Bilseniz ne kadar severim “cânım” demeyi. Ca’yı şöyle uzatarak... Kısaca söylemenin de bir zevki, bir tatlılığı vardır, bilirim, ama “caaanım” demek daha hoşuma gider benim. Nasıl anlatayım? daha bir âşıkça oluyor, hani “âşık” denince bir de şair anlaşılıyor, işte o mânada, daha doğrusu iki mânasıyla birden. Benim durup dururken: “Cânım...” dediğim de olur. biri duyup da ''kime söylüyorsun, kiminle konuşuyorsun ?'' diye sorarsa şaşırır kalırım. bilemem ne diyeceğimi. gizlemek istediğimden değil, gerçekten bilemem de onun için.
üstat yattığın yerden duyar mısın sesimi ?
güzel söylemeye güzel söylemişsin; ama bir şeyi unutmuşsun.
cümle sonuna ''sen hariç canım annem.'' demeyi
uzun paragraf sorularına konu olan ancak gerçek şahsiyetine ve eserlerine nail olamadığım insan. bu durum aklımda 'acaba nurullah ataç sadece uzun paragraf soruları için ösym tarafından yaratılmış bir karakter mi' sorusunu uyandırıyor.