oruç aruoba

entry210 galeri13 video1
    151.
  1. Bütün dert; ötekilerle bir arada yaşamak zorunda olup, bir arada yaşamaya dayanamamızdır.

    okuyun .
    3 ...
  2. 152.
  3. Kendimi haklı görüyor değilim; ama kendimi savunuyor da değilim hele yargılamayı hiç beceremiyorum, kendimi de dünyayı da. dünya ne işe oydu; ben de ne isem o oldum uyuşamadık. Hepsi bu.
    3 ...
  4. 153.
  5. ''de ki işte ''kitabını kitaplığımdan alıp özenle paketlemiştim ,tabi kitap hediye etmek ''seviyorum'' demekti benim için . ayrılırken o kitabın nerede olduğunu düşünüyordum ve hala düşünüyorum...
    5 ...
  6. 154.
  7. '' ilişki : en arı çelişki...

    Varlığın insanlara özel olarak ayırdığı çarpıklık - ve yücelik.

    Yapmaların karşılıklılığı - karşılıklı eylem.

    Yapanları da kendi içine alan ,

    ama yapılanlardan da , yapanlardan , onların toplamından da büyük olan bütün. ''

    tanımı ile aşmış bilge kişi.
    3 ...
  8. 155.
  9. ''Biz, artık ayrı olabiliyor idiysek, sen ile ben arasındaki şu ‘ile’, artık yok demekti.”
    Kitapta kendinizden bir şeyler bulacaksınız demeyeceğim çünkü, kendinizi değil karşınızdaki insanı bulacaksınız. ''ile'' isimli kitabında çok sevdiği sevgilisine ilişki defteri hazırlıyor, ne yaşadığını değil, kendisine ne hissettirildiğinden bahsediyor.

    ''Birine adanmanın,
    Kendi hayatımdan kaçmanın bir yolu olduğunu anladım..
    Kendimi düşünmekten çok daha kolaydı,
    Başka birinin mutsuzluğunu düşünmek ve mutlu etmeye çabalamak..
    Uzun yıllar boyu.''
    3 ...
  10. 156.
  11. oruç aruoba, wittgenstein'ın özel dilin olanaklılığı sorgulaması konusunda haklı olduğunu kanıtlarcasına başarılı yazıyor. hakkında epeyce şey söylenmiş, kişisel bir anıyla-acıyla katkıda bulunayım. bir zamanlar kız arkadaşım, doğum günümde aruoba'nın 'ile' kitabını hediye etmişti. okurken dikkatini çeken cümlelerin altını çizip bana geri ver, ben de aynı şeyi yapıp sana geri vereceğim, demişti. okuyanlar bilir, 'ile' bir anlamda ilişki defteridir. şimdi o kız yok ve kitap başucumda 'o' nun altını çizdiği cümlelerle bir acı olarak duruyor.

    oruç aruoba – ile’ (den)

    biliyor musun, kalemimi sen açtın- -

    - hayır, bilmiyorsun: –gitmiştin.

    hani,birgün, benim için bir kolonya almıştın, ya:
    eyüp sabri tuncer(miş); dükkana girip bir karışım yaptırmışsın:
    lavanta ağırlıklı- başka bir şeyler de katmış tezgahtar. (benim boyuna rebul kullanmama tepkin mi vardı, bilmiyorum.) adam, ”bu bin kat iyidir” demiş – öyle dedin, bana verirken. (belki, yalnızca, benim kokumu bana getirmek – onun, senin getirdiğin bir koku olmasını – istemiştin — o sırada kavrayamamıştım bunu.) karışım bana fazlaca ‘tatlı’ ve ‘keskin’ gelmişti; kullanmamıştım onu – sen de, biraz küsmüş, ama birşey demeden koymuştun şişeyi bir kenara.

    sonra, gittin.

    ben de, uzun bir süre, birşey yazamadım; kalemim, masanın üstünde, kış güneşi altında, durdu. kurumuş. mürekkebin uçuşkan yanı yitince, uç ile hazne arasında kalan çökücü madde, katılaşmış, geçişi tıkamış; haznenin mürekkep çekme mekanizması işlemez olmuş.

    bunun üzerine, aseton falan gibi bir inceltici gerektiğine karar verip; ama bu türden sıvıların (tiner?), yılların lastik haznesine zarar verebileceğini de düşünerek, mahalledeki eczacıya danıştım. kadın, aseton’un ‘reaksiyona girebileceği’ kuşkumu haklı bularak, ‘kolonya deneseniz?’ dedi.

    birden kafamda ‘çaktı’ : kalemimi, benim için aldığın o kolonyayla, sen açacaktın–

    hemen eve gittim, işe giriştim: şişeyi bulup çıkardım, kolonyayı, yavaş yavaş, uçtan içeri, hazneye damlattım – başarılı oldu: geçiş açıldı; mekanizma çalıştı; hokkadan mürekkep çekti; hazne doldu. kalemim yazıyordu yeniden – ucu da, kokuluydu. sen kokuyordu.

    artık, her yazdığımda, hep öyle, kokuyor–

    sonradan, hokkaya da koydum biraz, mürekkep eklerken – ne olur, ne olmaz…

    - şimdi kokladım, yeniden:-

    kokuyor.

    hep, öyle kalacak–

    yazdığım sürece,

    hep…
    3 ...
  12. 157.
  13. (bkz: oruç aruoba: yürüme)
    "Uygar kisi hem kendi yasamina disaridan bakabilen, hem de kendi yasam bicimi disindaki yasama olanaklarina icten, iceriden bakmaya calisan insandir...

    ...Hayvan "ben" demek isterken hep "o" der; oysa insan, "ben" der; ayrica, "biz" de diyebilir - sonra, yine, "ben" der. Hayvan hep tekil sahista kalir, geri donup kendine bakamaz; oysa insan, "ben" ile "ben" arasinda gidip gelebildigi gibi, "biz" ile "ben" arasindaki yolu da yurur - yuruyebiliyorsa, uygardir."
    3 ...
  14. 158.
  15. KENDi OLARAK SANA GELEN

    Kendi olarak, sana gelen-
    sana gereksinimi olmadan, seni isteyen-
    sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen-
    kendi olmasını, seninle olmaya bağlayan
    O, işte...
    16 ...
  16. 159.
  17. Ne beklediğini bilerek -ama beklemeden- yaşayacaksın: en çok beklediğinin de gelse bile bir gün, hiçbirzaman beklediğin anlamda gelmeyeceğini bilerek...
    Yaşamın bir bekleme olacak -ama beklemeden yaşayacaksın.

    De ki işte-56
    9 ...
  18. 160.
  19. kitabını okurken geç kavuştuğumuzun farkına vardığım yazar, şair, felsefeci.

    "yaşamda kimse paylaşmayacak -paylaşamayacak- senin tutkularını : onları, hep, yaşayıp yaşayıp unutacaksın.

    yalnız, yaşayacaksın;
    yalnız yaşayacaksın."
    11 ...
  20. 161.
  21. " Yaşam geçiştirdiğin bir şey olacak - içinden geçtiğin; geçtikçe geciktirdiğin; sonra da, geçip gitmesine izin verdiğin bir şey... "
    2 ...
  22. 162.
  23. iki çakmağım var: birisinin gazı bitmiş ama hala çakıyor; ötekinin taşı bitmiş ama hala gazı var: çakanıyla gazı olanını yakıyor, sigaramı öyle yakıyorum- hep bir ayarlama ve uyarlama değil mi ki zaten, yaşam?*
    8 ...
  24. 163.
  25. "her içtenlik çabası, gidiyor, dolambaçlı ilişkilerimizde kurduğumuz sahteliklere çarpıyor."
    1 ...
  26. 164.
  27. ses verdiğim bazı metinlerinden mürekkep çalışmama aşağıdaki link üzerinden ulaşılabilir.

    https://www.youtube.com/w...DXn-Gak9I8XNJnLd3R3N14FM1
    1 ...
  28. 165.
  29. “yaşamı düğümlemeden çözemezsin” diyen yazar. ve anlatır neden böyle olduğunu. güne, yazarın yaşamakla ilgili yazdığı detayları okumakla başlanılabilir. bilinçli yaşamak, yaşamanın önce ne olduğunu bilmek güzel yaşamanın ilk şartıdır bence. ayrıca yazarın felsefeyi bu boyutla yaşaması ve yaşatması, ben seviyorum ama felsefeden nefret eden insanlar için önyargılarını kırarak okumaya başlamaları için çok güzel bir ayrıntıdır.
    sonsuz teşekkürler oruç aruoba.
    4 ...
  30. 166.
  31. kitaplarını ve felsefe söyleşilerini zevkle ve hayranlıkla takip ettiğim filozof, şair, yazar.

    "yürüme" en sevdiğim eseridir. özellikle yol'a dair özdeyişlerini okuduğumda epey etkilenmiştim. hem felsefi hem de edebi açıdan çok zengin bir kitaptır.

    "yürüme" kadar olmasa da, "de ki işte", "ile", "hani", "sayıklamalar" adlı eserleri bende iz bırakmışlardır.
    0 ...
  32. 167.
  33. 10 yıl kadar önce yazılarıyla tanıştığım, farklı bir yazım tarzı olup her okuyuşunda farklı yere takılmayı sağlayan, güzel sözleriyle başka diyarlara alıp götüren kişi, yazar.
    0 ...
  34. 168.
  35. ses verdiğim metinlerinden mürekkep çalışmama bu link üzerinden erişilebilir.
    0 ...
  36. 169.
  37. "oruç musun?" sorusuna oruç tutmasa dahi "evet" diyebilen yuzır.
    0 ...
  38. 170.
  39. Özel bir yazar herkes bilmese iyi zaten herkes bilse de bilemez.
    8 ...
  40. 171.
  41. Felsefe yapmayı, kişinin gelmeyeceğini bildiği birisini beklemesine benzetir.
    5 ...
  42. 172.
  43. Felsefe ve edebiyat yönü kuvvetli bir şahsiyet olduğunu birkaç dergide okumuştum. Felsefe kafamı baya bulandırdığı için herhangi bir eserini okumadım. Ancak yazılanlara göre Türkiye çapının baya üstündeymiş. Okuduklarımın gerçekliği beni yanıltmıyor ise.
    2 ...
  44. 173.
  45. 174.
  46. "El ele tutuşma edimini düşün - bunu, en başından başlayarak, kendiliğinden, doğallıkla, hiç yadırgamadan yapmıştık: benim sağ elim, senin sol elin; tıpatıp, iç içe, sımsıkı… Öyle olurdu ki, sokağa, yürümeye çıktığımızda ellerimiz sanki kendiliklerinden bilirleri tutuşmaları gerektiğini; aynı anda, karşılıklı, birbirlerini bulup, kavuşurlardı."

    Hayatını kaybetmiş, üzüldüm.
    Toprağı bol, mekanı cennet olsun.
    11 ...
  47. 175.
  48. kimdir diye araştırırken ne kadar şansız olduğumu anlayıp hem3n kitaplarını sipariş vermek için sepetime ekledim. araştırırken bulduğum kitabından bir cümle...

    "yaşam ne denli gecikirse geciksin,
    ölüm hep zamanında gelir.
    ölüm gecikmez"
    8 ...
© 2025 uludağ sözlük