bi tanjevic değil diyenlerin tanjevic in 6 sene bu takımı siktiğini bilmemektedir.
o kadar düşük yüzdeye rağmen her maç son topta bitiyor ama orhun ene suçlu? ya bi siktirin gidin o basketbolcular gitsinler önce serbest atış atmayı öğrensinler sonra orhun ene nin eksiklerini konuşun. tanjevic e 6 sene dayanan ülke kendi adamına oyuncuların yeteneksizliğinden dolayı 3 ay dayanamıyor. yazık.
(bkz: beyefendi)
maç sonrası basın toplantısında tek suçlu kendisi olmadığı halde suçu üstlenmiş, sporseverlerden özür dilemiş, ayrıca bir kere bile hakemler şöyle böyle dememiştir.efendilik budur.
bu kadar sayı kaçıran takıma anca böyle adamdır. gene de iyi idare edendir. bu yüzdelerle maçı gene de buraya kadar getirebilecek taktikler verdiyse sağolsundur.
izzet türkyılmazı kadroya alması hem spekülatif hem de gereksiz bir durumdu. Son toplarda 2 sayılık atışlar yeterken inatla 3 sayılık set çizmesi belkide iki üç maçın kaybedilmesinde etkendi.
Yeterli tecrübesi olmadan milli takımın başına geçirilmemesi gereken birisiymiş. Dünya ikincisi bir takımımız vardı, bir yıl sonra Avrupa 8.'si bile olamayacak belki. iyi bir koç bu takımı bu hallere sokmazdı gerçekten. Pota altından daha etkili olmamıza rağmen ısrar dış şutlarla skor üretmeye zorluyor takımı. iyi hatta oldukça iyi bir oyuncuydu Orhun. Harun ile birlikte bir sağdan bir soldan devamlı skor üretirlerdi. Ama bir işi çok iyi yapan biri çok iyi bir şekilde öğretemez. Uzun zamandır gördüğüm en kötü milli takım. Oysa ki kadro olarak çok da iyiyiz. Takımı motive edemiyor Orhun, kesinlikle gerçek olan bir şey varsa bu da bu... Kaybettiğimiz tüm maçları kazanabilirdik. Yanarım yanarım buna yanarım.
her spor dalında klasiktir, çok iyi oyuncu olmak, çok iyi hoca olmaya yetmez, hocalık, antrenörlük, koçluk herneyse işte çok başka vasıfları gerektirir.
örnek: hagi bir oyuncuyken efsaneviydi, hoca oldu neredeyse oyunculuk karizmasını bile bitirecekti.
mourinho futbolcu olarak adını ailesi dışında kimse bilmez, ama hocayken efsane oldu.
orhun, daha yolun çok başında doğrudur ama bazen bazı ışıklar baştan parlamıyorsa, napsanda oradan projektör çıkmıyor be kardeşim.
köpek gibi kıskandığı için enes kanter'i inatla oynatmayan adam. inatla kerem tunçeri, hidayet de devam etsin. elin siki ile gerdeğe girmeye alıştınız ne de olsa.
daha turnuva başında, hatta hazırlık turnuvalarında, orhun ene'yle bu iş olmayacak dediğimizde basketbol cahili, vefasız ilan edilmiştik. şimdi sonucu hepimiz görüyoruz. bu takım geçen sene oynayan oyuncularından semih ve kerem'i kaybetmiş olsa da emir ve enes gibi iki büyük yeteneği kazanmıştır. iki takım arasında bu kadar uçurum olması normal şartlarda imkansızdır. bu kadar kötü hücum etmemeliyiz. belki de oynayabileceğimiz en kötü basketbolu oynuyoruz. bunun tek suçlusu değildir orhun ene tabii ki, ama en büyük suçlusudur.
tanım: bir an önce istifa edip, en azından önümüzdeki turnuvaları mahvetmemesi gereken, türkiye'nin bana göre gelmiş geçmiş en iyi oyun kurucusudur.
not: şans bir kere daha bize güler de bu gruptan çıkarsak, hatta olur da şampiyon olursak bile yine de kendisi hakkındaki görüşlerim değişmeyecektir. kendisi maalesef ama maalesef koçluk için 'şu an' yeterli değil. ne kadar çok sevsek de durum böyle.
ne kadar basketbol bilgisi yüksek, karakterli ve efendi bir insan olsa da koçluk açısından gerçek potansiyelini gösteremediğini düşündüğüm türkiye'nin yetiştirdiği en iyi point guard. daha ilk günlerden "orhun'la olmayacak galiba." cümlemi defalarca tekrarlamıştım. bu tahminimde yanılmayı dilerdim ve umarım daha sonrasında yanılırım da. ne kadar kötü durumda olsak da şans hep bizden yana oldu. bir şekilde takımını çeyrek finale taşıyacaktır, eminim.