uc ila bes gun icinde evde kalan ogrencilere ve yakin cevrelerine harclik geleceginin gostergesidir.
zira ogrenci milleti parasini su sekilde harcar;
ilk harclik geldiginde * herkes disarda yer ya da eve disardan yemek soylenir.
harcligin bitmesine yakin evde yemek yapilir.
suyunu cekmek uzereyken en cok peynir, ekmek ve vazgecilmez lord ogrenci yemegi makarna yenir.
iste bu asamadan sonrasi kimsede para yok, borc alabilecek biri de yok, illa bir ac kalinir...hostur. yasanmalidir..
illa bir kac gun icerisinde acisi cikacaktir.
bir kurban bayramında pencerenin kenarına dizilip, kurban kesen konu komşuya yalanarak bakmayı sağlar öğrenci evinde aç olmak. insanlarının da adi ve öğrenciden nefret ettiği düşünülürse, sadece apartmandaki et ve pişen yemek kokularını çekersiniz bünyeye. kapıcı bile et getirmez, guruldayan karnınızı anca haşlak makarna ile dağlarsınız.
ve gün gelir bu olay bir hatıra olarak kalır sizde. nerde öğrenci görseniz yardım etmek istersiniz, o derece.
şaşırılmayacak durumdur. dün akşam evlerinde kalmak zorunda kaldığım arkadaşımın dolabını açtığımda bir kutu sütten başka bir şey yoktu. fare girse mutfağa, "günahım neydi allahım?" der, hatta avantadan bir parça da peynir bırakır sevabına.
öğrenci evinde yaşanılabilecek en doğal şeydir. akabinde boş buzdolabıyla biraz haşır neşir olunur, devamında da evdeki diğer aç bünyeler aç beyinleriyle bir karar verir, birşeyler yaparlar. artık bu ya bir domatesi yarmak, ya bir karpuzu yarmak ya da maddi duruma göre yemeksepeti'ne sarılmak olabilir.