--spoiler--
madem ki benli hayat sana kafes kadar dar
uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar
hadi git benden sana dilediğince izin
öyle bir uzaklaş ki, karda kalmasın izin
git, iş işten geçmeden git
çok geç olmadan vakit
günahıma girmeden
katilim olmadan git...
--spoiler--
bu turnuvanın ardından istifa etmesini beklidiğim koç. oynadığımız tüm maçlarda hücumun bu kadar hareketsiz kalmasına nasıl seyirci kalabiliyor anlayamıyorum.
Burada eneyi eleştirince eksiye basan milliyetçi arkadaş,tanjevici beğenmeyen arkadaş sayın ene bu turnuvada ne yaptı biri bana söylesin. Son oyunları bu kadar kötü çizen bir koç görmedim ben. Oyuncularını motive edemiyor sonra da Kerem gelsede son saniye üçlüğü atsa maçı alsak de get ulan !
iyi oynamaya başlayan basketbolcuları nedense sürekli oyundan çıkaran koç. hani faul problemine giren oyuncular olsa bir şey demeyeceğim. ne yapmaya çalıştığını cidden anlamıyorum. (örnek olarak: enes ve ender)
not: 'salak oyunculara sahip olan koç' diyenler var lan bu adam için. o salaklar geçen sene dünya 2.si oldular. hem de önlerine gelen her rakibe fark atarak.*
kenar oyunu oynatamayan koç. gerek fransa maçının sonunda gerekse almanya maçında son 4-5 sn kala bunu bize göstermiştir. zaman zaman hidayet i fransa maçında 4 numara da oynatmıştır. biri şuna hidayet in neden phoenix te tutunamadığını anlatsın lütfen.
enes kanter i 10 dk anca oynatmasına hiç değinmiyorum. "genç oyuncu, tecrübesiz, maç eksiği var" bahaneleriyle oynatmıyo sanırım yeterince ama soruyorum oğuz savaş ta bunların hepsi var da noluyo? enes oyundayken neler yapabileceğini fazlasıyla göstermiyo mu zaten?
hazır açmışken ağzımı şunu da söyleyeyim izzet i niye takıma aldığını bilen biri var mı? adamın hem fiziği yok hem furkan aldemir kadar yetenekli değil hem de tecrübesiz. madem oynatmıyıcaksın zaten kısıtlı olan rotasyona neden böyle birini alırsın hiç anlamam.
iyi oynayan oyuncuya hemen kenara almak ve mola alıp hiçbir şey çizmeden oyuncuları sahaya geri yollamak gibi acayip özellikleri olan pabucumun coachu.
son dönemin en büyük hayal kırıklılarından biri olmaya aday genç a milli takım sorumlusu. oktay mahmuti' nin bulunması gereken yerde kendisi bulunmaktadır.
bu arkadaş'a tek tavsiyem, eline gürgen ağacından sert bir odun alması.
takımın çok şımarmış orhun! bu vatana ve millete aidiyet hisleri yok.
para yiyip eğlenmeyi biliyorlar. kıçı başı oynamış bunların.
eline kalın bir odun al ve bunları s*ke s*ke eğit.
güzellikle bu takım adam olmaz orhun. al eline sopayı.
ya zafer, ya sopa parolasıyla maça hazırla bunları orhun!
elini korkak alıştırma, dayak vatan kurtarır.
sen bizi anlarsın orhun. sende anadolu çocuğusun.
bu itleri adam edip, şerefimizi kurtar orhun.
tanjeviç bunların g*tünü kaldırmış, sen indir orhun.
kerem'i çok oyunda tutmadı, o artık sadece gözümüze batmaya başladı. zira fransa'nın kısaları bize hiç pas yaptırmadılar. sadece kerem değil, diğer bütün guardlarımız da hücumu bir türlü organize edemedi, top kaybı yaptı.
çizdiği set büyük ihtimalle kerem için değildi, ersan extra pas yaptı, iyi de yaptı ama basketbol işte girmedi. ayrıca çizilen set gayet iyi bir setti. büyük ihtimalle önceden düşünülmüş bir oyundu ve gayet iyi uygulandı.
hele son topta orhun ene'ye yüklenmenin hiçbir mantığı yok. bu takımın en iyi pasör iki oyuncusu hido ve emir. ikisinden biri çıkaracak topu. ayrıca kalan süre yamulmuyorsam 4 küsürdü ya da beşti. yani topu oyuna sokan adamın da şutu olabilirdi ki bu az uz kullanılan bir yöntem değildir zaten.
ben orhun ene'yi genel olarak gayet başarılı buluyorum. zira tanjevic'ten miras kalan savunmanın üzerine bir de hücum inşa etmeye çalışıyor. fena da gitmiyor. hop diye geldi koltuğa zaten, planlanan ya da beklenen birşey değildi. fakat gene de bol perdeli iyi hücumlar kullanmaya çalışıyor. bu da küt diye oturmaz. ayrıca orhun ene öyle çok tecrübeli bir koç da değil zaten geldiği hooop diye birşeyler değişsin.
son olarak turnuvanın geneline turnuva bitince bakıcaz ama bu fransa maçı belki bir koç için en çaresiz maçtı. rakip senin tam ters bir rakibin. bir şekilde kendi oyun tarzını yansıtıyosun ama kaçan boş üçlükler, turnikeler, son toplarda yapılan bireysel hatalar... hayır adam kendisi mi çıkıp alsın hücum ribaundunu ya da o mu topu oyuna soksun?
biraz desteklenmesi gereken koç.
yanlış hücum çizebilir, rotasyonu yanlış yapabilir, gerekli müdahaleleri yapamamış da olabilir.
ancak bu kadar yıldır tanjevicin yardımcısı ve ligin en başarılı takımlarından banvitin koçu olarak sözlükteki basketbol uzmanlarından daha fazla şey bildiği bir gerçektir.
(bkz: eleştirinin dozunu kaçırmak)
maç kaybedildi, vur orhun'a. ''bu ne yea, daha set oyunu çizemiyor, oyunculara söz geçiremiyor, tü kaka''. Adam sahaya girip kendisi atsa yaranamayacak. Bu adam polonya maçında da duyan duymuştur, topu içeri indirin diyor, çiziyor. Tabii bu esnada rakip takım uyuyor, teknik heyetleri çaylarını yudumluyor, aralarında şakalaşıyorlar. tablo bu mudur? Sen atmak istiyorsun da adamlar maçı vermeye dünden razı, hıhım, evet. Yeri gelir, sahadaki oyuncu insiyatif kullanır. Olan biten koça mal edilmemeli. Adam diken üstünde, belli. Kendisine güvenmeli, rahat hissetmesi için gerekli ortam koşulları sağlanmalı.
en büyük hatayı emir'i topu oyuna sokmaya göndererek yapan koç. yapması gereken tek şey, emir'e 3 sayı çizgisinin gerisinde beklemesini söylemek ve topu oyuna sokmaya bir oyun kurucu göndermekti.