"Haiku yazdığımı yani yazdıklarımın haiku olduğunu başlangıçta farketmedim" diyen ve özlemi şöyle tanımlayan yazar:
Özlem, özleyenin özlenen ile yeniden buluşma olasılığı arttıkça ya da zamanı
yaklaştıkça -garip ya işte- azalacağı yerde çoğalır.
Özlemi azaltabilecek tek şey, özlenenin kendisidir. Özleyenin
kollarında, kanlı canlı orada olması...
Özleme tek çare, özlemin artık olamamasıdır.
Yoksa özlem hep vardır...
Halvet, eskilerin tasarımlarında şu yüzden o kadar önemli bir yer tutar ki
özlemin temel koşulunu içerir: Hasret, içindeki özleyenin, özlenen ile
birarada olamazken Vuslat umarak, onunla birarada olmayı, Halveti
kurmasının koşulu...
Özlem, şimdi özlenen ile birarada olamamaktır. Kavuşma, şimdi özlenen ile yeniden biraraya gelmektir. Birleşme, şimdi özlenen ile birarada olmaktır.
Bu üçlünün oluşturduğu, aslında geçmişte tersinden işlemiş olan bir
süreçtir. şimdi özleyen ile özlenen olan iki kişi, geçmişte önce birarada
olmuş, sonra hep biraraya gelmiş, sonra da ayrılmışlardır. şimdi özleyen
süreci gerisin geriye yürür geleceğe doğru...
ile-ilişki defteri 88.kısımdan
'her ilişkinin bir iç zamanı ve uzamı vardır;onların içinde oluşur.Bu yüzden hiçbir ilişki,bir başka ilşkiden önce yada sonra değildir.her biri ötekilerle hem içiçedir hemde onlardan apayrı'
Kişi sevdiğini, o öyledir diye mi sever;o kendıne uygundur-giderek,istediği gibi olur-diye mi sever?
Bıçak sırtı gibi bir düşünceydi-
Karşı sorular:Ya,o,öyle değilse
Ya o kişinin istediği gibi olmayacaksa?
ikili çelişme...
Onu,öyle,tam olduğu gibi mi sever;kendine uygun olur diye mi sever?
Bu sorular yanıtlanabilir mi hiç ?
'ben ile sen' mi; 'ne ben ne sen' mi?...
hem o, hem o:-
bir düşün: 'benim ile sen, biz; senin ile ben, biz'---
(ey okur, görüyorsun: bu noktadan nereye gidilebilir; bu gevezelik beceriklisi yazar da, bilemiyor- ya sen; ne anladığını sanıyorsun ki, bu okuduklarından?!...) *
--spoiler--
Kendi olarak, sana gelen-
sana gereksinimi olmadan, seni isteyen-
sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen-
kendi olmasını, seninle olmaya bağlayan-
O, işte...
yaşamda yapabileceklerin, zaten, yapabildiklerin
olacak - ama yapabildiklerin, yapabileceklerinden
daha az olabilecek : ıskalayabileceksin - bundan da
korkma, kaçınma; zaten, yapabileceklerini
yapabildiklerinden ayrı, bağımsız olarak
saptayabilseydin, 'her şeye kadir' olurdun!
yapabileceklerine boşver - yapabildiklerini yap!
oruç aruoba
birkaç yıl önce sanırım hilmi yavuz'un hazırladığı bir televizyon programında "bir konu hakkında şiir yazabiliyorsanız o konuda felsefe yapmaya gerek kalmamıştır" demiştir.
özlemek üzerine yazdığı aforizmalar öylesine güzeldir ki, insanın bulunduğu ortamı terkedip o özlemi yaşamasını hissettirir. yani hiç sebebi yokken dahi birisini özleyeyim ve aforizmanın tadını çıkartayım dercesine...