Türk millîyetçilerinden, türkçülerden, türk-islâmcılardan, ülkücülerden, turâncılardan beklediğim ‘Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar müslüman’ söyleminde buluşmak değilse de, Serdengeçti’nin bir başka sözü olan ‘Tanrı Türkü, Allah da müslümanı korusun’ söyleminde, bu sözün mûzipliğinde buluşmak ve uzlaşmaktır. (...) MHP’nin esâs alâmet-i fârikası ne Atsız’dır ne de Arvâsî. Esâs alâmet-i fârika Osman Yüksel Serdengeçti’dir. Benim teklîfim ne Atsız’da ne de Arvâsî’de buluşmak veyâ uzalaşmaktır. Benim teklîfim Serdengeçti’de buluşmaktır. Çünkü orada Atsız da, Arvâsî de bir şekîlde vardır. Atsız da, daha sonraki yıllarda önem kazanan Arvâsî de oradadır. ‘Taşra ülkücüleri’ ve ‘metropol ülkücüleri’ bunu ciddî bir biçimde düşünmeli.
'' biz hep sustuk... ağzımızda dilimiz var demedik... onlar nutuklar çektiler!.. Biz dert çektik, çile çektik!. içlendik, dertlendik!. derdimizi kimseye dinletemedik!. ne milletmişiz, biz de bilmedik?
Biz bu sırra eremedik. iyi bir gün görmedik. Fakat sabrında bir sonu vardı:
Artık konuşuyoruz.!
Garip ve dertli anadolu'yu dile getireceğiz.Biz o'un davasiyle davalandık, sevdasıyla sevdalandık. imansızlara teslim edemeyiz O'nu. Soygunculara, vurgunlara istismar ettirmeyiz!.''
Yıllardır, yıllardır hayaller kurdum,
Seni anam gibi aradım durdum,
Ey benim sevgilim, ey Ana yurdum,
Nerde benim Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur sabah olur ağlarım.
Gövden bir yerde başın bir yerde,
Aramıza inmiş bir demir perde,
Söyle Turan sen nerdesin, ben nerde?
Nerde benim yaslı Tanrı dağlarım?
Akşam olur sabah olur ağlarım
Turan ellerinden haber gelmiyor,
Yarabbi derdimi kimse bilmiyor,
Dört asırdır Türk'ün yüzü gülmüyor,
Akşam olur sabah olur ağlarım.
Nerde benim Ural-Altay dağlarım?
Koskoca bir alem göçmüş yıkılmış,
Türbelerin, camilerin yakılmış,
Meydanlara kara putlar dikilmiş,
Buhara der, Semerkant der ağlarım
Nerde benim Ural-Altay dağlarım
Kimlere söylesem bilmem derdimi,
Acaba dünya böyle zulüm gördü mü,
Bozkurt gitmiş ayı basmış yurdumu,
Bozkurt'um der öz yurdum der ağlarım
Nerde benim yaslı Tanrı dağlarım?
Sen ey Hazar, engin Hazar, Türk Hazar,
Söyle bana boylarında kimler gezer? ..
Kafir moskof yine mezar mı kazar?
Seyhun gibi, Ceyhun gibi çağlarım,
Nerede benim Ural-Altay dağlarım? ..
Moskof bayrağını çekmiş gemiler,
Yol alırken dalgaların iniler,
Her gelen haberde derdim yeniler
Nerde benim Ural-Altay dağlarım
Akşam olur sabah olur ağlarım.
Vatanlar, vatanlar, esir vatanlar,
Ey yüreği vatan için atanlar,
Toplanın elleri silah tutanlar,
Kıyam etsin ölülerim, sağlarım,
Nerede benim yaslı Tanrı dağlarım? ..
Esen yellere bak sevda yelidir,
Açan güllere bak bayrak alıdır,
Senden ayrı düşen gönül delidir,
Nerede benim Ural-Altay dağlarım
Akşam olur sabah olur ağlarım.
Duman olur dağlarına ağsam mı?
Yağmur olup dağlarına yağsam mı?
Yıldız olup göklerine doğsam mı?
Ah çeker de yaşın yaşın ağlarım
Nerede benim Ural-Altay dağlarım
Doğmuyor, doğmuyor aylar, yıldızlar
Çalmıyor kırılmış kopuzlar, sazlar
Karalar bağlamış gelinler, kızlar
Akşam olur sabah olur ağlarım
Nerede benim yaslı Tanrı dağlarım?
Allah Allah diyen ezanlar nerede?
Efeler, yiğitler, kızanlar nerede?
Taşkentler, Kırımlar, Kazanlar nerede?
Nerede benim Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur sabah olur ağlarım.
Artık Dede Korkut öğüt vermiyor
Gültekin'den bildirgeler gelmiyor
Ne söylesem olmuyor, ah olmuyor
Nerede benim Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur sabah olur ağlarım.
Sürüler dağılmış, yaylamaz olmuş
Irmaklar kurumuş, çağlamaz olmuş
Ozanlar, Şamanlar söylemez olmuş
Nerede benim Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur sabah olur ağlarım.
Mağripten maşriki soranlar hani?
Çin'i, Viyanayı saranlar hani?
Üç kıtada dimdik duranlar hani?
Nerede benim Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur sabah olur ağlarım.
Geçmiş günler birer hayâl oldular,
Bedr-i tam idiler, Hilal oldular,
Dün cevapken bugün sual oldular,
Nerede benim Ural-Altay dağlarım?
Akşam olur sabah olur ağlarım.
Kınaman dostlarım gözümde yaş var,
Şu kara bağrımda bir kara taş var,
Tam elli iki milyon esir gardaş var,
Nerde benim yaslı Tanrı dağlarım?
Akşam olur sabah olur ağlarım.
Her şeyi ben bilirim iddiasında bulunan bu zavallılar, Karl Marxı Marka, Engelsi Engel olarak yazacak ve okuyacak kadar kendi ideolojilerinin bile yabancısıdır. Bu zavallılar, bu solda sıfırlara göre Çanakkale tahtakale, Atatürk sarhoşun biri, Namık Kemal şişirilmiş bir adam, istiklal Marşı şairi yobaz ve istiklal Harbi kahramanları, şehitler budala idi. Bunlar ceplerinde para olunca kapitalist sistemleri kabul eder, parası bitince yaman birer proleter olurlar ve aç midelerin türküsünü çağırırlar. Şehvetleri gıcıklanınca ise serbest çiftleşme taraftarı olurlar. Ellerine beş-on kuruş geçti mi doğru meyhaneye giderler yahut bir yerde toplanarak bu iffetsizler, şerefsizler güruhu Stalinin şerefine kadeh kaldırırlar..
Osman Yüksel'in milletvekili olduğu yıllar bir gün meclis kürsüsünde kendisine laf atan vekillere dayanamaz ve "Bu meclistekilerin yarısı eşektir!" der ve iner kürsüden. bunun üzerine meclis karışır ve herkes kendisinden sözünü geri almasını ister. arkadaşlarının da ricası ile tekrar kürsüye çıkar ve şöyle söyler:
"Bu meclistekilerin yarısı eşek değildir!"
mangal gibi yüreği, kılıç gibi keskin zekası olan insan.
milletvekili olduğunda meclisin girişindeki döner kapıdan girerken döneklik buranın girişinde başlıyor diyen kişidir.
serdengeçti adlı bir dergi çıkarmış ve çıkardığı her sayıda hapise girmiştir.1947-1962 yılları arasında çıkarılabilen dergi sayısı ancak 33 dür. derginin her sayısında hapse girmiştir. hatta dergi çıkardığı gün karakola kendisi gider ve dergi çıkardım, nasılsa tutuklayacaksınız, ben geldim dermiş. soyadının hakkını veren kişidir.
uzun uzun anlatmaya gerek yok. yukarda zaten çok güzel anlatılmış şahsı muhterem. mekanı cennet olsun.
beline bağladığı kravatla meclise giren delifişek. rahmetle anıyoruz kendisini ve ne zaman ansak ya da anılsa hep şu sözünü hatırlarım: "tanrı türk'ü, allah da müslümanı korusun."
Allahsıza vatansıza imansıza karşı Allah vatan millet bayrak yolunda haykırışın sesi olan Serdengeçtiler Ömürlerini sebil ettikleri Allah yolunun savunucuları Mekanın cennet olsun, yattığın yer nur olsun.
--spoiler--
Sık sık duyuyoruz. Gazetelerde yazıyor. Şurada burada konuşuluyor. Filan mektebin, filan lisenin ve filan fabrikanın helasında 'Yaşasın komünizm' diye yazıyormuş! Veyahut orak çekiş resmi çizilmiş. Serdengeçti, bunları duyunca, ne olacak, dedi, sıfırların himaye ettiği bir rejim helalarda, yine sıfırlarda gelişiyor''....
--spoiler--