Sonunda izledim.Ne diyeceğimi bilemiyorum çünkü ilk defa bir filmde kendimi buldum.Bir tiyatrocu olarak değil,sanatı anlamaya çalışan halktan biri olarak izledim ve sonunda bu kadar etkilendiğimi hatırlamıyorum..
tiyatronun , sanatın gerçekte ne olduğunu cesurca anlatan özgün ve fazlaca etkileyici film .
sonunu düşününce gerçek olmadığına inanmak istiyorum ama öte yandan böyle hayallerinin peşinde koşan özgür, yürekli , diğerlerinden farklı gençlerin olması ihtimali bile büyük güç veriyor insana.
dünyayı değiştirmek isterken feci halde yenilen, ölüme gidenlerin öyküsüdür noviembre. bir kere izlersinzi bir şey anlamazsınız, ikinciye izlerken hafiften bazı şeyleri anlamaya başlarsınız, üçüncü izleyişinizde yok artık dersiniz.
sonunu getiremediğim film.belirli bir konu yok zaten.verilmek istenen mesaj güzel ama sanki çok iyi kurgulanamamış.sokakta sanat tarzında geçiyor sahneler.sanırım sanatın fazlası beni boğuyor. overrated bir film gibi geldi.nitekim bağımsız alanda çok daha güzel örnekler var.
Bu filmi bence Türkiye'deki çoğu yapımcının,yönetmenin ve senaristin izlemesi gerekiyor çünkü filmde sanatın ticari bir amaç gütmemesi,sanatın insanları ve dünyayı değiştirmek için yapılması gerektiği anlatılmaya çalışıyor fakat maalesef ülkemizde sanat para için yapılan bir şey haline gelmeye başladı.Filme gelirsek eğlenceli bir filmmiş gibi başlayıp dram filmiymiş gibi biten zaman zaman eğlendiren sonlara doğru da hüzünlendiren bir film,süresi kısa ve bu yüzden de filmi izlerken fazla sıkılmadım fakat filmde bir tempo sıkıntısı var bir türlü beni heyecanlandıramadı sonları haricinde.Filmde verilmek istenen mesajlar hoş fakat bu mesajlar karakterler aracılığıyla direk seyircinin yüzüne doğru söylenince bence pek etkileyici kalmıyor keşke bu mesajlar daha dramatik olaylarla aktarılmaya çalışılsaydı çünkü filmin sonu haricinde filmin etkileyicilik konusunda da sıkıntısı var,tamam bir grup sanatı ticari amaç için kullanmadan toplumu ve zihniyetleri değiştirmek için kullanmaya çalışıyorlar fakat filmdeki olaylar verilmek istenen mesajları seyircinin yüzüne tokat gibi vurması gerekirken oldukça sade bir şekilde veriyor,bana kalırsa filmin asıl amacı mesaj vermekse daha dramatik ve insanları etkileyecek yoldan vermeliydi.Genel olarak film sürükleyici ve oyunculukların da sağlam performanslarıyla izleyiciye güzel zaman geçirtiyor,filmin soundtrackleri de fena değil.Son olarak film vasatın üzerinde fazlaca mesaj kaygısı vermeye çalışıp sade bir şekilde mesajını veren güzel bir film,(çok fazla beklentiniz olmadan) farklı bir şeyler izlemek isteyenler ve tiyatroyu sevenler için tavsiye edebilirim.
"Sanat içinde geleceği barındıran bir silahtır." sözüyle bütün filmin olayını açıklaya biliriz. Düzene başkaldıran en anlamlı sanat filmidir kendileri.
Toplum için sanat anlayışıyla yola çıkmış iyi niyetli bir film. Bunun yanında birkaç şey daha var ama maalesef hepsi bu kadar. Son zamanlarda bağımsız sinema alanında izlediğim en vasat filmdi. Peki neden vasattı?
Öyle cılız bir kurgu & senaryo ikilemi var ki hiçbir duyguyu hissettirmiyor. Belki bir tiyatro oyunu olsaydı etkileyici olabilirdi ancak film için aynı şeyleri söyleyemem. Zirve dediğim, duyguların en üst yere çıktığı kısım yok bu filmde. Bir kere bu benim için başlı başına eksiklik. Örneğin Amelie gibi bir filmde senaryo yerine sürekli duyguların ön planda olduğunu görmüştür herkes. Öyle olduğu zaman hem duygu bakımından bir yeterlilik kazanıyor film, kurgusu da iyiyse o taraftan da avantajına sağlıyor sessizce..
Filmin içinde sürekli diyaloglar halinde sergilenen kişilerin anlatımları var Alfredo ve grupları ile ilgili. Siz ne bir biyografi filmi çekiyorsunuz ne de National Geographic belgeseli çekiyorsunuz. Görmek ve sonuna kadar o anı yaşamak istediğim herhangi bir sahnenin sürekli bu diyaloglarla kesilmesi inanılmaz derecede sinirimi bozdu.
Sahnelerle müzik uyumu da ayrıca hoşuma gitti. Özetle belirtmek isterim ki bağımsız alanda tavsiye edeceğim türden bir film değil.
hayatımda izlediğim en iyi filmlerden biri. sokak tiyatrosunun ne olduğunu, nasıl yapıldığını ve en önemlisi neden yapıldığını anlamaya yardımcı senaryosuyla ve ve ve en önemlisi final sahnesiyle gönlünüze taht kurabilecek niteliğe sahiptir. bir alfredo baeza bekletiyor!
sanat; belki en önemlisi tiyatro. herkese ulaşmadaki en etkili yol, fikirlerin ulaştırabileceği. ancak nasıl olur ki bizim sahnemize hep üst sınıflar gelir, dışarıda milyonlarca insan var onlara nasıl ulaşabiliriz deyip özgün fikirle yola çıkan bir grup gencin hikayesi. filmin tekniğiyle ilgili söylenecek bir çok şey var ama herhalde ondan daha önemlisi anlatmak isteyip de anlatamadıkları. aslında bir çok insanın hayatının özeti gibi. neyse önce kişilerin ağzından anlatarak, geçmişe dönüp olayları gösterip sonra onların geçmişteki bu olay ilgili düşünceleri anlatmasıyla çok güzel olmuş. git dedenin bir arkadaşından hayatını dinle, sonra gel dedene sor birde şimdi ne düşünüyor o zamanla ilgili. konu güzel ilgi çekecek bir konu ama filmi benzerlerinden ayıran en önemli özelliği bu belki. acaba geriye dönüp baktıklarında ne hissediyorlar. hayatı bir yerinden yakalamaya çalışın amaçları sadece yaşatmak olan bir grup genç. eşitsizliği, asırlar önce kalkan kast sisteminin halen beynimizin bir köşesinde yer aldığını düşünen milyonlarca gençten öne çıkan bir grup genç. en önemlisi herkes dünyayı değiştirmek ister ama kimse kendini değiştirmez gibi bir söz vardı işte bu gençler onu başarmış. kendilerini değiştirerek çıkmışlar yola. adaletsizliklere karşı, gittikleri yere kadar dünyaya değiştirmek için kendilerinden başladılar. ta ki en son kendileri de değişine kadar.
bu ve benzer filmi daha önce alman teknolojisiyle izlemiştik iyi iş çıkarırlardı onlar. bu filmde baya vurucu, baya etkileyici olmuş.
filmi george bernard shaw'ın bir sözü aslında çok iyi özetliyor; 'yirmisinde komünist olmayanın kalbi, kırkında hala komünist olanın aklı yoktur.'
günümüz yüksek bütçeli hollywood filmlerinin çoğundan iyi olan filmdir. keşke sadece efektlere para harcanıp saçma sapan filmler yapılacağına her ay böyle 2-3 film çıksa biz de izleyip zevkten 4 köşe olsak..
sloganıyla bile kendine bağlayabilen efsane filmlerden biridir bir baş kaldırış bir karşı gelmedir noviembre öyleki son sahnesi hüzne boğar insanı ayrıca gerçek bir hikaye olması ise daha da içini acıdır insanın öyleki bu filmin vermek istediği mesajı çok iyi anlatır.
düzene karşı çıkan belgesel havasında görünen ama aslında kahramanların yaşlı halleri 2040 gibi yıllara denk geldiği için izleyiciyi ufak bir karmaşaya iten harika bir postmodern filmdir.