Çocukken bize alınan ayakkabıları basucumuza koymamiz gibi, bir başarı kazanıp en sevdiklerimizle paylaşmamız gibi samimi bir davranıstır. insanlar başarılarını bir takım kisilere ideallere armağan edebilir.
Sevgi, saygı ve değer bilme kaynaklı bir jesttir.
Bir de başarısını, aldığı ödülü küçümsemeye kalkanlar var. Bütün insanlığı ilgilendiren bilimsel çalışmalara verilen, değerini ancak salakların azımsayacağı bir ödül almış ve onu tüm ulusuyla paylaşıyor.
yalnız aziz sancar hocayı ilgilendiren mantıktır. adam uğraşmış, didinmiş, yapmış buluşunu, almış ödülünü ister anıtkabire koyar, ister kitaplığına koyar, isterse götürür gömer amk. nasıl koyduysa artık nerden bok atsak diye düşünüyor kimileri.
Nobel ödülünü önce ülkücülere, sonra rte'ye sonra da tsk'ya götüren Aziz Sancar' in hangi kafada olduğunu merak ediyorum. Nobel ödülü pılını pırtını toplayıp gitmezse iyidir. (bkz: Nobel ödülünün gittim bye demesi)
Atatürk'ü sevmeyen kişilerde pek mantık kuracak beyin olmadığı için anlaşılamaması normaldir.Soyadı kanunu ile tüm insanları eşit seviyeye çekmesi bile bu mantık için yeterlidir. yok asilzadelerin mehmet bey, yok paşazadelerin fikret bey.
Atatürk geldi de herkes adam yerine koyulmaya başlandı. Aziz sancar gibi parlak zekaya sahip insanlar bunu rahatlıkla görebilirler. Zaten aydın diye tabir edilen insanlarla senin arandaki fark bu, zeka.
Adam kendinin yetiştiği eğitim sisteminin mimarı olan bir lidere böyle bir saygı göstermiş çok mu?
Ama bu durumu siktigimin kadrolu trollerden olan orijinal deli malı anlayamaz..
Sığır gibi yaşarsan sığır gibi düşünürsün. Yapılan hareketin mesajını alamazsın. Senin bu mesajı okuyacak beynin yok diye başkalarınınkini de yok sayamazsın. Sen git bokunda boncuk ara. Senin aklın anca ona yeter. Sığır evladım.
bunun tek sebebi kutuplaşmadır. öyle bir kutuplaşma ki, hiç kimse kendi karşı görüşünde ki insana karşı tek kelime iyi sözü kaldıramaz durumda. adam tamamen kendi başarısı ile bir yerlere gelmiş ve dünyanın en prestijli ödüllerden birini almıştır. gelip bu sevinci ülkesi ile paylaşmıştır.
neden, nasıl sorgulamadan ülkesinin lideri konumunda ki insanla bu heyecanını, başarısını paylaşmıştır. erdoğan'a oy verip vermemeniz, onu sevip sevmemenizi bir kenara bırakın. erdoğan gelip geçici bir insandır. aziz sancar o ödülü erdoğan'la değil türkiye cumhuriyeti cumhurbaşkanı ile paylaşmıştır.
bu kadar sığ düşünmeyin. bu kadar saçmalamayın artık. sevmesekte, oy vermesekte o bu ülkenin cumhurbaşkanıdır. kendisine saygı duymasak bile bu makama saygı duymak zorundayız.
akıl hastası olduğunu bizzat itiraf eden ebleh yandaşların anlayamayacağı mantıktır. zorlarına gitmesi bizi pek memnun etmiştir.
gerçek şu ki ülkemizin fen bilimleri alanındaki ilk nobeli bir kemaliste nasip oldu. zaten başka türlü olması, ebleh ve de aşağılık yobazlardan nobel ödülünü hak edecek bir çalışma yapan birinin çıkması mümkün değildi.
aziz hocamız, aşağılık ve nankör yobazlardan farklı olarak, kendisini mardin'in bir köyünden çıkarıp, sağlam bir tıp eğitimi almasını sağlayanın, yani nobel'e giden yolda önünü açanın atamızın kurduğu sistem olduğunu pekala bildiği için, atamıza şükranının bir ifadesi olarak ödülün anıtkabir'e konulmasını istemiştir.
böyle yapmasının ardında hiçbir çıkar güdüsü olmadığı da açıktır. günümüzde çıkar elde etmek isteyen kişiler sucukçu muhasebecisinin hoşuna giden işler yapmak durumundadırlar ki ödülü anıtkabir'e koymak bu kapsama girmez haliyle.. kaldı ki bir insanın ulaşabileceği en yüksek mertebelerden biri olan nobel ödülünü kazanmayı başaran hocamızın kimseye eyvallahı, kimseden bir beklentisi ve ihtiyacı yoktur.
Atatürk'e saygısının ifadesidir politika değil vefadır. Cumhuriyet'in okuttuğu bir öğrencinin Cumhuriyet'e vefası. Atatürk ortak bir değer olduğundan şu ya da bu partiye yaklaşma şeklinde algılanmamalıdır. Atatürk'e saygı duymak için partili olmanız gerekmez.