tam başlık osman tamburacı'nın hakan şükür'ün diyarbakır'da akp mitingine katılması olucaktı öncelikle onu belirteyim. yazı 6 eylül 2010 tarihine aittir. yazı uzun olduğundan sadece hakan şükür'le ilgili bölümü alıntı yapıyorum.
--spoiler--
Ne işi var Hakan Şükür'ün HAVET mitinginde?
Konuşsanıza hepiniz;
Susmasanıza;
Ne işi var Hakan Şükür'ün Başbakan Tayyip Erdoğan'ın yanında Diyarbakır'da;
HAVET mitinginde;
Hakan Şükür, milletvekili mi, Spor Bakanı mı? Diyarbakır AK Parti sorumlusu mu, Diyarbakır Emniyet Müdürü mü?
Mitingde Türk futbolu mu tartışılıyor?
Meydanlarda maç mı var yoksa?
Neden Hakan Şükür orada?
Yazsanıza bunu;
Yazamazsınız.
Başbakan'la kötü kişi olamazsınız;
Hakan'la kötü kişi olamazsınız;
Bulmuşsunuz Arda'yı gidiyorsunuz üzerine;
Gazeteciyseniz Atletico palavrasıyla Arda'nın üzerine değil, olayın üzerine gidin!
Gidemezsiniz.
içinize, kemiklerinize işlemiş yalakalık!
Güçlüye laf edemezsiniz.
Sindirilmişseniz eğer o zaman Arda için de Polat için de Galatasaray yönetimi için de konuşmayın!
Ödleklere bu dünyada yer yok.
Siz böyle olduğunuz için bu ülke Atatürk'ü arıyor.
Atatürk köylünün fikrine bile müracaat ederdi;
Köylü milletin efendisidir diyen de Atatürk'tü;
Ne efendi olabildiniz ne köylü bilgeliğine sahip olabildiniz.
Taşra kurnazı olarak kaldınız;
Büyük şehirlerde koltuk sahibi olabilmek, işinden edilmemek uğruna nokta kadar menfaat için virgül gibi eğildiniz.
Mahvettiniz Türk futbolunu.
Kurtuluşu yıllardır kafa kopartmakta buldunuz.
Yollayın Polat'ı kovun Rijkaard'ı;
Temcit pilavı gibi bunları söyleyenler de Babıali üstatları!
Pıh!...
Şimdi Hakan Şükür olayını da ters çevirip kafama geçirmeye kalkarsınız siz;
Tayyip Bey doğrusunu yapıyor.
Hakan Şükür bu ülkede sevilen bir sporcu, millet onu bağrına basmış bir kere;
Başbakan da onun sevgisinden yararlanıyor. Çok doğal ve akıllı bir iş.
Psikolojik bir şey;
Bir de bakarsınız Hakan Şükür bu ülkeye Futbol Federasyonu Başkanı olur;
Spor Bakanı olur.
Nasıl yazar olduysa, nasıl yorumcu olduysa bakan da olur;
Ne diyordu Michele Platini;
Sporu yönetenler sporun içinden gelmeli;
Çok doğru.
işte Spor Bakanı Faruk Özak;
Mükemmel.
Hakan Şükür neden olmasın.
Bugün dünya siyaseti, toplumu etkileyenlerin elindedir.
Siyaset de pazarlama işi.
Karalofça antlaşmasının maddeleri artık para etmiyor.
Amerika istedi mi her yer bombalanıyor;
Arda'yla ilgili haberi eğip bükeceğinize, Galatasaray'ı taşlayacağınıza, dedikodu yapacağınıza bu ülkenin gerçeklerini yazın.
Korkmayın.
Doğruyu söyleyenler 9 köyden kovulsa da halk arasında çok itibar görürler.
Ben görüyorum.
Siz siz olun doğruyu söyleyin.
O zaman sizi Başbakan da sever, Hakan Şükür de;
Eminim onlar da beni severler;
Dilini ve aklını iyi kullanın insan sevilir.
Olayları saptıranlar ise lanetlenir.
--spoiler--
bende akp'nin diyarbakır mitingine hakan şükür'ün çıkarılmasına anlam getiremedim. hakan şükür tarafından olaya bakarsam; bu kadar hükümet yalakalığı yapılmaz. trt'de yorumcu olduğunda aldığı parayı bir çoğunuz biliyorsunuzdur. dünyanın parasını götürdü, götürüyor. yazıktır günahtır.
akp tarafından olaya bakıldığında da hakan şükür gibi birini siyasete alet edip, onun üstünden rant sağlamak ne derece etik sorarım sizlere. resmen danışıklı dövüş var burda. birini halk seviyor diye oy malzemesi haline getirip, karşılığında da tonlarca para verip yorumculuk yapsın diye devletin kanalında iş vermek.
sanırım bu olay mikro bazda ülkeyi nasıl çıkarlar uğruna satılabilceğine örnek teşkil ediyor. resmin tamamını şimdi gözünüzde canlandırmanızı istiyorum:
demek ki birilerini maşa olarak çıkarları uğruna kullanmayı seven bir hükümet var. demek ki çıkarları uğruna maşa olabileceğini de gösteriyor bu. yani ülkeyi ufaktan abd'ye peşkeş çekerek pazarlayabilir bu kişiler çıkarları için. düşünüyorum da sanki bu gerçekleşiyor. yoksa yanılıyor muyum?