vardır, ben diyorum bana laf diyorlar. la müslüman müslümandır. kafa aynıdır, bu çarşaf da giyse aynı kafa mini etek de giyse aynı kafa. size mini etek giyen bağnaz bile arasam bulurum ben. insanın kıyafeti değil zihni bağnaz olur ve dindarsa ne giyerse giysin zaten bağnazdır.
bir arkadaşımla beraber yürürken başımıza gelen olayı anlatmadan edemeyeceğim;
arkadaşım ve ben yolda yürüyorduk, arkadaşım karşıdan sevgilisiyle gelen mini etekli kızı göstererek:
+ seni bu ayda bile bu kılıkta gezmene müsaade eden babanın şarap çanağına.. neyse orucumu bozduracak bana.
- ya boşversene, sana ne elalemin kızından? ne giyerse giyer, sen kendine bak! hadi yürü de ezan okunmadan bir restorana gidelim. açken sen sen değilsin, sinirli bir salak oluyorsun..
tam o kız ve sevgilisini duyacak bir mesafeye girmiştik ki*; kız sevgilisine demesin mi;
* aşkım dur da şurada orucumu bir açıyım
var ya o an arkadaşımın suratının aldığı ifadeyi hiçbir şeye değişmem.*
sevindiricidir. etrafındaki insanların ondaki değişime yardımcı olması işte bu an için lazım. o etrafından etkilenmiş ve bu yönde bir adım atmış. nitekim kendisi burada niyetini halis tutup daha sonraki evreler için okumalar yapmalı.
imanla paranın kimde olduğu bilinmez iddiasının din kısmını doğrulayan olaydır. kimse kimseye giyim kuşam yüzünden "gavur" demeye hakkı yoktur. hatta hiç bir şekilde yoktur.
Kendisi ziyadesiyle şanslıdır ki onu eleştirenlere nazaran bu konularda kompleksi olmayan bir tanrısı vardır. Suretlere, şekillere değil kalplerin içindekilere aldırış eden bir tanrısı olduğu için kabul görecektir gönülden yapılan her ibadeti.
ben sözlüğün bu mini etek takıntısını anlamakta güçlük çekiyorum diyen kızdır heralde! sözlükcüm,canım, insanların ne giyip ne yaptığını merak etmiyor bu halk, magazincilerin uydurması o! her kim ki bilerek ve isteyerek ne yapıyorsa doğru ya da yanlış iyi ki yapmıştır!