format içinde eğer besteciler olsaydı daha sıradanlıktan çıkmış ve başarılı bir program olurdu diye düşündüren, sadece bir ses için izlemeye devam edeceğim yarışma programı.
formatın başka ülkeden alınması zaten şaşırtıcı bir durum değil acun sözkonusu olunca; ancak acun'un hiçbir zaman jüri seçimini idrak edemiyorum ben.
hadise: pop, r&b
murat boz: pop
mustafa sandal: pop
hülya avşar: düşünemedi.jpg
bu durumda nasıl bir objektiflikte yarışma sürecek bilemiyorum. tamam, bir sesin güzel olup olmadığına ben de karar veririm amatör bir biçimde ama böyle olmamalıydı. en azından farklı müzik türlerin icra eden insanlardan oluşan bir jüri olabilirdi. müzik türünü de geçtik diyelim, ama hani eğitim nerede? aralarında bir tek murat boz'un müzik eğitimi var. hülya avşar ise habire halka hitap etmekten bahsediyor, tecrübeymiş falan da filan. acun bir kere de hülya'ya para kazandıracam diye onu jüriye koymasa olmuyor hani.
hadise'nin ingilizce şarkı duyunca butona atladığı ve 'evet sensiiiin, seni istiyorum' yorumlarında bulunduğu, ne yapmaya çalıştığını anlamadığım hareketlerde bulunduğu ama genel konsept olarak orijinal bir yarışma.izleyeceğim.
dünya sikime minare götüme mantığıyla deprem mi olmuş birileri enkaz altında mıymış çok da fifi diyerek show tv tarafından yayınlanmaya devam eden yarışma programı.
her zaman olduğu gibi gene acun abimizin avrupadan görüp, türk versiyonuna uyarlayıp ülkemize taşıdığı yarışmadır. bir kere de kendiniz yarışma üretin be abi, nereye kadar bu çal çırp işleri.
Şunu anladım ki en borazan sesli insanlar bile ingilizce şarkı söyleyince bütün jüri dönüyor.Hayır çok zor bir şey değil ingilizce şarkı söylemek sizin amacınız ne ?
hülya avşar'ın -zaten biliyorduk da- sıfır derecede müzik kulağına sahip olduğunu gözümüze gözümüze sokan program. az önce şarkıyı baştan sona bariz bir şekilde detone okuyan kız için mustafa sandal'la atışmış, musti'nin "çok detoneydi" lafına "mustafa! senin müzikle bir alakan var mı? detone falan değildi" diyerek acziyetini göstermiştir. mustafa sandal da bu sözün üstüne söylenecek hiçbirşeyin bir anlam ifade etmeyeceğini anlayıp, "peki, sen haklısın" demiştir. bu acun'un programlarının en nefret edilen tarafı da bu, hiçbir şekilde jüri olacak kapasiteleri bulunmayan kişileri ısrarla jüri yapması. maksat popülerlikse milyon tane hem popüler hem de yetenekli ve de yetenekleri iyi görebilen kişi var ve bulunabilir. ama acun için varsa yoksa hülya. yetenek desen anlamaz, müzik desen böyle kulak olmaz. göze hitap ediyor desen, e o da yok. sebep?
Ses yarışmasında, ülkede ne kadar sesi kötü olan, şarkı söyleyemeyen ünlü varsa jüri olan yarışmadır. Kendilerinden birer duayen gibi bahsetmeleri de şaşkınlığa sebep olur.
''riyakar'' acun ılıcalı'nın kendi beynini kullanmak yerine oradan buradan görüp, özenip, satın aldığı konsept. ayrıca bu konsept, acun'un kopyacı program anlayışına eklediği yeni bir halkadır. yakında http://www.youtube.com/wa...25b1%25c5%259fma%26aq%3df gibi v.b. yarışmalardan esinlenmesi de muhtemeldir.