Hevesle aldığım ve yarısına gelmeden bıraktığım tek kitap kahraman tazeoglu'nun bukre kitabıydı.
Tumblrda popüler oluşundandı, ama her sayfasını çevirdikce kitabın içine girmem gerekirken sadece duygusuzca yazılanları okuduğumu farkettim. Kitabı kapatıp, Kitaplığın en alt rafina koydum.
Gecenlerde kitapları Düzenleyeyim derken karşılaştım. Hiç de eksiklik hisleri uyanmadı bende.
Mesele şu: okunmaya değer hiçbir kitap yarım bırakılamaz.
Kitabın sonlarına gelindiyse ve uyku bastırdıysa istemeyerek kitabı bırakırsın. Sonra kitabın sonuna dair bir sürü hayal kurarsın.
Belki eksiklik değil, güzel de bir şeydir.