kötü bir anım vardır bu telefonla. vaktiyle 320.000.000 verip aldığım cep telefonumu* hazin bir şekilde annem sayesinde kaybettim, yani öldü.
okuldan yeni gelmiştim. orta 1 ya da 2 filandı herhalde. arkadaşlarım top oynamaya çağırdılar. ben de hemen dışarı çıktım. günlerden cuma olunca annelerde bir -haftanın çamaşırlarını yıkama psikozu- olur. annem geri kalır mı?
hemen çıkarıp bir kenara attığım elbiselerimi anneciğim hiç ceplerine bile bakmadan makineye atmış. aradan 1-2 saat geçtikten sonra annem:
-oğlum yıkanacak bir şeyin var mıydı?
+elbiseler var işte anne.. onları yıkarsan yeter.
-yıkadım zaten oğlum.
+ne.. naptın?
-yıkadııım
+inşallah telefonu çıkarmışsındır!?!?
-ne telefonu. telefon yoktu ki.
+anne cebindeydi.
ve telefonumu elime aldığımda tuşları, mikrofonu, hoparlörü ve ekranı(kısmen) çalışmıyordu. ekranının sadece ışıkları yanıyordu. yeni aldığım telefonum annem tarafından darpedilmişti. akabinde model düşmek zorunda kalmıştım. 3310 almıştım ki gözlerden ıraktı.
özlediğim telefonumdur ayrıca ilk telefonumdur kendileri ,
ilk alındığında orta 1deydim
kameralı telefon alıncağını duyduğumda doğum günüm de havalara uçmuştum
telefonum olucaktı ve kameralıydı,
yıllar evvel kullandığım ve bugün fotolarını görünce hala duruşunu enerjik ve şık bulduğum telefondur.
Bir de yamulmuyosam # tuşuna basınca altında güçlüce bir ışık yanar ki, aniden ve hazırlıksız karanlıkta kalındığında hayati önem taşır, 3000 metreden atlayıp yere 150 metre kala açılan paraşüt etkisi yapar.
ilk telefonum. Kapak kesme zımbırtısıyla sürekli her bulduğum kağıdı kesip kapak niyetine kullanırdım. Deli gibi bounce oynar, her gün zil sesi değiştirirdim.