şu an hissettiğim duygu galiba. Zira kendime dair ne yazmaya kalksam, elim tuşlara basmadı. "yapma oğlum, bu kadar insanların gözüne gözüne sokma." dedim içimden.
tanım : huy ve davranışların toplum kurallarına göre değişimi. Zannımca; olgunlaşmanın yaşı yoktur. Bir kadın ve erkek ne zaman çocuk sahibi olursa işte o zaman olgunlaşmaya başlar.
erkeklerin 3 5 senelik "aman sabahlar olmasın" modunu geçirmeden beceremeyeceği olaydır. kınamıyoruz. doğalarında vardır. artık o evreyi kaç yaşında yaşar orasını bilemeyiz ama 23 24 yaşlarında bitirmiş olmaları patolojik olmayan sonuçlar doğurur. ki sonrasında durulup normal bir hayat kurabilsinler.
nedir büyümek? boyunun uzaması mı? bir ekmek markası mı? ben büyüdüm demek midir büyümek? ya da artık boya göre ölçülmeyen kavram mıdır? topuklu ayakkabı giymekm idir? ya da makyaj yapmak mı?
hiçbiri değil büyümek.
büyümek; bunları düşünürken geçen sürede ki değişimindir farkında olmadığın gelişmedir. olgunlaşmaktır büyümek. büyümek tecrübelerini boş levhaya kazımakla ölçülen kavramdır. küçücük boyunla, minik ellerin ve çıtı pıtı bedeninle, kocaman bir yüreğe ve akla sahipsen sen büyümüşsündür. olgunlaşmışsındır.
insan belli bir zamandan sonra yarışmacı değil jüri olmalıdır, altın değil sarraf olmalıdır, değerlendirilen değil değerlendiren olmalıdır. olgunlaşmak budur.
zülfü livaneli - leylanın evi kitabından bir söz...