nur yerlitaş bir ikoncandır. ne ikoncanı yahu o bir.. . . bilemiyorum işte. tasvip ve tasnif etmediğim bütün özelliklerin kraliçesidir. hatta sosyal toplumun dışına sürülmesi gerreken bir insan gözüyle bakmamın bir sakıncası yok ona. resmen kadın yeterince ün sahibi olmayı bekliormuş, bir açıldı pir açıldı. aksi gibi nezaman o kanalı açsam o çıkıyor karşıma. velhasıl kelam kesinlikle ve kesinlikle göz önünde bulunmaması gerekken bir kadındır nur yerlitaş. insan sağlığı için allah muhafaza. . .
vatoz balığı gibi kadındır vesselam. tim burton bile böylesini hayal edemedi, pes! doğrusu... soyadını duydukça bana hamza yerlikaya'yı çağrıştırıyor bu kadın kesker alaka tabii ama öyle oluyor valla.
Tasarladığı ve giydiği kötü kıyafetlerle modacı olmuş kişi. bir insanın önce kendine bakması gerektiğini düşünüyorum.
programa katılan şişman, tatlı bir kızın giydiği tüylü bir kıyafete öyle bir yorum yaptı ki, kız için çok üzüldüm. ''git intihar et bence sen'' tarzında bir şeydi. ne hakkın var senin o kızı orada böylesine aşağılamaya ? kötü giyinmiş olarabilir, iğrenç giyinmiş olabilir ama insanları kırmadan yorum yapmak gerekir.
ayrıca televizyonda rastladığım zamanlarda ki konuşmaları duyduğum zaman acayip sinir oluyorum. nasıl desem , kibar olmayıp etrafta kibarlık taslayan insanlara benzetiyorum. gerek çatalı kaşığı tutuşundan, gerek konuşurken kırılmasına kadar her şeyiyle öyle. bir insanın içinden gelecek kibarlık içinden. samimi olmayınca bitiyor zaten.
son olarak sözlük yazarı olmanın güzelliklerinden birini kullanarak bitiriyorum.
Sevgili Nur Yerlitaş,
çok ama çok kötü giyiniyorsun, itici ve yapmacık olduğunu düşünüyorum.
aslında böyle kibarca yazmayacaktım ama belli mi olur yanlışlıkla uludağ sözlükte bunu görüp hakaret davası falan açar diye korktum. evet sanırım deliyim.
bayan dudak olmasının yanı sıra kendini bir şey sanan bir bağyan.
bayan değil, kadın da değil. arada kalmış.
öyle takipçisi olmasam da programının bi iki kere denk gelmişliğim olmasından aldığım cesaretle söylüyorum ki bu kadın bir şeyler biliyor ama kendini beğenmişliğiyle harmanladığı antipatikliği değişik bi insan figürü çıkarıyor ortaya.
taş gibi hatunlar sahneye çıkarken daha başlıyor eleştiri yağmuruna.
dur apla dinlen bi kendine gel. biz daha kızın yüzünü görmeden sen ne ara gördün eteğinin kemerindeki küçük taşların uyumsuzluğunu?
veya ne ara kafada kurdun ayakkabılarının iğrençliğine dair o vurucu cümleleri.
bu kadın bir şey biliyorsa; ben bilmesem de olur.
hatta onun savunduğu şeyler moda ise; demode kalalım biz hep.
çekilmez onun kaprisleri, surat asmaları.
zevksiz ve bir o kadar uyuşuk konuşan kadın. o konuştukça ben yoruluyorum adeta. yaptıklarını ancak eşe dosta kakalar. hiç bir zaman kalite olmamış ve olamayacaktırda.
bir arkadaşımın sünger bob'un ehliyet almaya çalıştığı sıralarda ona öğretmenlik yapmaya çalışan mrs puff'a benzettiği kadın. dikkat edince harbi andırıyor.