sen dese de çevirmen siz diye çevirir zaten boşa üzülmüş kişidir kendisi.
you'nun karşılığını bilen bilir,
ayrıca çevirmen rezalet çevirilerde bulundu,
uysal koyun:lower head (alçak başlı ?!)
sözümü kesmeyin: let me finish (bitirmeme izin verin)
you zaten otomatikman yumuşayarak iletildi kendisini harab etmesin.
1940 - istanbul'da doğdu. ilk, orta ve lise öğrenimini Galatasaray Lisesinde yaptı. Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdi. Aynı fakültede doktora yaptı. Doktora tezi: 'Teknolojik Gelişme ve Savunma Politikası'.
1964 - Dışişleri Bakanlığına girdi.
1964-1966 - askerlik görevi
1966-1968 - NATO Dairesinde ikinci katip.
1968 - Avrupa Konseyi Daimi Temsilciliği'nde ikinci katip daha sonra da başkatip.
1972 - Ankara'da Siyaset Planlama ve Avrupa Konseyi, daha sonra da Kıbrıs Dairelerinde Şube Müdürü.
1974 - Lefkoşe Büyükelçiliği Müsteşarı.
1978 - Dışişleri Bakanı'nın özel danışmanı.
1979 - Ekonomik işler Daire Başkanı.
1980 - Prag Büyükelçiliği Müsteşari.
1982 - Madrid Büyükelçiliği Müsteşarı.
1984 - Ankara'da Siyasi inceleme ve Değerlendirme Daire Başkanı.
1985 - Siyaset Planlama Dairesi Başkanı.
1988 - Kopenhag Büyükelçisi.
1990 - Bonn Büyükelçisi.
1995 - Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı.
1997 - NATO Daimi Temsilcisi.
2002 - Ağustos emekli.
2002 - Kasım 2002'den beri CHP istanbul Milletvekili.
2003 - Kasim 2003'den beri CHP Genel Başkan Yardımcısı.
2007 - Temmuz 2007'den beri CHP Bursa Milletvekili *
2009 - uludag sozluk tarafından chp genel başkan adayı olraka gösterilmiş.
"...Ama Türkiye'deki eğitimin ne hale geldiği ortada. Düşünebiliyor musunuz lise öğrencilerinin yüzde 32'si Darwin teorisine inanmıyor, böyle yetişiyor öğrenciler" demiş bu muhterem zat.
Onur öymen deyince annem dizisindeki eymen dallaması falan zannettim. gerçi o bile böyle bir skandala imza atmazdı heralde. Ama konuşan koskocaman bir adamdı üstelik chp genel başkan yardımcısı idi.
Şimdi istatistiklere göre liselilerin yüzde 32'si evrim teorisine inanmıyormuş. Yani geri kalan yüzde 68'lik kısım maymundan geldiğimizi düşünüyor.
1- ey öymen adı üzerinde"teori"! henüz kanıtlanamamış. Bir bilimsel gerçeğe dönüşememiş. Sen nasıl bu bağlamda bilimsellikten bahsedersin. Üstelik bu teoriyi çürüten yüzlerce teori varken ortada. Dünyanın döndüğüne inanmıyorlar deseydin o zaman anlardık.
2- Anlatmaya çalıştığın, o istatistiklere dayandırdığın, darwin teorisi hakkında bilgi sahibi olmayan liseliler olmasın? O zaman mantıklı olabilir. Liselilerin yüzde 32'si darwin teorisini bilmiyor diyebilirsin. bu da cehaletten ileri gelir. ama televizyonlarda böyle konuşacak kadar vahim bir cehalet değil. lakin "inanmıyor" dersen buna tüm Türkiye güler. Hatta bazıları poposuyla güler. Başta ben
3- Bütün bilimsel teorilere inanmak durumunda mıyız öyymen?
türkiye'nin en saygın diplomatlarından birisi falan diye kakalanmaya çalışıldığını gördükçe türkiye'nin içine düştüğü hale acıdığım zavallı tip.
başbakan "farklı kimlikleri dışlamak faşizan yaklaşımdır, ben de bu hatayı yaptım. ama pişman oldum" der, okuduğunu anlamayan, bu cümlede pişmanlık ifadesinin geçtiğini gör(e)meyen onur öymen atlar: "geçen sene ya sev ya terket diyen kimdi?"
onur öymen sağda solda kale boşken "tam bağımsız türkiye" diye sallar, "emperyalizme karşı ulusal direnişler, ezilen halklar ve idolleri Atatürk" teranesini anlatır da anlatır. ama başbakan davos'ta israil'e karşı sert bir açıklama yapınca, onur öymen'in içindeki o batılı güçler karşısında süt dökmüş kediye dönen monşer özü ortaya çıkar: "Aslında modern dünyada Davos değil Erdoğan bitmiştir. Gidip terörist Hamas'ı savunursanız, Türkiye`yi dünyada 5 paralık edersiniz. Peres'e Sen diye hitap edemezsiniz."
ama baykal'dan nedense bir ayar alır ve aynı konudaki uzman(!) görüşü aniden değişiverir ve bozuk saat misali doğruyu gösteriverir: "Herkesin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na saygılı davranması ve cevap hakkı tanıması lazım. Başbakan`a yapılan muamele yanlıştır. Başbakan'ın da bu olaya tepki göstermesi doğrudur."
27 mayısçı albay sami küçük'ün zorlamasıyla 1964'te uygun görülmediği halde dışişleri bakanlığı'na alınan ve yükselen pek yüce majesteleri kenar-ı kıç onur öymen hazretleri, 22 temmuz seçimlerindeki sonucu beğenemeyince halkın cehaletinden dem vurur. öte yandan, kendi yandaşlarından olan doğan medyası gazetelerinin iddialarından korunmak için cahil diye aşağıladığı kesime hitap eden vakit gazetesine sığınmaktan ar etmez. yine de peygamber hakkında ileri geri saçmalayan cep telefonu uzmanı önder sav'a saygı duyulması gerektiğine yönelik ikbal gürpınar romantizmi ve merhameti kıvamında açıklamalar yapar.
arap sermayesine karşıdır, sırf arap oldukları için. araplarla ticaret yapmanın laikliğe aykırı olduğu şeklindeki hıyarzan düşüncelerini açıkça ifade etmekten korkmayan bir gelenekten gelmesine ve bu kadar açık konuşmasa da benzer fikirleri paylaşmasına rağmen oğlu burak öymen'i dubai şeyhi maktum ile ortak yapmaktan çekinmez.
zira halk araplarla ticaret yaparsa laikliği zarar görür ancak onur çoktan fenâfi'l-inönü makamına geldiği için o gidip arap çölünde bedevi olsa bile laikçi kimliği zarar göremez.
ya da daha doğrusu şu ki, atatürkçülüğü, laikliği, vatanseverliği falan hikayedir. çünkü bu yaptığı kendi saçma vatanseverlik, laiklik ve atatürkçülük tanımına göre kabul edilemezdir.
cumhurbaşkanına terbiyesizlik yapan çapsız canan arıtman'a bile el altından sahip çıkmaktan çekinmeyen, evrim teorisinin dogma olarak kabul edilmemesine çok içerleyen öymen hakkında en güzel yorumlardan birisini de darbe günlükleri'ni ortaya çıkararak ve neticesinde haksız yere ağır baskılar altında kalarak türk gazetecilik tarihine ismini altın harflerle yazdıran alper görmüş yapıyor: "Devlet eksenli siyaset refleksi ona bazen öyle şeyler söyletiyor ki, bu sözlerin bırakın bir sosyal demokratın ağzından çıktığına inanmak, siyasetçinin ağzından çıktığına inanmak bile kolay olmaz..."
eğer yerine halkı kucaklayan, gerizekalı muamelesi yapmayan, inançlarıyla dalga geçmeyen biri gelirse chp'nin oylarının oldukça artacağını düşündüğüm şahıs.
Ekonomik krizden en çok etkilenen illerden birisinin (bkz: Bursa) milletvekili olduğu halde, ekonomik krizle ilgili bir çözüm önerisini duymadığım milletvekili. AKP'ye her fırsatta eleştirmek için eleştirmek bir politika değil ne yazık ki!
"Dersim isyanında analar ağlamasın denildi mi" cümlesini kurarak dersim katliamına nasıl bir gözle baktığını ve dahası chp zihniyetinin nasıl bir şey olduğunu gözler önüne sermiştir. kendisini alkışlayan sözde tuncelili sözüm ona alevi kemal kılıçdaroğlu'na diyecek bir şey bulamıyorum bile.
dersim'de yaşanan katliamı, çözüm olarak sunmaya kalkışmış, halktan kopuk bildiğin ulusalcı faşist. Bu faşist ulusalcı zihniyet ile böyle birilerinin arkasından bakıp, muhalefet olarak ağlayacaklardır. Lüks villalar, çocuklarını okuttuğu lüks kolejler, avrupa gezileri, lüks arabalar ve dolgun maaş şartları ile hayatını sürdüren söz de halkçı partinin bir üyesidir.*
devlet faşizmi tüm unsurlarıyla etrafını sarmalamış ve 1930 lu yıllarda "insanlık suçu" işleyen yöneticileri kürsüden örnek göstermiştir. Öymen Dersim'de analar ağlamadı mı? diye soruyor,
ergun babahan ağlamadı diyor.
Çünkü ağlayacak ana kalmamıştı, kucaklarındaki bebeleriyle birlikte onlar da öldürülmüştü.
akp hükümetini kastederek; "sizden önceki yönetimler birçok sınırötesi operasyon yaptı. siz topu topu bir kere sınırötesi operasyon yaptınız" diyerek beni benden almış politikacıdır. yahu insaf, her sınırötesi operasyon benim askerime uzaktan kumandalı mayın olarak dönmedi mi? mayını da geçtim, bölge halkının nefretini kazanmaktan öteye mi geçebildi? kürtleri haritadan silelim mantığı nasil bir faşizanca tutumdur? bu ülkenin ana muhalefet partisinin 2 numaralı adamı bunları diyorsa, "halk partisi" kavramı ciddi bir yara almış demektir. halka düşman olursan nasil halkın partisi olacaksın?
chp nin has mı has elemanıdır. bir de bursa milletvekilidir. diplomat bir adamın ne işi var bursa da onu da anlamış değilim. son yaptığı açıklamaları anlamak mümkün değil. hadi bu beklenen bir şey belki ama kemal kılıçdaroğlu nun alkış tutması çok komik oldu. tuncelilisin ulan sen.
chp'nin "sol" çatısı altında faşizm ve militarizm destekçisi olduğunu bir kez daha gösteren siyaset adamıdır. sadece o değil, onu alkışlayanların da nasıl zihniyette oldukları açıkça görülmüştür. bu partiye her seçimde oy verenlerin şimdi şaşırmalarına, "nasıl böyle şeyler söylenir ?" demelerine pek anlam veremiyorum. yeni mi görüyorsunuz bu gerçeği ? eğer öyleyse "günaydın!" hepinize.
sorunların çözümünü sorunu yaşayan insanların ortadan kaldırılmasından geçtiğine inanan chp zihniyetinin ürünü. kürt sorununun çözümü için kürtleri ortadan kaldırmayı üstü kapalı bir şekilde teklif eden insanın insanlığından şüphe ediyorum.