roman kahramanlarının çoğu efsunlu şeyler gören, tuhaf halleri olan, bugün kaybolmuş meslekleri yapan ( bozacı, kuyu ustası) kimseler. belli ki batı mitolojisinden ve doğu' nun hikayelerinden çok etkilenmiş. bir de sanki böyle insanları seçerek hiçbir hayatın sıradan olmadığını , her insanın bir hikaye olduğunu göstermek istiyor. orhan pamuk bence çok ilginç bir yazar.
orhan pamuk'a olan ön yargılarınızı bir kenara bırakın kar romanını okuyun, masumiyet müzesini okuyun. cevdet bey ve oğullarını okuyun. cidden kitap okumayı seven biriyseniz ve orhan pamuk'u ıskalarsanız pişman olursunuz. adam büyük edebiyatçı.
Kalemi gerçekten çok çok iyidir. Lakin kendisini siyasete atması cidden o kadar saçma ki. Bir sanatçının milletine bir faydası yoksa, bilmediği hatta bildiği konularda bile yorum yapması cidden çok gereksiz. Sen niye sanatçı kişiliğine gölge düşürüyorsun ki, niye milyonları kendinden nefret ettiriyorsun ki? Sen o malum açıklamayı yapmasan da nobeli alabilirdin, örnekleri var mesela (bkz: Aziz sancar) Yılmaz erdoğan'da öyle mesela. Herkes kendisinden tiksinir ama yazdığı dizi filmlere çoğunlukla kimse kötü bir yorum yapmaz. Milletin tiksinmesinin sebebi de siyasete balıklama atlaması, menfaatleri için bi yerlerini bile verebilecek seviyelere düşmesi.. Neyse velhasıl insanları kitap okumaktan da bu tarz yazarlar soğutuyor bence. Ne bileyim liseli veya üniversiteli bir genç kitap alacak; Orhan pamuk var yok o ermeni vatan haini, zülfü livaneli alacak yok o kominist, elif şafak'ı alsaaam yok yok onun ne olduğu belli bile değil.. ne yapsam ne yapsaaaam hahh Allah de ötesini bırak'ı alayım, eyvallah'ı alayım sınıftakilere havam olsun, sen 17 yaşımsın'ı alayım beynimi mayın tarlasına çevirsin filan diye düşünüyordur herhalde.. Tabi Necip fazıl seviyorum ben diyen veya Nazım Hikmet için ölürüm diyenlerin de %85inin şiirle veya kitapla pek bir ilgisinin olmadığını varsayarsak yazarlara afedersiniz bok atmak da gerçekten çok saçma olur. Konudan konuya oldukça hızlı atladığım ve kendimin bile ne anlatmak istediğimi anlayamadığım için, sizin de pek bi şey anlamamanız oldukça normal.
(bkz: Kafamda düşünürken böyle değildi bu)
(bkz: Ne saçmaladım bee)
son yazdığı " kafamda bir tuhaflık" kitabında bir bozacının hikayesinden yola çıkarak çarpık kentleşmeyi, an be an değişen istanbul'u, köyden göç eden ve tutunmaya çalışan insanını , şehirlere yerleşen sevimsiz muhafazakarlığı ve gerçek bir aşkı anlatan yazar.
hiçbir kitabını okumayıp hatta bir kitabını okumaya başlayıp da okuyamayanların hiçbir şekilde eleştirmemesi gerektiğine inananların ihtarlarına rağmen ve ancak hiçbir kitabını okumayıp hatta ve hatta bir kitabını okumaya başlayıp da bir bok anlamamışların bile nefretini toplamış yazar.
kar kitabının son sözünde "romancı, okurlarının bilmek, anlamak istemediği, hatta tehlikeli bir düşman olarak gördüğü "öteki"nin insanlığını da ortaya koymalıdır." cümlesi ile gönlüme taht kurmuş yazar. bugüne kadar kendisinin hiçbir kitabını okumayarak aynı kitaptaki karstaki faşizan tutumlar gibi ben de edebiyat faşizanlığı yapıyordum ki aslında ne kadar sığ düşündüğümün, orhan pamuk'un türkiye devleti düşmanı olduğu sözlerine gözlerim körmüşçesine inanmışım bugüne kadar tüm bunların farkına varmamı sağladı. aslında orhan pamuk tam da benim penceremden bakıyormuş dünya'ya, kars'a. mavi gezegende aynı hisleri paylaşabildiğim yeni bir insan tanıyabilmekten dolayı mutlu oldum. soğuk ve karlı bir kış günü türkiye'nin en batısından doğusuna doğru seyir alan bir otobüsün içinde kar romanına başlarsanız eğer eminim orhan pamuk'un ve kar romanının yeri sizde de çok farklı olacaktır. kaleminize sağlık bayım.
Adamın kişiliğine ve siyasi görüşüne istediniz deme hakkına sahipsiniz, fakat edebiyatına orda dur kardeşim daha fazla kendini rezil etmeden uzaklaş. böyle bir yazardır orhan pamuk.
benim adım kırmızı ülkemiz tarihinde yazılmış postmodern roman örneğinin başyapıtıdır. orhan pamuk okumamış birinin benim adım kırmızı dan başlaması gerekir fikrimce. dili su gibi akıp gider. şiirin düz yazılmışıdır adeta. kitaplarındaki küçük insanlarının büyük dünyaları tutkuları aşkları hırsları sıcacıktır çekiverir sizi içine hemen.
sadece kendisine ülkemizde radikal bir siyasi duruş sergilemediği için haksızlık edildiği kanaatindeyim. böyle bir zorunluluğu da yoktur nitekim. okurunu sırf ahmet hamdi tanpınar gibi büyük bir yazarla tanıştırabilmesi barıştırabilmesi bile en büyük başarısıdır. kendisine gösterilen kayıtsızlığın benzeri döneminde ahmet hamdi tanpınar a yapılmıştır.
okumamak büyük kayıptır.
Kalemi çok iyi olmasına karşın, arada * saçmalayan hatta bolca saçmalayan yazar. Eğer siyasete burnunu sokmasa çok severdim bu adamı ama işte.. Sevdirmek istemiyor demek ki.
"harika olanı harika yapan şey, onun sıradanlığı ve sıradan olanı sıradan yapan şey, onun harikalığıdır."
sıradan diyenlere ithafen.
çünkü "ancak anlatacağı hiçbir şey kalmadığında insan kendisi olmaya iyice yaklaşmış demektir" derdi şehzade. "ancak, insan anlattığı şeylerin tükendiğine , bütün hatıraların , kitapların, hikayelerin ve hafızanın sustuğuna ilişkin o derin sessizliği içinde duyduktan sonradır ki, kendi ruhunun derinliklerinden, kendi benliğinin sonsuz ve karanlık labirentlerinden kendisini kendisi yapacak kendi gerçek sesinin yükselişine tanık olabilir.
Önemli bir yazardır burası muhakkak. Eserlerinde büyüleyici bir hayalgücü var demek zaten yazarın tarzıyla pek de uyuşmaz bu nereden çıktı anlayamıyorum. Ama gerçekten üst düzey bir kurgulama yeteneği var. Ve ayrıca postmodern roman yazılması en güç romanlardır. Nobel'i almasını diline dolamış edebiyatdan bi haber insanlara kulak asmayın. Siz sanıyor musunuz ki nobel edebiyat ödülü bundan önce hep üst düzey yazarlara verildi. Araştırın bakalım nobeli almış yazarları kaçın da o dilinizden düşürmediğiniz üst düzey hayal gücü var. Yarısından çoğu vasatın altında yazar. Ha bir de şu var. Nobel edebiyat ödülü gerçekten kalemi en güçlü yazara verilseydi orhan pamuk bu ödülü alamazdı. Nobel almış olan birçok yazar gibi. Ve gerçekten kalemi en güçlü yazar alsaydı bu topraklar da bu ödülü hak eden tek bir insan olurdu: (bkz: ahmet hamdi tanpınar)
Tek bir örnekle 35 yıllık yazarlığını genelliyorsunuz. Bu mu yani aklınızda sadece bu mu kaldı? "Bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti" diyerek başlayan yeni hayat dururken "Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum" diyerek başlayan masumiyet müzesi dururken bu cümle aklınızda kaldıysa benim söyleyeceğim bir şey yok. Sağlıcakla kalın.
Vasat yazar filan değil. iki kitabını okusanız anlardınız. Detaycılığı, hayalgücü mükemmel olan bir yazar. Arada dil bilgisi hataları yapmasını fazla teknik yazmasını eleştirebilirsiniz ama edebiyatçı kimliğine vasat diyerek çamur atmaya hakkınız yoktur.
nobel ödüllü romanı "kar" ın ilk 9 sayfasında kafkas türklerinin göz bebeği olan kars; sözüm ona bir kürt, ermeni ve rus şehri olarak ballandıra ballandıra anlatılmaktadır bu şahıs tarafından.
"devlet" kapısını çaldığında şehir halkının korktuğunu ima etmektedir "garp kurnazı". "türk" kelimesini kullanmamak için bin dereden su getirmektedir.
ayrıca daha ilk sayfalarda "pkklı teröristler" yerine "pkklı gerillalar" demeyi uygun görerek yalaması gereken götlerin tümünü afiyetle yalayıp nobelciğine kavuşan pkk sempatizanıdır.
romanında kadın hakları kisvesi altında "islamofobi" ateşine odun atmayı da ihmal etmemiştir.
yani özetle; aldığı satılık nobelin hakkını vermek için bir tek türk olarak doğmaktan duyduğu utancı ve hayalini kurduğu doğu ve güneydoğu anadolu haritasını romanına eklemediği kalmıştır.
batı dünyasından aldığı övgü ve ödülleri sonuna kadar hak etmiştir!