istanbul Sultanahmette 400 yıllık tarihi Osmanlı Arşivi binası, yenileme projesi diye başlanılıp otel yapılarak bitirildi.
Ticarethane Sokakta bulunan Başbakanlık Osmanlı Arşivi, 2013ün haziran ayında Kağıthaneye taşındı. Bina boşaltılır boşaltılmaz tadilata alındı. Binanın etrafına önce büyük duvarlar örüldü. Başına da Başbakanlık Osmanlı Arşivi restorasyon çalışması yazıldı. Çalışmalar zamanla yerini lüks bir otele bıraktı. Arşiv bahçesinde bulunan limon, defne ve asma ağaçları da kesilerek yerle bir edildi. Yağma bununla da sınırlı kalmadı. Asırlık çınarların da kökü kazındı. Kökleri ortaya çıkan ağaçlar kurumaya terk edildi.
Ayrıca geçtiğimiz yıl Babıaliden Kağıthaneye taşınan Osmanlı Arşivi için Cendere Vadisinde istanbul Büyükşehir Belediyesine ait arsanın bir bölümü ile hazine tarafından Milli Eğitim Bakanlığına tahsisli arsanın bir bölümünden oluşan toplam 55 bin 809 metrekarelik alan tescillendi. Hassa Mimarlık tarafından projeleri hazırlanan arşiv sitesinin ihalesi, TOKi tarafından gerçekleştirildi. Yaklaşık 1 yıl önce açılışı yapılan yeni Osmanlı Arşivleri binası Kağıthane Deresine olan yakınlığı ve bir o kadar merkeze uzak oluşu sebebiyle tartışmalara neden oldu. Şimdilerde, özellikle haziran ve temmuz ayından itibaren görülen yağışlardan sonra arşivlerde korkulan başa geldi. Araştırmacılar bazı belgelerin ıslak ya da nemli geldiğini belirtiyor.
ama modern uluslararası hukukta böyle birşey yoktur.
osmanlı devleti bugün yıkılsaydı, bulgaristan ve türkiye varis devletler olarak kurulsaydı ve türkiye halef konumunda olsaydı durum şu olurdu. öncelikle tüm arşivler kayıt defterleri vs hepsi bir kurum ve uzmanlarca toplanırdı. burada, bulgaristan'ı ilgilendirebilecek belgeler kopyalanıp oraya verilirdi. ve halef devlet olduğu için türkiye'de kalırdı asıl nüshaları. he, mesela sofya kaymakamının tuttuğu notlar için ise tam tersidir. çünkü oradaki belgeler o ülkeye kalır, diğerlerine ise onları ilgilendiriyorsa kopyalanırdı. yani bugün osmanlı yıkılsaydı, yeni kurulan ülkeleri ilgilendiren belgeler, o devletlere fotokopi yoluyla verilirdi. ama satılması veya pazarlık payı edilmesi imkansız abes ve saçmadır. ki, unutulmasın ki, türkiye'yi kuran paşalar osmanlı'nın askerleridir. yani gökten zembille inmemişlerdir. bu insanlar yeni düzen içinde halkı insanları dna ları ırkı ya da binaları değiştirmedi ki. sadece ideolojiyi, yönetim şeklini ve, yönetim tarzını değiştirdi. değişen en büyük şey ülkenin adı ve sınırları oldu. bu şekilde, bir gece osmanlıca ile uyuyup sabah latin alfabesi ile uyananlar için ülke aynı ülkedir.
özetle, değişen tek şey yönetim tarzı olduğuna göre, geri kalan herşey aynı olduğuna göre, bence hiçbir devlet adamı, ne kadar yeni düzen istese de 'kaynak' niteliğindeki bu belgeleri peşkeş çekmez çekemez. akla aykırıdır.
Atatürk gibi ilerigörüşlü ve zeki olan bir liderin zamanında paha biçilemeyecek derecede önemli olan osmanlı arşivlerinin okkası 3.10 kuruşa satılması aklımın aldığı bir şey değil. yeni bir devletin kurulmuş olması eski devletin birikimini atmayı asla gerekli görmez. devlette devamlılık esastır. bu yüzdendir ki osmanlının borçları türkiye cumhuriyeti döneminde ödenmiştir. arşivlerin fiyatı ne olursa olsun satılması büyük bir hatadır.