artık üç ay sonra mıydı yoksa bir yıl sonra mı bilmem, işte o günlerde birgün haz.muhammet çevresindeki birkaç arkadaşıyla birlikte medine çarşısında dolaşmaktadır. çarşıda ne yapılır? biraz alışveriş, biraz
karşılıklı ikram, biraz sohbet, derken birilerinin bazı tuhaf davranışları haz.muhammet'in dikkatini çeker ve yanındakilere sorar;
- nesi var bunların?
- bunlar yahudi ve bugünler kutsal aşure günleridir. allah i̇srailoğullarını firavundan bugünlerde kurtardı ve musa bugünlerde şükür orucu tuttu, onun
için bunlar da oruçludurlar.
bunun üzerine haz.muhammet çevresindeki müslümanlara dönüp şöyle der;
- muhakkak ki biz musa'ya onlardan daha yakınız ve yine muhakkak ki oruca saygı onlardan çok bize düşer.
dinler tarihindeki karanlık geçmişi bir yana, müslüman toplumun bir ay boyunca tuttukları ramazan orucunun başlangıcı işte bu hatıradır. tamamı sayfanın sonunda .
--alinti--
"o ramazan ayı ki, insanları irşad için, hak ile batılı ayırt eden, hidayet ve deliller halinde bulunan kur'an onda indirildi. onun için sizden her kim bu aya erişirse oruç tutsun. kim de hasta veya yolculukta ise tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde kaza etsin. allah size kolaylık diliyor, zorluk dilemiyor. bir de o sayıyı tamamlamanızı ve size gösterdiği doğru yol üzere kendisini yüceltmenizi istiyor. umulur ki, şükredesiniz!" (bakara suresi 185. ayet)
--alinti--
biçim :kur'an'a göre "niyetlenip, gündoğumundan önceki alacakaranlıktan (tan yeri ağarmaya başlamasından) günbatımından sonraki alacakaranlığa değin katı-sıvı hiçbir şey yememek ve içmemek" demektir. [bakara suresi, 187] oruç, fıkıhçılara ve hadisçilere göre, niyetlenip güneş'in ufuktan 12 derece altta bulunduğu andan (astronomiye göre alacakaranlık) akşam günbatımına dek, bir şey yeyip içmemektir.
yahudilikte oruç: ta'anit, yom kippur.
yahudi yılbaşısı olan roşaşana ile yom kippur arasındaki 10 gün boyunca bir vicdan muhasebesi yapılır ki buna ibranice teşuva (geriye dönme) denir. on gün boyunca, o yıl içinde yapılan tüm hatalı davranışlar gözden geçirilir insanlara karşı yapılan haksızlıklar için insanlardan özür dilenir ve helalleşilir. yehova'ya (tanrı) karşı işlenen suçlar için de tövbe edilir. 9. günün akşamı güneş batmadan bir saat önce oruca başlanır. 26 saat aralıksız sürecek olan oruç boyunca şunlar yasaktır:
yemek yemek ve içmek
yıkanmak
parfüm sürünmek
cinsel münasebette bulunmak
çalışmak
ateş yakmak
sabah erkenden kalkıp sinagog'a gidilir ve yaklaşık 12 saat boyunca sinagog'da aralıksız yom kippur için yapılan dualar, tövbeler ile vakit geçirilir. güneşin batmasından yaklaşık 40 dakika sonra tokea adı verilen kişi koç boynuzundan yapılmış bir boruyu (şofar) çalarak orucun bittiğini ilan eder. bu oruç yaklaşık 25-25.5 saat sürer.
şofar'ın çalınmasıyla birlikte tören sona erer ve tanrı'nın insanların gelecek yıl için kaderini yazdığına ve iyi kişileri hayat kitabına (sefer hayim) yazdığına inanılır.
hristiyanlık'ta oruç:
büyük perhiz:
hıristiyanlık inancında paskalya döneminde, 49 gün boyunca hayvansal gıdaları yememek kaydı ile oruç tutulur. 2. yüzyılda yazılan didakte kitabında mesih inananlarına çarşamba ve cuma günü oruç tutmalarını buyurmuştur[2]. 2. yüzyıldaki kiliselerin bu orucu diriliş bayramı'ndan önce (paskalya) tuttukları bilinmektedir. i̇slamiyet'teki gibi oruç zamanında tüm dünyevi gıdalardan uzak tutmaması nedeni ile oruç yerine perhiz ifadesi de kullanılabilmektedir.
vücuda, sağlığa tek bir yararı yoktur. nefsi hakimiyet altına alma konusundan bahsetmiyorum dikkat, sağlığa pozitif anlamda tek faydası yoktur.
tutana sonsuz saygımız vardır. sözlükte inancını yaşamaya çalışan dindarlara tek bir laf etmemişimdir, edenden de tiksinirim. provokasyon derdinde de değilim. ama dini bir yana, bilimi başka bir yana koymak gerek.
allah bir kulunu sevindirmek isterse önce eşeğini kaybettirir sonra buldururmuş misali ramazan boyunca gündüzleri alıkonulduğumuz nimetlere akşam kavuşmanın sevinci hayatı güzel kılan şeylerden biridir. tabi sırf güzellik olsun diye oruç tutmuyoruz ama bu iftar olayının keyfi de bir başka sahiden. yiyecek, içeceklerin birer nimet olduğunu hatırlamamız bile başlı başına bir ders.
inanan inanmayan müslüman gayrimüslim herkes için bir tür iyi niyet tohumu ekmesini dilediğim ibadet. Umarım bunu sadece fiziksel bir arınma olarak görmüyoruzdur. Bugün oruç tutup yarın senden olmayanı ayırmazsın. Bu allah katında da sevaptan öte günah kazandırabilir ancak. Bir ay boyunca çektiğiniz açlıkla kalırsınız.
"sessiz sakin tutana,"
"sanki bana tutuyormuş ibne" gibi kasılmayana,
o"ruç tutuyorum ben hadi lan alkışlayın beni" triplerinden kaçana, sevap olarak düşündüğüm bir ibadet şekli. yani eğer sevap varsa, günah varsa, kendi süzgecimden geçirerek dini kurallar çerçevesinde düşündüğüm en mantıklı oruç tutma şekli bu.
açın halinden anlamak,
nefsi köreltmek,
kıtlık anında yemek bulamadığımızda, önceden tutmuş olduğumuz oruçlar ile idmanlı olmak,
vücudu dinlendirmek, gibi olaylarına şahsen katılmıyorum.
zira ben zaten açım... hele, hala daha öğrenci olanlar hep de aç, hangi açın halinden anlayacakmışız? aç adam daha açın halinden mi anlamalı?
ayrıca nefsi köreltme falan olayı da bana yavan geliyor. yoksa zaten yiyemiyorsun hacu. tabi ki bunlar mantıklı dayanaklar gibi gelse de kıtlık anını düşünerek oruç tutmak saçma, zaten bizi kasıp kavuracak kadar kıtlık gelirse, yıllarca yaptığımız oruç ibadeti ile en fazla 1 hafta fazladan dayanırız.
senede bir ay oruç tuttuk diye oruç bize ekstra dayanıklılık sağlamaz gibime geliyor.
vücudu 1 ayda olsa dinlendirmeye gelince aman yarabbi, bütün doktorlarca açıklandı ki zor iştir bu şekilde sağlıklı kalmak.yeme yeme yeme gece ye yat. sonra ıftara kadar yeme, iftarda doyabilmek için gömül yağlılara tuzlulara. sonra devir kıçı yat! gece uyan tekrar ye ve yat!
oruç tamamen vicdanla ve inanç ile ilgili bir olgu. inanan adam sorgulamadan tutar, der ki; "bu bana verilmiş bir görevdir, bir ay ise bir ay" ve tutar. inanmayan adamın, inanana saygı duyması, şahsi görüşüm olarak yukarıda ki anlattıklarımla sabittir. eğer ben senin bu ibadeti sadece inandığın ve gerçekten kabullendiğin için tuttuğuna kanaat getirirsem, tabi ki saygı duyacağım, sigaramı gizleyeceğim, yemeğimi dışarda yiyeceğim, ha sen gerçekten de show amaçlı, "birileri görsün takdir etsin, ileriye doğru işimizi gücümüzü aşıralım" şeklinde bir zihniyet ile tutuyorsan, kusura bakma da hacu yemezler. kafama göre takılırım.
neyse adam gibi açıklamamızı yaptıktan sonra, içinde hıyanet olmayan, çakallık barındırmayan arkadaşların oruçları kabul ola inşallaahh. * o değil benim duamla da ne kadar kabul olur bilmem ama en azından temenni edelim de düşüncemiz belli olsun. *
inandığım şeyi bir kenara bırakarak oruç tutanlara laf etmek gibi bir niyetim yok olamaz da. ama orucu kaldırabilenlerin tutmasını tavsiye ediyorum. eğer sen oruç tutup iftar vakti bir trafik canavarına dönceksen, iş yerinde altında çalışanlara günlerini zehir edeceksen, tüm gün boyunca negatif enerji saçarak çevrendeki insanları katledeceksen huzursuz edeceksen tutma arkadaş oruç, sen bu işi yapamıyorusun demektir bunlar. bir yerden sevap aldığını düşünüyosun diğer taraftan insanların haklarını yiyosun kötü etkiliyosun bu nasıl bir çelişkidir?
Birinci tür; yiyip içtiklerimiz. Dünya'nın ağırlıklı elektrik potansiyeli negatiftir. Gıdalarla vücuda giren, yenilen ve içilen nesnelerde de çoğunlukla hâkim olan enerji yükü negatiftir! Buna karşılık solunum yoluyla aldığımız havadaki oksijen vasıtasıyla vücuda giren enerji yükü de pozitiftir.
Bu pozitif ve negatif enerji yükleri beyinde değerlendirilerek eskilerin ruh adını verdikleri dalga (wave) bedene yüklenir. Böylece ölüm ötesi bedenimiz, şekillenir ve güçlenir!
Bizim tespitlerimize göre:
Beynin ruha yüklediği pozitif ağırlıklı enerjiyi mümkün olabildiğince arttırabilmek; ruhtaki negatif yüklü Dünya'nın yapısı türünden olan enerjiyi de asgariye indirmek amacıyla, asgari sınır, limit olan, senede bir aylık "oruç" zorunlu kılınmıştır.
Oruç"ta üzerinde öncelikle durulan kısıtlamalar, yeme-içme, sekstir!
Yeme içmede vücuda giren hammadde söz konusu!.. Sekste ise bünyenin elektrik boşalımı söz konusu..! Yani, her iki hâlde de bedenin ve beynin enerji yitirimi söz konusu!
işte birinci gaye, bunu olabildiğince önlemek! Bunu önleyebildiğimiz zaman, beyinde mevcut olan güçlü potansiyeli, bu "oruç"luluk denen zaman içinde daha da güçlendirerek ruha yüklemek mümkün olacaktır.
"Oruç"lu birinin yaptığı zikir ve çalışmalarla, yani beyin çalışmalarıyla; "oruç"suz birinin yaptığı çalışma arasında muazzam fark vardır! Biri yüzde elli kapasite ile yükleme yaparken, öteki yüzde yüz kapasite ile yükleme yapıyor.
"Oruç"la ilgili bir Kudsî hadiste şöyle buyuruluyor:
ağrısız bıçaksız ve ilaçsız tedavi. dünyada giderek oruçla tedavi merkezleri artıyor ve sonuçta insanlık gerçeği geç de olsa farkediyor. abd li prof herbert shelton ve alman prof arnold ehret bu işin başını çekenlerden.
siz oruç tutun durun, ben başbakana dokunuyorum. yiyeceğimi yiyorum içiyorum zinadır hırsızlıktır falan en son yatmadan başbakana dokunuyorum. *
(bkz: başbakana dokunmak bile ibadettir diyen adam)
ramazan aylarında tutulması farz olan aksi halde bir kişiyi doyuracak kadar para fidye verilmesi gereken ibadettir. (en az 7.5 lira, diyanetin açıkladığı rakam)
kişi bir ay boyunca en büyük içgüdüsünü kontrol etmeye çalışır. ki bu içgüdüden sonra cinsellik gelir. kişinin açlığını kontrol edebilmesi, cinsel duygularını bile kontrol edebilmesine olanak sağlar, çünkü açlık sosyal psikolojiye göre kişinin doyurmak isteyeceği birincil içgüdüdür. kişi bunun mutlak olarak eksikliğini hisseder. bir ay boyunca açlığını ve iradesini kontrol altına alan müslüman dünyası elbette diğer toplumlara üstün gelecektir. toplumsal etkisini geçtim kişi kendisine hükmetmeye başlar
"1) Ey iman edenler! oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı Umulur ki korunursunuz Bakara( 2) 183"
Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı) Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder (ihtiyarlık veya şifa umudu kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir Eğer bilirseniz (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır Bakara( 2) 184