ekmek kesme tahtasi uzerinde yemek yemeyi bir sik sanan milletin ove ove bitiremedigi mekan. adam daha dana etiyle koyun eti arasindaki farki anlayacak damak olgunluguna sahip degil, kalkmis nusr et eti harika pisiriyor baska yerde yiyemiyorum diyor. cildirmamak icin kendimi zor tutuyorum hal boyle olunca. simdi musteri satin aldigi urun hakkinda bilgi sahibi degilse, ne versen gidiyor. adam biftegim az pismis, kanli olsun diyor. dunyanin git istedigin eli yuzu, saygin restorantinda yemek ye, o az pismis biftegin kanli gelmesi ne demek biliyor musun? o yemek yenmez demek. pisiren keko, eti atesten aldiktan sonra yeterli derecede dinlendirmemis demektir. tabi sen ey nusreti anasinin babasinin evinden ustun tutan sahis bunu biliyor musun? hayir. senin bir sikten haberin yok.
size saçma gelebilir, ''hasiktir lan oradan'' diyebilirsiniz ama bu adamın hayat hikayesi beni acayip etkiliyor. zaten şu sıralar bunalımda gibiyim, gelecek kaygısını doruklarda yaşıyorum. ne zaman tuğla gibi kitapların başına otursam aklıma bu adam geliyor. ben iddaa'ya 3 lira yatırmaya korkarken adam kalkmış teee dünyanın bir ucuna gitmiş, tek birikimiyle, dil bilmeden, iz bilmeden... 15 yıl önce kasapta çırakken, şimdi dünyanın en zengin, en tanınmış godomanlarıyla kanka oldu. yemin ediyorum günde 5 kere instagramına girip çıkıyorum herifin.
birde sürekli görüyorum, bu adamın fiyatları pahalı diye yukarıda rahmi koç örneği veriliyor. yahu bu adam rahmi koç'un gittiği yer gibi köşe başında bir çorbacı değil ki. adam new york'a tükkan açacak aq. buraya gidenler zaten düzüleceğini bile bile gidiyor.
hani hamburger söyleyip yarısını yemeyen kızlar vardır ya. geçen bunlardan biri ile gittim nusr-et'e. etin yarısını tabakta bırakmaya kalktı. tabağı ağzına soktum. servet yatıyor lan orda.
Ordan et yiyeceğime kendi götünü keser yerim amk. En azından hücre yenilenir yeni bir götüm olur.
Bir numarası olamaz. Atacan eti közün üstüne. Serpecen kaya tuzunu onun üzerine. Daha ne olsun mineym. Az biraz da kuyruk yağı biliyo musun. On numara.
gitmediğim ve asla da gitmeyeceğim yer. sebebi de eti falan değil simgelediği "şey" ya da "şeyler" ki alfabetik bir liste hazırlasak avamdan farklı olma isteği ile başlayıp görgüsüzlüğe, özentiliğe oradan da züppeliğe kadar birçok madde ekleyebiliriz.
ancak bir kimseye, bir kavrama olan nefretimizin de bizi adaletten ayırmaması gerekiyor. burası eti, etin standartlarında türkiye'de en iyi yapan birkaç yerden birisi. ben kasaptan alırım o parayla 10 kilo et yerim diyorsanız size katılırım zira ben de aynı zihniyetteyim. ama bu kasaptan alıp evde pişirdiğiniz etin kalitesini nusret ya da günaydın ya da benzer başka bir yerin etin kalitesiyle bir tutarsanız beyler saçmalamayın beyler demek zorunda kalırım.
her şeyden önce senin, benim kasabımızdan aldığımız etle -eti özel yerlerden alıyorsanız ayrı- buradaki etlerin kalitesi bir değil. öncelikle bu et hangi hayvandan geliyor? sonrasında bu etin kalitesi nedir? dinlendirilmiş mi? mesela şu son soruyu şehrinizdeki et-mangalcılara sorduğunuz zaman muhtemelen beklediğiniz yanıtlar alamazsınız ki bunu da yerken hissedersiniz. etiniz, enzimler dokuyu parçalayıp yumuşatmadığı için çok daha sert olacaktır. ki bazıları daha dürüsttürler, siz daha siparişi verirken yeni kesildi sert olur diye uyarırlar.
işin pahalılık noktasına geldiğimiz zaman da böyle bir yerden et-mangalcı fiyatlandırmasını beklemeyi her şeyden önce saçma bulurum. zira öncelikle hitap ettiği kimseler farklı. adamın hedef kitlesinde ben yokum, sen yoksun. onun müşterisi olmaman onun için kayıp değil. tam tersine nusr et e gidip elit olduğunu zanneden gerizekalılar oluşturmak için iyi.
ikincisi bu tip yerlerin et işleme süreçleri de sıradan et mangalcılarla aynı fiyatı sunmasının önünde bir engel. misal, dry-aged yönetmi ile bir eti dinlendirmeniz demek etin %25 %30luk bir kısmından feragat etmeniz demek. hem su kaybı, hem kararan kısımların kesimi böyle bir kütle kaybı yaşatıyor etten. bir de bunun üstüne diğer maliyetleri koyarsanız fiyat doğal olarak yükseliyor.
ha tüm şunları yazıp da nusr eti övüyor görünmekten allah'a sığınırım. dediğim gbi gitmedim, gitmeyeceğim de. bencilliğin, görgüsüzlüğün, kabalığın geçer akçe olduğu; kirli paralı ceplerin fink attığı, gösteriş budalalarının vitrine çıktığı yerler buraları. milletten, insandan, maneviyattan kopukların yerleri.