"yaşamında, yürüyüp yürüyüp, bir an durunca,
çevrene bakıp göreceksin ki, yürüyüşüne şu ya da bu
noktada katılmış, bir süre seninle birlikte yürümüş
kişilerden hiçbiri yok yanında:-
sen, bir an, "buradayım" demek için durunca,
onlar, artık, "orada" olacaklar---"buradayım artık" bile
demeyecekler sana, "orada"larından seslenerek...
"burada"nda kimse bulunmayacak
---"orada"ndan da kimse seslenmeyecek sana..."
diyerek son zamanların arkadaşlık ilişkilerine ışık tutan müthiş yazardır.
kavramlar üzerine düşünmeyi seven insanlar için okunması lazım gelen eserleri olan özgün yazar.
aşk üzerine okumak istiyorsan "ile", yaşam üzerine okumak istiyorsan " de ki işte" adlı eserleri tavsiye edilesidir.
kitaplarını okurken gözleri dolar insanın, '' aaa evet ben bunu demiştim, bunu yapmıştım'' der insan. ''ne güzel yazmış vay beee'' dersiniz her satırı okurken. O, öyle şahane bir yazar ve filozoftur ki işte bu kadar olur.
bak - bir raslantı değilsin sen : şu garip yaşamımın ulaşmak zorunda olduğu bir noktasın...
biliyorum ki bütünüyle sana yönelmişti yaşamım; belki gerçekleştirilebilirlik 'derece'sinden hep kuşkulanarak, ama, bütünlüğünden -bütün olması gerektiğinden- emin olarak - kendi bütünlüğümü ortaya koyarak; senden de kendi bütünlüğünü isteyerek...
özlemek üzerine yazdığı aforizmalar öylesine güzeldir ki, insanın bulunduğu ortamı terkedip o özlemi yaşamasını hissettirir. yani hiç sebebi yokken dahi birisini özleyeyim ve aforizmanın tadını çıkartayım dercesine...
birkaç yıl önce sanırım hilmi yavuz'un hazırladığı bir televizyon programında "bir konu hakkında şiir yazabiliyorsanız o konuda felsefe yapmaya gerek kalmamıştır" demiştir.
yaşamda yapabileceklerin, zaten, yapabildiklerin
olacak - ama yapabildiklerin, yapabileceklerinden
daha az olabilecek : ıskalayabileceksin - bundan da
korkma, kaçınma; zaten, yapabileceklerini
yapabildiklerinden ayrı, bağımsız olarak
saptayabilseydin, 'her şeye kadir' olurdun!
yapabileceklerine boşver - yapabildiklerini yap!
oruç aruoba
Kendi olarak, sana gelen-
sana gereksinimi olmadan, seni isteyen-
sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen-
kendi olmasını, seninle olmaya bağlayan-
O, işte...
'ben ile sen' mi; 'ne ben ne sen' mi?...
hem o, hem o:-
bir düşün: 'benim ile sen, biz; senin ile ben, biz'---
(ey okur, görüyorsun: bu noktadan nereye gidilebilir; bu gevezelik beceriklisi yazar da, bilemiyor- ya sen; ne anladığını sanıyorsun ki, bu okuduklarından?!...) *
--spoiler--
Kişi sevdiğini, o öyledir diye mi sever;o kendıne uygundur-giderek,istediği gibi olur-diye mi sever?
Bıçak sırtı gibi bir düşünceydi-
Karşı sorular:Ya,o,öyle değilse
Ya o kişinin istediği gibi olmayacaksa?
ikili çelişme...
Onu,öyle,tam olduğu gibi mi sever;kendine uygun olur diye mi sever?
Bu sorular yanıtlanabilir mi hiç ?