başörtüsünü kutsal bir hedef olmaktan çıkartan girişim. bunu ülkenin muhafazakarlaşması olarak yorumlamak da mümkün, ancak bence bu süreç insanları kapanmaktan daha da uzaklaştıracak (tabii bunu uzun vadede göreceğiz). bunda önemli olan diğerlerine başörtüsünün dikte edilmemesi, ki edileceğini hiç sanmam.
18 Yaşından önce bir birey birçok Açıdan devlet tarafından kısıtlanmıştır...Bunun sebebi sen kendin karar veremezsin , baskı altında kalırsın, reşit değilsindir...
Özellikle küçük ilçe ve kasabalarda maalesef daha çocuk yaşta kardeşlerimiz baskı sonucu örtünmek zorunda kalacak...
Eee konu türbana gelince talep var yaptık...Eee saçma sapan bir şeye de talep olabilir...benim 13 yaşında ama bu memleketin çoğundan akıllı kuzenim var o da oy verebilsin o zaman...
Yobazları falan zaten geçtik de bu modern yaşayıp sırf kendi çıkarı için çıt çıkarmayanlara var ya ne kadar küfretsek az...
yok özgürlük diyorlar da çarşafa neden bu kadar karşılar onu anlamadım, sonuçta adam belki radikal dinci, o belki çarşaf giydirmek istiyor, sonuçta senin bir çocuğa türban taktırman özgürlük oluyor iken onun çarşaf giydirmesi neden olmuyor. dinde çarşaf yok diye bir şeyde söz konusu değil. başörtüsü akp' nin sembolü haline gelmiş ondan, yoksa özgürlükle alakası yok, öyle olmasa çarşafa karışmaz. sonuçta adam da kızının çarşaf giymesini istiyorsa neden ona karışılıyor?
Normal bir toplum olsak sonuna kadar katılacağım durumdur. Lakin normal bir toplum değiliz abi işte. Bizde bireyselcilik denen şey yok. Şimdi adım gibi eminim muhafazakar ailelerin bir kısmı kızlarının kapanmak istememelerine rağmen başını örtecek. Kapanmak isteyen kızlara bir lafım yok zaten onlar kapanmak istedikleri için bu durum onlar için süper olacak. Fakat kapanmak istemeyen fakat aile zoruyla kapanan kızlar açısından durum nedir onu bir bilen varsa bana da anlatsın.
çoğu kişi katılıyor buna. özgürlük diyorlar. özgürlük!
isteyen istediği gibi hareket edebilmeli, bu güzel bir şey.
ancak!
ancak bu topraklarda özgürlük tam anlamını bulamıyor.
en basiti, türban mevzusu çığırından çıkmış durumda. bunu çok matah bir şey gibi gösteriyorlar. inanç özgürlüğünün dışında kalıyor.
kapanan iyi, kapanmayan kötü deniliyor bu memlekette.
türkiye bir islam ülkesidir deniliyor. ülkelerin dini olmaz diyene "derin müslüman" bakışları atılıyor.
ve ardından gelsin mahalle baskısı, çatışmalar, uç fikir karşıtlıkları...
düşünme yetisi olmadan, sadece çevresindeki çoğunluğa bakarak türbana giren ve çoğu reşit olmayanlar ise cabası.
bu karar, bir ay ışığıdır.
aydınlık gibi görünen ama özünde karanlık olan bir şey...
ulusalcı kankalar çok hiddetlenmiş: "o yaştaki çocuk zaten kendi iradesiyle değil, aile baskısıyla örtünüyor" diyor. müslüman bir toplumda, müslüman bir ailede islam kültürüyle yetişen bir çocuğun örtünme isteği duyması çok doğal değil midir?
"benim babaannem de örtülüydü ama..."cı ulusalcı kardeşlerim söyleyin bana:
sizin evladınız sizden dinini öğrenmiyor mu?
"başını kapatmakla müslüman olunmaz" diyorsunuz, duydum. tamam o zaman. peki nasıl müslüman olunur?
namaz, abdest, oruç,...
çocuğunuza sübhaneke'den başlayıp bir şeyler öğretmiyor musunuz?
öğretiyorsanız, çocuk hepsini yaptı da bir örtünmeyi mi istemedi, içine sindiremedi yani.
öğretmiyorsanız, ne hakla islami değerleri koruyan/yaşayan/yaşatan insanlara ahkam kesiyorsunuz?
gerçekten bu toplumdan, bu kültürden, bu imandan bu kadar mı uzaksınız, inanamıyorum.
adamın kızını falakaya yatırıp çarşafa sokmaya çalıştığını falan mı sanıyorsunuz.
eğer birazcık vicdanları olsaydı, o yaşta kapanmak istemeyip sırf serbest diye ailelerinin zoruyla kapanmak durumunda kalacak kızlarımızı düşünür, böyle bir uygulamaya olanak tanımazlardı.
tamamen iki yüzlülüktür. şerefsizliğin kılıf geçirilmiş halidir.
din meselesi insanın kendi hür iradesiyle karar vereceği bir şeydir ve o yaşta bir çocuğun dini iradesinden bahsedilemez. atasözü bile var, ağaç yaşken eğilir diye. demek küçük yaşta bazı fikirler daha kolay öğretilebiliyor, kabullendirilebiliyor. haliyle o yaştaki bir çocuk, neyi isteyip istemediğine karar veremez. bu bireysel sorunun dışında mahalle baskısı tamamen baş gösterecektir. ailesi dindar hatta müslüman olmayan bir çocuk eskiye nazaran sınıfta daha çok belli olacak belki de bu sebeple dışlanacak dışlanmasa bile kendini içten içe kötü ve farklı hissedecektir.
iki yüzlülük deme sebebim ise şudur; olay baş örtüsüne gelince hak, özgürlük naraları atıyorlar. fakat diğer bir öğrenci mini eteğiyle gelemiyor-resmi olarak okul eteği dizin 4 parmak altında olmalıdır- yahudi kippa takamıyor ya da portakala tapan bi öğrenci kurumuş portakal kabuklarından kolye yapıp gelemiyor. ama tabii bunlar özgürlükçü. sadece islamiyet özgürlükçüsü!
türbanın özgürlük olmadığını, ideolojik anlamının olduğu, zaten takanların da özgürlük gibi bir dertlerinin olmadığının sonunda tüm çıplaklığıyla ortaya çıkmasına vesile olan olay.
tek sıkıntı ne biliyo musunuz on yıllarca uğraşıp insanların kafasına vura vura kurdukları sistemin gözleri önünde eriyip gitmesi. ulan sanane kız ister başını kapatır gelir, ister yapabildiği kadar açık gelir. neymiş efendim türban takıp yiyişiyormuşmuş gözün vardı da başkası mı yedi, hayır iş türbanlıya gelince bu ahlak bekçiliği niye? yada türbanlı olmasaydı çok normal mi gelecekti gözüne? farkında değilsiniz kardeş bu ayrımcı kafayla nereye gittiğinizin.
garabet bir karar tek başına. tek başına sadece türban ve çarşaf izni verip diğer kıyafetleri hala yasak halinde tutarsan ne anlarız bu işten?! peki tayt, şort, mini etek, kolsuz tişört neden açıkça yasak?!
Sana bana gore serbestlik. Ama yarin ana baba basin acik gezmen yasak dediginde o kizin ustundeki totaliterlik olacak, yasakcilik olacak, belki fasizme donusecek.
Ben bunu allah rizasi icin takiyorum, boyle de mutluyum diyen hanima bir sey denmez. Denmemeli.
Ama ya digerleri? Ya sesi cikamayanlar? Ya sindirilenler?
Onlari kim koruyacak?
Ote yandan bu isin pediatrik, psikolojik taraflari da muhakkak vardir. Bu kadar hayati bir karari alirken onlara sormaman yanlis.
Sonucta el kadar cocugu bir siyasi gorusun bayraktari yapiyorsun. Bir cocugu kapatmanin inancla falan alakasi yok. O gostere gostere bu toplumda bizim lafimiz gececek, sikeriz sizin modernitenizi biz daha cokuz demenin en basit halidir.
Bir de cikmis diyor ki kiz benim kizim, sana mi sorucam. Evet, benden daha az biliyorsan soracaksin efendi. Soracaksin, tartisacaksin, edendi gibi kendini anlatacaksin ve beni dinleyeceksin ki bir arada yasayabilelim.
Ben cocugumu sozum ona marksist yetistirsem dayak yiyecek, kupe taksa dayak yiyecek, sac uzatsa dayak yiyecek... Sonra asin bunlari.
Ben asarim da sen yarin obur gun icinde turbanla, posuyla, adnan menderes, che, ataturk vsli tshirtle dolasan cocuklar birbirlerini paralamaya basladiginda hangi siki yiyeceksin o zaman?
Sen o zaman ortada olmazsin. Cunku sen sorun cikti mi susarsin, cozum konusu seni baglamaz. Biri ciksin cozsun, ben de alkislarim adamisin sen. Yururluge girsin diye mangalda kul birakmadigin turban bile senin fikrin degil ki?
Zaten senin ne zaman bir fikrin, bir endisen, hayata dair derin bir idealin oldu?
Hamdolsun, hamdolsun...
Hamdolsun tabi. Sizi de bize vermisler imtihan diye.
başörtü yasak denilince baskı olmuyor başörtü isteyen takabilir denilince baskı oluyor. bu zihniyettir aslında gericilik. baskı kişilerin özgürlüklerini engelleyen, kendi gibi düşünmeye ve davranmaya zorlayan bir fiil ve suçtur. burada zorlama yok.
medeniyet ülke veya toplumun maddi ve maneviyatının, düşünce, sanat, bilim, teknoloji unsurlarının tamamını ifade eder. hiçbirisi görünüşü tanımlamıyor. sadece akıl ve vicdanı anlatıyor.
hayatım boyunca hep kişisel özgürlüklerin kısıtlanmasına karşı oldum. lisede okuyan çocukların türban takıp takmaması çok büyük sorun değil ama ikiyüzlülüğün de lüzumu yok şimdi. sanırsın bu adamlar kadın özgürlüklerine gerçekten önem veriyor, kadın hakları için sürekli mücadele ediyor, kadınların toplumdaki sosyal statüsünü güçlendirmeye çalışıyor ve lisede türbanın serbest bırakılması da o adımlardan biri. anlamadığım belki de hiçbir zaman anlayamayacağım şey şu, doğru olanın ne olduğunu bildiğiniz halde yanlışa alkış tutmak zor gelmiyor mu?