nobel odulu adiktan sonraki durumu bilmiyorum ama oncesi icin soylenen "yurt disinda cok taniniyor, okunuyor" tezi pek de dogru olmayan yazar. abd'nin en buyuk kitap satis magazasi olan barnes&noble'da kara kitap'i bulamadim. benim eve en yakin kutuphanede de yoktu. barnes&noble'un internet sitesinden almak istedim. yenisi yoktu, kullanilmis siparis ettim. gelen kitap ohio'da bir kutuphaneden satin alinip bana satilmis. kutuphanede sadece iki kisi almis kitabi. sonra da okunmadigi icin barnes&noble'a satilmis. mehmet okur veya hidayet turkoglu orhan pamuk'tan kat be kat meshur burada. internet mahir bile daha meshur. yanlis anlasilmasin, ben romanlarini cok sevdim (kar haric). sadece buradaki durumu tespit etmek istedim.
hakkında yazma dürtümü engelleyemediğim bir isimdir. her hangi bir kitabını baştan sona bitirmediğim için kitapları bir şeye benzemiyor, imla hatası dolu, üslup yok, vs. gibi esere yönelik eleştiri yapamayacağım ancak söyledikleri hakkında bir kaç kelam etmezsem içim rahat etmeyecek.
orhan pamuk kimdir? türk romancısı, ses getiren romanların sahibi. kimisi çeviri mafyası ile yurt dışında popüler olduğunu söylüyor kimisi eserleriyle ilgili yapılan reklam ve promosyonların edebiyatın dışında olduğunu ve bu nedenle tüccardan bir farkı olmadığını söylüyor falan filan.
peki hakkında en çok tartışılan konu nedir? nobel adayı olduğu esnada sözde ermeni soykırımı konusunda söylediği söz. ne demiş? "bu ülkede 1 milyon ermeni ile 30 bin kürt öldürüldü" normal bir vatandaş gibi hakaret etmediği sürece istediğini söyleyebilir ama insanın kafasında soru işareti uyandırıyor bu açıklama. neden? çünkü sayın pamuk daha önce siyasi hiçbir açıklama yapmamıştır, ne bosna'da avrupa'nın gözü önünde tecavüze uğrayıp boğazı kesilerek öldürülen onbinler hakkında, ne ırak'ta öldürülen masum siviller hakkında, ne camiye düşen bomba ile ölen filistinli ile annesine çocukları küçük kurşunla öldürürle değil mi anne diyen çocuk hakkında, ne de batı trakya'da zulme uğrayan türkler hakkında. fransa'nın cezayir'de 1 milyon müslüman'ı katlettiğini de söylememiştir, peki bir edebiyatçı tüm dünyada yankı uyandıran bu olaylar hakkında bir kelam etmemiş ve tüm dünya'da türkiye aleyhinde lobi faaliyetlerinin yapıldığı ermeni konusunda neden böylesi bir açıklamayı yapmıştır, salt bir vatandaşın açıklaması mıdır bu yoksa nobel'e giden yolda eşikten atlama mücadelesi mi?
gözü önünde yapılan onlarca katliamla ilgili tek bir kelime etmezken 1914 yılındaki olaylar hakkında nasıl bu kadar net konuşabilmektedir, resmi teze aykırı düşmesi sorun değil, ancak kendi ülkesi hakkında bu kadar "dobra" konuşabilen bir isim nasıl diğer ülkelerin cinayetleri, tecavüzleri, saldırıları, katliamları, soykurumları hakkında konuş(a)maz?
acımaktayım bu kişiye, mehmet akif ersoy, necip fazık kısakürek, nazım hikmet ran, behçet necatigil, samiha ayverdi, peyami safa ile aynı düzlemde olduğunu zannettiği için acımaktayım, yahya kemal'in adının geçtiği bir edebiyat'ta nobel ödülü alan edebiyatçı olarak anıldığı için acımaktayım, dikkatinizi çekerim, bu edebiyatçıların sıfatları vardır, lakapları vardır, halk nazarında ayrı yerleri vardır, orhan pamuk'un tek sıfatı ise nobel edebiyatı almış türk yazar'dır, ne hazin, "türk" yazar, halkın içine çıkmaktan çekinen bir yazar, edebiyatçı ne için yazar ki? nobel için mi?
teşekkürler sayın pamuk, bize ak ve karayı bir kez daha hatırlattığın için, nobel'in hayırlı olsun..
bir: elinde bilimsel bir belge olmadan türkler ermeni ve kürt katliamı yapmıştır diyebilecek kadar saçma ve birde o katledildiği söylenen insanların tam sayısını vercek kadar bilimsel etikten uzak bir araştırmacı-karıştırmacı yazar
iki: "istanbul" isimli kitabının 15 yy da yazılmış osamanlıca bir kitaptan copy-paste edildiği ispatlanmış yazar! evet, kitaplardan alıntı yapabilirsin birşeyler yazarken ama alıntı yaptığın yeri belirterek, veya bir kitaptan esinlenebilirsin yazarken ama o esinlendiğin kitabı yazdığın kitabın başında itafta bulunup belirtmek şatı ile! yani biz mi öğreteceğiz oğlum orhan pamuk yazarlık nasıl yapılır diye ha?
Nobelli ilk Türk yazar. Çocukluğumdan beri okuduğum okunması gerektiğine inandığım yazardır kendisi, Cevdet bey ve oğullarını okuyalı yıllar geçti üzerinden ama hala tadı aklımdadır ve hatırladıkça keyif verir bana. Dilinin sadeliği romanlarındaki kurgu güzeldir, yazarın çalışkanlığının * eseridir.
elif şafak ile aynı kategoriye konulmaması gereken yazar. şöyle ki;
elif şafak, bir romanı, bir düşünceye göre yazmıştır. sanat eseri yargılanamaz. roman kahramanı suç işleyemez.
orhan pamuk; verdiği demeçte, "burada 30 bin Kürt ve bir milyon Ermeni öldürüldü", demiştir. burada gördüğünüz üzere, bir sanat eseri yoktur. orhan pamuk, tarih ile ilgili bir akademik çalışması olmamasına rağmen; bir tarihçi gibi tarih hakkında yorum yapmıştır.
maliyeye vergi yatırmadığı ve 437
milyar vergi borcu olduğu söyleniyor.
Maliye, Nobel'den gelecek 2 trilyonu bekliyormuş
Maliye'ye 437 bin YTL vergi borcu olduğu söylenen Pamuk'un aldığı
ödül mevzuat gereği takip altına alınarak, önce bu
vergi borcu tahsil edilecek. Pamuk'a 2006 Nobel Edebiyat Ödülü'nün yanı sıra
yaklaşık 2 milyon YTL de verilecek. Pamuk'un daha
önceden Maliye'ye 437 bin YTL vergi borcu olduğu ve bu
nedenle borcun ödülünden kesileceği bildirildirilmiş. Bu
arada Pamuk'un para ödülünden Gelir vergisi Kanunu'nun
29. maddesi gereği Veraset ve intikal Vergisi alınmayacakmış.
yazarsa sadece yazdıklarına bakıp değerlendirilmesi gereken kişi, yok efendim yazar değil bir barış elçisi, bir barış güvercini(!) ise o zaman alıp yerin dibine sokulası insan.
söyledikleri çok takdire şayan olmamakla * birlikte yine de fikirlerini söylediği için cesur bulmaktayım kendisini. tek sorun avrupa 'nın tam da duymak istediği şeyleri gidip onlara anlatması, kendisini kullandırması.
bu insanin turkler soykırım yaptı laflarını hadi gecelım hadi o senin turkluk onuruna dokunmadı, senın ulkenın kurucusu ulu onder ıcın soyledıklerıne bakalım orhan pamugun.
"çocukluğunda kız kardeşiyle tarlada karga kovalayan sapık bir padişah... sonra kasaba meydanına dolanır, atatürk heykeline sıçan güvercinleri ayıplar... atatürk kendini içkiye vermiş meyhane kalabalığına cumhuriyeti emanet etmiş olmanın güveniyle gülümsüyordu... atatürk ün leblebi zevkinin ülkemiz için ne büyük bir felaket olduğu..."
kaynak: kara kitap ekim 1999 orhan pamuk
su cumleleri okuduktan sonra hala bu insanla gurur duyuyorsan duy kardesim orhan pamugunlada duy, onla aynı seylerı soyleyen abdullah ocalan ınlada, duy hrant dink inlede duy, ermenistan devlet baskani koçaryan inlada duy. mezhebin geniş kardesim hepsiyle duyarsın. ama asla ataturkle gurur duyma. ataturkle gurur duyman icin öncelikle onur sahibi olman lasım. sen ataturke, dedelerine kufreden insana saygi duyarak zaten bu onur denen erdemi çoktan kaybetmişsindir. unutma biz yani türk milleti onuru için yaşar. biz dedim sen üstüne alınma
türk askerinin kıbrıs'ta işgalci olduğunu, yunanistanın kara sularını 12 mile çıkartmasının hakkı olduğunu, ırak'ın 3'e bölünmesi gerektiğini savunması durumunda nobel barış ödülünü de almasını beklediğim avrupalı yazar.
iyi bir romancı olup romancılıktan başka işlere de el attığı için birçok insanca,kendimce de kendinden soğutan insan...hakkettiği nobel ödülünü haketmediği bir şekilde almayı başarmıştır...
19 ekim 2006 tarihli tempo dergisine kapak olan nobel ödüllü yazarımız. başlık da aynen şöyle "orhan milletin efendisidir!". kendi milletini hiçe sayarak "sözde" olan bir olayı bile gerçekçi hale getirip, türkleri aşşağılayan bir insan nasıl "efendi" oluyor anlamış değilim.
çıktığı her programda türkler bir buçuk milyon ermeniyi katletti deyip bugüne kadar doğuda şehit düşen bir tek asker için hadi onu bırak israilin öldürdüğü onca bebek ve çocuk için tek kelime dahi etmemiş dört ayağa sahip olması gerekirken her nasılsa iki ayakla dünyaya gelmiş canlı türü.
can yücel 98'de datça'da pamuk hakkında şunları yazmış;
"sepetinde üç dirhem pamuğu olmayan takımı
fena halde tebelleş oldu orhan pamuk'a...
yok efendim, bu nışantaşı çayır züppesi
-romancılık ne gezer serde!-
reklâm yazarıymış düpedüz
veya son model helikopteriyle kapı kapı dolaşan
post-modern bir seyyar satıcı...
ben ki pre-modern bir şairim, diyorum ki size:
bakmayın orhan'ın hep geçmişe mazilerden dem vurduğuna
harem dairelerinde oryantal göbekler attığına!
o mu sanki edebiyatımızda tek yağmur kaçağı
üslubu bihoş mesleği nakkaş muşambası makintoş!
bakmayın sokaklarda bir müze bekçisi gibi dolaştığına
o tam günün adamı
antika olan biziz asıl
gırtlağına kadar beyaz eşyaya kara paraya batmış
bu tüketim toplumunun has çocuğu o!
bir kalemde yeni bir kalem sürdü piyasa ekonomisine
kitapsızlar mahallesinde salyangoz bellenen, o yasaklı
o tu kaka kitap kapış kapış gidiyor sapamarketlerde
orhan eskiden yok olan bir şeyi yok satıyor
biz ne kızıllar gördük kızılı yok pahasına satan...
varsın o da kırmızı'yı okutsun ateş pahasına"
ancak bugün pamuk'a kafayı takıp bir kaşık suda fırtına koparan cevvalleri görseydi onlara da bir güzellik yapardı kesin can baba.
Hayat öğrenmekle geçiyor! Şimdi bir şeyi daha öğrenmiş olduk. isveç ten Nobel kazanmak için Orhan Pamuk gibi olacaksın. O ülkelerde ağırlanacak, gelir elde edecek, lobi faaliyetini hem ABD, hem de AB nezdinde çok iyi sürdüreceksin.
Türklerin Ermenileri ve Kürtleri kestiğini engin bilginle açıklayacak, hatta bilançoyu bile vereceksin!
"Bir milyon Ermeni, 30 bin Kürt!"
AB ülkeleri ve Nobel Ödülü nü veren isveç seni ayakta alkışlayacak, Nobel kulisleri kızışacak. "Bizim Orhan tam isteğimiz adam" sözleri Avrupa ve isveçte yankılanacak .
Ama o veciz sözlerinde Ermenilerin kestiği on binlerce Müslüman Türk, PKK nın şehit ettiği altı bin askerimiz ve polisimiz yer bulmayacak.
Yazdıkların ve verdiğin demeçler için onlardan hep "aferin" alacaksın.
Ermenileri ve Kürtleri kestiğimizi, soykırım yaptığımızı savunacak, Atatürk ile alay edeceksin.
Yine de, ben bu arkadaşa Nobel Ödülü verilmiş olmasından dolayı çok mutluyum valla! Niçin?..
Çünkü onun kimliğinde "TC" yazıyor. O bir "Türk!"
inanmayan nüfus káğıdına, pasaportuna baksın!
Arkadaş ABD ve AB yi hoşnut kılmayı başarmış, kulisini yapmış ve yaptırmış, Fransız Parlamentosu Ermeni tasarısını onaylarken, aynı anda ödülü kapmış. Rastlantı!
Türkiye de daha nice Orhan Pamuklar var, darısı onların başına!
(kaynak emin çölaşan 17 ekim 2006 tarihli yazısı)