Kafamda bir tuhaflık ismi enteresan bir isim, biz kafamda bir tuhaflık var demeyiz ki kafam bir tuhaf deriz sanki ingilizce cevirisi düşünülerek ayarlanmış bir isim.
Günde on saat yazdığını iddia eden, nobel edebiyat ödüllü yazarımız. Yazar olmak isteyenlere "kitap yazmadan önce en az bin beş yüz kitap okuyun" uyarısında bulunmuştur.
topluma iletmek istediği mesajları şifreli bir şekilde anlatmaya çalışan yazarımız. özellikle kar ve kara kitabının altında bir cevher yattığı görünen bir gerçek. anlayabilene ne mutlu orhan pamuku.
türk tarihinin şüphesiz en büyük yazarıdır. orhan pamuk sadece iyi bir romancı değil, iyi bir düşünür, iyi bir araştırmacı, iyi bir analizci, iyi bir aktarımcıdır.
Mevlut ne la! Mevlüt desen tamam da Mevlut ne! Şaka mısın abi? ingilizceye daha mı iyi uydu diye o ismi koydun? Bırak bu işleri Orhan Pamik !!! Neyse kitabın geneli iyiydi hakkını yemiyelim. Beğendim yani.
Kara Kitap ve Yeni hayat gibi edebiyatımızın gelmiş geçmiş en yarmış kitaplarını yazandır.
Ama maalesef siyasetin ve nefretin, edebiyat ve sanattan daha ciddiye alındığı bir ülkede değeri bilinmeyendir.
Hatta siyasi görüşleri dolayısıyla yazdıklarına bok atılandır...
ne yazıkki çoğu şeyden yoksun, farkında olmadan yaşamlarını devam ettiren ve gözü kapalı bir halde başkalarının esareti altında yaşayan insanların hedefi haline gelmiş,değeri bilinesi yazardır kendisi efenim.ve lütfen birazcık okuyalım.
Amına koyayım okuyanlar senin gibi dili katlediyorsa bu adamı okusam ne okumasam ne? Vatan hainidir. Kim olduğunu ve ne kadar mal olduğunu iyi biliriz. Ne kadar iyi yazar öğrenmek istiyorsan kitaplarının tutmadığı dönemi, tecavüze uğramış kedi gibi kulakları indirip evinde gizlendiği günleri oku.
orhan pamuk, diyarbakir büyüksehir belediye baskani feridun celik'in davetine üzerine diyarbakir'a geliyor. konu da kürt tarihi ve edebiyati. fakat orhan pamuk, kendisinin türk oldugunu ve dogal olarak da milliyetci oldugunu söylüyor; kürt tarihi ve edebiyati hakkinda bir bilgisi olmadigini belirtiyor. bunun üzerine salon bosaliyor, bir elin parmaklarini gecmiyecek insan kaliyor.
karin doyurmadigi icin türk milliyetciligini birakmak...
neden yazdığını şu şekilde açıklamış:
"içimden geldiği için yazıyorum! başkaları gibi normal bir iş yapamadığım için yazıyorum. benim yazdığım gibi kitaplar yazılsın da okuyayım diye yazıyorum. hepinize, herkese çok çok kızdığım için yazıyorum. bir odada bütün gün oturup yazmak çok hoşuma gittiği için yazıyorum. onu ancak değiştirerek gerçekliğe katlanabildiğim için yazıyorum. ben, ötekiler, hepimiz, bizler istanbul'da, türkiye'de nasıl bir hayat yaşadık, yaşıyoruz, bütün dünya bilsin diye yazıyorum. kağıdın, kalemin, mürekkebin kokusunu sevdiğim için yazıyorum. edebiyata, roman sanatına her şeyden çok inandığım için yazıyorum. bir alışkanlık ve tutku olduğu için yazıyorum. unutulmaktan korktuğum için yazıyorum. getirdiği ün ve ilgiden hoşlandığım için yazıyorum. yalnız kalmak için yazıyorum. hepinize, herkese neden o kadar çok çok kızdığımı belki anlarım diye yazıyorum. okunmaktan hoşlandığım için yazıyorum. bir kere başladığım şu romanı, bu yazıyı, şu sayfayı artık bitireyim diye yazıyorum. herkes benden bunu bekliyor diye yazıyorum. kütüphanelerin ölümsüzlüğüne ve kitaplarımın raflarda duruşuna çocukça inandığım için yazıyorum. hayat, dünya, her şey inanılmayacak kadar güzel ve şaşırtıcı olduğu için yazıyorum. hayatın bütün bu güzelliğini ve zenginliğini kelimelere geçirmek zevkli olduğu için yazıyorum. hikâye anlatmak için değil, hikâye kurmak için yazıyorum. hep gidilecek bir yer varmış ve oraya -tıpkı bir rüyadaki gibi- bir türlü gidemiyormuşum duygusundan kurtulmak için yazıyorum. bir türlü mutlu olamadığım için yazıyorum. mutlu olmak için yazıyorum."
Duygularimi,dusunce tarizimi,hissetlerimi bu adamdan daha yakin hic kimse yazamiyor.resmen kendimi okuyorum.onun romanlarindaki gecmis hayatlar,ozlemini cektigim zamanlara goturuyor beni. Iyi ki yaziyorsun orhan pamuk.
ülkemizi uluslararası ölçekte temsil ettiği için kendi adıma utandığım yazar. ilber ortaylı'dan aldığı ayardan sonra neden tolstoy'un değil de orhan pamuk'un nobel edebiyat ödülü aldığını anlıyoruz. Mesele şu ki, aldığı ödül esasında edebiyat adına değil.