" oysa herkes öldürür sevdiğini, kulak verin bu dediklerime, kimi bir bakışı ile yapar bunu, kimi dalkavukça sözler ile
kimi bir bakışıyla yapar bunu, kimi dalkavukça sözlerle. korkaklar öpücükle öldür yürekliler kılıç darbeleriyle.
kimi gençken öldürür sevdiğini kimi yaşlıyken. şehvetli ellerle boğar kimi kimi altından ellerle
merhametli kişi bıçak kullanır çünkü bıçakla ölen çabuk soğur kimi yeterince sevmez kimi fazla sever
kimi satar kimide satın alır kimi göz yaşı döker öldürürken kimi kılı kıpırdamadan
çünkü herkes öldürür sevdiğini ama herkes öldürdü diye ölmez "
eninde sonunda insanlar kendi içlerindeki güçlü ahlaki deger sayesinde sanatın gerçek çalışmasının ne oldugunu anlayacaklardır.
Kadın kocasını daha az sevmeli, fakat daha çok anlamalı, erkek, karısını daha çok sevmeli, fakat anlamaya çalışmamalıdır.
Erkekler kendilerini yorgun hissettikleri için, kadınlar ise meraktan evlenirler. ikisi de hayal kırıklığına uğrar.
"kişinin kendini suçlaması doyum verici bir lükstür. kendimizi suçladığımız zaman başka hiç kimsenin bizi suçlama hakkı olmadığını hissederiz. kişiyi günahlarından arındıran itiraf etmektir, yoksa günah çıkartan papaz değil"
budur.
''Şimdi görüyorum ki iki tür kadın var, renkli ve renksiz.Renksiz kadınlar çok işe yarıyor.Namuslu, efendi diye adın çıksın istiyorsan onlardan birini yemeğe çıkart, yeter.Öteki kadınlarsa çok çekiciler.Ne var ki bir tek hataları var.Genç görünmek çabasıyla boyanırlar.Ninelerimiz parlak konuşmalar yapabilmek çabasıyla boyanırlardı.Allıkla mizah bir arada yürürdü o sıralar.Ama şimdi o dönem kapandı artık.Bir kadın kendi kızından on yaş küçük gösterebildiği sürece hayatından hoşnuttur.Konuşmaya gelince; Londrada konuşmaya değer topu topu beş kadın var ki bunlardan ikisini aile çevresine sokamazsın.''
'Koşullar hayatın bize indirdiği kırbaç darbeleridir. Bazılarımız bu darbeleri fildişi beyazlığındaki çıplak omuzlarında hissetmek zorunda kalırken, diğerlerine paltolarını giyme izni veriliyor,işte tek fark bu.'
daha yeni yeni tanımaya başladığım fakat gerçekten bir üstad olduğuna ilk okumamla inandığım ve sinema izler gibi okuduğum dünyanın en büyüklerinden olan kişidir.*