korkak olmamanın, inandığı gerçekleri söylemenin ( doğru -yanlış) bedelini çok ağır ödeyenlerden. ama susacak biri asla değil.
kafamda bir tuhaflık kitabında akp'ye oy veren insan profilinin oluşum sürecini, varoşları, kendine solcu ya da sağcı diyen gençlerin hayatlarını ( aslında aynı acılar ve yoksulluk içerisindeler) bir insan hikayesi üzerinden çok güzel anlatmış. hem de hiç acıtmadan.
Son 60 sayfasına geldiğim (bkz: kar) kitabı harika bence bu coğrafyada yaşayan her kişi okumalı. kesinlikle apolitik yazılmış bir kitap. bazı sahnelerine o kadar kaptırıyorum ki karakter için baş ağrısına girmiş bulunmuşluğum var.
okuması zordur ve sabır gerektirir ama sonuçta nobel almış tek türktür.
siyasi olarak etkisiz elemandır gözümde, ara sıra yabancı dergilere röportaj verir ama yurdundaki insanlara yardımcı olmaz. maksat vitrinde kalmaktır onun için.
edebi değeri? nobel almıştır ama bir ahmet hamdi değildir olamayacaktır.
istediği kadar iyi yazar olsun ki değil çoğu yazısı intihal. vatanı satarak, olmayan soykırımı olmuş gibi gösterek nobel ödülü almış kişiliksiz karaktersiz çağının değil döneminin insanı(!)
Türkçeyi iyi kullanamıyor noktasındaki fikirlere katılabilirim lakin anlattıkları eksik de olsa, bazen saçma bazen hatalı da olsa edebiyat tarihimizde önemli bir yeri olan kariyeri vardır ki zordur onu okumak. bilerek ya da bilmeyerek yapar bunu ama dili kötü kullandığı için yaptığını düşünmüyorum dediğim yazar.
kendisi iyi bir yazar olsada artık bıkmadı mı bu ülkeyi dünyaya kötülemekten ulan bu ülkede olan hiç mi güzel bir şey yok? utanmasa mehter marşını bile "kafa siken müzik" gibi bir şeyle lanse edecek ya az sev şu memleketini.
siyasi görüşü ve sözleri, kitaplarından daha çok konuşulan yazar. ülkenin geçmişiyle uğraşmak yerine mevcut düzene yorum yapsa daha mantıklı olacaktır ama ekmeğini yemekten usanmadıkları ermeni olaylarını dile getirmek daha cazip geliyor. umarım başına bir şey gelmez.