay gibi sürede tekrar toparlandı. ancak 16. yüzyıldan sonra 16. yüzyıldaki üstünlüğü asla ele geçiremedi. bunda avrupalı devletlerin gelişmeleri, osmanlı'nın deniz gücüne eski önemi vermemesi, daha çok karada savaşabilmesi gibi etkenler vardır. kimi dönemler tekrar güçlense de, avrupalı denizci devletler karşısında istenen başarı elde edilemedi.
iki ileri bir geri giderek cüneyt abimize ecel terleri döktüren donanmadır... şaka bir yana şuan bile bir geçişini izlediğimizde göğsümüzün kabardığı, mehteranının eşsiz sanatını dinlerken kendimizden geçtiğimiz insanda türk olsun olmasın coşku uyandıran eşsiz donanmadır...
oradan buradan toplama bir donanmadır. ne yazık ki ecdad denizlerde güçlü bir donanma kuramamıştır. zira güçlü bir donanmamız olsaydı coğrafi keşifleri engelleyebilirdik.
akdeniz donanması olmanın ötesine gidememiştir.
osmanoğullarının en büyük hatası, geleceği karada aramasıdır.
osmanlı karada sıkıştırdığı avrupa haçlı zihniyetini, okyanuslara mahkum ederek, aslında kendi yıkımını hazırladığını farkedememiştir.
barbaros un, akdeniz in ötesine uzatacağı tek bir el, osmanlıyı dünya imparatorluğu haline getirebilirdi.
Osmanlı Devleti'nin denizcilikle ilgilenmeye başlaması izmit ve Gemlik taraflarının, daha sonra da Karesi ilinin alınması ile başlamaktadır. Karesi Beyliği gemilerinden faydalanılarak, Rumeli'ye geçen Osmanlı, 1390 yılında Gelibolu'da önemli bir tersane yapmıştır.
Saruhan, Aydın ve Menteşe beylikleri gibi denizde kıyısı olan beylikler, Osmanlı Devleti'nin idaresine girince, onların tersanelerinden de istifade edilmişti.
Bu yıllarda Türk Denizciliği'nin ilk ismi Çaka Bey izmir'de donanmasını kurmuş, daha sonra ise kızını Kılıçarslan ile evlendirmiştir.
Ayrıca daha sonralardan donanmamıza kadırga isimli gemiler girdi. Kadırga hem küreği hem de yelkeni olan gemidir.
olmadığı için limniyi yunanistana bırakmak zorunda kalmıştır.1914 te almanya,avusturya-macaristan,fransa,ingiltere,italya ve rusyanın arabuluculuğuyla masaya oturulmuş gökçeada bozcaada hariç osmanlı kıyısına 3 milden uzaktaki tüm adalar yunanistana bırakılmış ve görüşmeler lozan anlaşmasıyla kesinleşmiştir.
ilgilenenler için lozan antlaşması 12. madde.
osmanlı donanmasıyla venedik donanması arasında savaş çıkmış. venedik donanmasının komutanı andrea doria imiş. gözcü osmanlı donanmasının yaklaştığını fark edince hemen andrea doria'ya haber vermiş: osmanlı yaklaşıyoor!!
andrea doria sormuş:kaç gemi var?
gözcü: 20 gemi kadar.
komutan hemen emir erini çağırmış: oğlum bana hemen kırmızı gömleğimi getir.
emir eri şaşırmış: niçin komutanım?
andrea doria: savasırken yaralanacağız. kan izi belli olmasın ve de askerlerin cesareti kırılmasın diye.
bu arada gözcüden yine ses gelmiş: efendim 50 kadar oldular.
andrea doria heyecanlanmış ve emir erine tekrar seslenmiş: gömleği boşver. sen bana kahverengi pantolonumu getir.
Osmanlı Devletinin XIX. yüzyılın sonlarında gemi inşasında kereste ihtiyacını karşılayan en önemli vilayeti Kastamonu’dur. Ardından sırayla Konya, Biga ve Karesi, Aydın ve Selanik vilayetleri gelmektedir. kesilen kereste çeşitlerine bakıldığında gemi inşasında tercih edilen çam, meşe, karaağaç, kestane, ceviz, şimşir, ıhlamur ve çınar gibi ağaçların daha fazla kesildiği görülmektedir.