cep telefonuna 1500; bilgisayarına ortalama 2000 bin lira veren; ayakkabısını adidas'tan/nike'tan aşağı almayan insanlara dert olmuş. canım benim. kıyamam ben size. 20 tl de kitaba ver. yap bunu. hadi burası daha çok öğrenci (ama cepten/bilgisayardan/ayakkabıdan/şundan bundan gene fire olmaz biliyorum.) ya işinde gücünde olan insanlar? sorsan, "kitap çok pahalı yaaeee!" diyor. klişeden geberin gidin kitapsızlar.
kütüphaneleri fazla etkilemez. kütüphaneden faydalananı da etkilemez. kütüphaneden faydalanandan faydalananı da etkilemez. kütüphaneye kolay ulaşamayanı biraz etkiler. okumamak için bahane arayanı çok etkiler.
biz 'ülkecek' bir kitaba 20 tl değil 5 tl bile vermiyoruz ki.
karnımızı doyurmak için yeterince para harcıyoruz ama beynimizi doyurmak için vereceğimiz para çok geliyor.
20 tlye gelince, ayda yılda kitap alan biriyseniz çok değil, ama sürekli okuyan biriyseniz ağza koyar.
"ülkemizde kitap okuma oranı düşük" diye yırtınanların bilmesi gereken gerçek. 20 tl kardeşim. bu ülkede az para mı? neymiş efendim, o zaman kütüphaneye gitsinlermiş. he amına koyim gitsinler. adam haftanın 6 günü eşek gibi çalışsın kalan bir izinli gününü de evde dinlerek değil kütüphanede kitap okuyarak geçirsin öyle mi? güldürmeyin adamı. korsan alsa bu sefer "korsana hayır"cıların hedefi olacak. adam okumamakta haklı azizim.
popüler kültür kitaplarını anlarım basılmak ve çok satılmak için yazılır. genç yazarları da anlarım yeni kitap için paraya ihtiyaçları vardır. ayrıca o para sadece simgedir, değerdir. kırk yıllık kitabı astronomik rakamlara satmak okuyacağımız üç beş sayfayı da lüks haline getirir.
Ben de isterim emeğe saygı duyayım, yazarımız da kazansın. Ama yook, bizim halk zaten okumaz, çok okumak isteyen de bayılsın parayı.
Giriyorum d&r'a. Alıyorum yeni çıkanlardan şöyle gel oku beni diyen bir kitap. Arka kapağı zevkle okuyorum, sonra sol alt köşedeki sayıya takılıyor gözüm: 24 TL. E yuh 24 TL. Etimiz ne budumuz ne lan bizim. Ben o 24 tl'yle 5 arkadaşımı toplar, simit sarayında simit yerim. Üstüne 'her şey bendeen' triplerine bile girerim!
Beni korsan okuyup korsan okutmaya çalışan bir insan yapan şey; işte tam da bu başlık. Kağıdın kalitesi de zerre kadar bi tarafımda değil zaten..
korsan kitapları basanlarla orjinal kitapları basanlar aynada eşleştiğinden dolayı orjinal kitapların fiyatları asla aşağı çekilmez. bu sayede daha fazla korsan kitap satılır, yazara telif ödenmeden cepler doldurulur.
yayınevi kısmının kapısından girildiği anda bu iş yerinde asgari ücret ile çalışılmaktadır yazan iletişim yayınları başta olmak üzere tuvalete koysanız kullanılmayacak kitaplara fahiş fiyatlar çeken maksimum 250 sayfalık kitapları 20 liraya satan büyük ! yayıncılar olduğu sürece sokaktaki korsancı abimiz aç kalmayacak bin şükür.
lan şu ülkede nazım hikmet'in kitabını ciltleyip 40 liraya satan adamlar var. yeminilen kemikleri sızlıyor adamın.
Cepten internete, heryöne konuşma paketlerine, U.S. Polo gömleklere,üç öğün fast food zincilerine, bin lirayı aşan akıllı telefonlara para yetiştiren milletimi akla getirince normal bulduğum fiyatdır. Kitap fiyatları pahalı diyenler sahaf veya kütüphane kavramlarından haberdar olmasa gerek!
bir insan 15 ile 25 yaşı arasında okuduğu kitaplar sayesinde kitap okuma alışkanlığı edinir. yani kabaca öğrencilik yıllarında en çok kitap okunur diyebiliriz. peki türkiyede öğrenci olmak ne demek? bu yazıyı okuyan herkes biliyordur. parasız olmak demektir. siz kitap fiyatların ortalama olarak sayfası 1 liradan satarsanız, doğru dürüst halk kütüphaneleri oluşturmazsanız koskoca üniversitelerin bile doğru dürüst kütüphanesi olmazsa, kusura bakmayın ama bu gençlerin korsana yönelmeye hakkı vardır.