müslüm gürses in son albumunde bulunan süper şarkı. öyle bir söze sahiptirki ( sözler murathan mungan ve sunay özgür e ait bu arada ) insanı kendinden alır.
zamanın eli değdi bize
çoktan değişti her şey
aynı değiliz ikimiz de
zaaflarına bir gece
hatalarına bir nilüfer
sevgisizliğine bir kalp verdim
artık geri ver, geri veremezsin aldıklarını
artık geri ver, geri verilmez hiçbir yanılgı
yokluğuma emanet etsende benden kalanları
her şeyi al bana beni geri ver
bir şansım olsun
başka yer başka zaman
sensiz ömrüm olsun
her şeyi al bir şansım olsun
başka yer başka zaman
sensiz ömrüm olsun
"zaaflarına bir gece
hatalarına bir nilüfer;
sevgisizliğine bir kalp verdim.
...
her şeyi al
bana beni geri ver;
bir şansım olsun.
başka yer başka zaman
sensiz ömrüm olsun, her şeyi al bir şansım olsun."
Güzel bir şarkı, bir şarkıcı ve bitmemiş bir hikâye denemesi:
Herkes hayrandı Nilüfer'e. Nilüfer de tam sevilecek kadındı doğrusu. Güzellik en çok ondaydı. Kimse onun gibi bakamaz, kimse onun kadar şaşırtamazdı. Sonra; halden anlar, sevmekten bilirdi. Kismeyi sevmezlik etmezdi. Mutlu olur, mutlu ederdi.
Herkes severdi Nilüfer'i, ama en çok biz severdik: Can, Turgay, ben; saklamazdık birbirimizden. Can bir şiir okurdu, Turgay bir şiir yazardı, ben bir söz söylerdim. Kafamız estiğinde ya da esmediğinde, başka şeyleri konuştuğumuz kadar Nilüfer'i konuşurduk.
Birisi çıksa, "Başka birisini seveceksiniz." dese biz yine Nilüfer'i severdik. Nilüfer de bizim için başkaydı.
Biz üçümüz birbirimizle anlaşırdık, bir meselemiz yoktu ama Nilüfer yanımıza gelince, ya da görüş alanımıza girince en çok biz satardık birbirimizi. Hemen onun yanına giderdik. Onunla konuşurduk; birimiz ikimizi rezil eder, Nilüfer'i güldürürdük.
Biz her gördüğümüzde Nilüfer'in yanında bitsek de Nilüfer hiç rahatsız görünmezdi bundan. Ama bu onun iyimserliğinden gelmiyordu, bazen insanların ilgisinden gerçekten rahatsız olurdu ve bunu belli ederdi. Ama bizim yanımızda öyle değildi hiç. Gülerdi, sohbet ederdi. Gidecek olsak bırakmaz, biraz daha kalın, derdi. Bunun hiç olumsuz bir açıklaması olamazdı. Kötü ihtimalle biz onu eğlendirebiliyorduk, iyi ihtimalle de içimizden birine karşı farklı bir şeyler hissediyordu...
bir cümle ne kadar çok şey anlatabilirmiş ki insana? bazen bazı şeylerin tükenmiş olduğunu böylece anlarmışsın. yüzümüze şarkıların, şiirlerin çarptığı günler yani. yani zamanın tek tek güzellikleri yutup, kötü her şeyi gün yüzüne çıkardığı vakitler. yani zaman almış, götürmüş, kirletmiş bizi.
-Monet'in en meşhur tablolarından birisinin ismidir. tam bir ışık üstadı eseridir.
-Doğduğum ilçenin ismidir.
-bi de meşhur bir şarkıcımızdır.
-bir de:
iki çenekli bitkilerin çok meyve yapraklılar grubu olan nilüfergiller ailesi su bitkisidir.
Bu ailede yaprak sapları uzun, kök sapları yatay durumlu olan su bitkileri bulunur. Yaprak ayası tam kenarlı yada taban kısmında yarılmıştır ve su üzerinde yüzer. Uçtaki tek olarak bulunan çiçekler de su üzerinde bulunur.
Çiçek yapısında, dışta birkaç çanak yaprağı, en içtekileri biraz erkekorgan biçimine dönüşmüş çok sayıda taç yaprağı, esas erkekorganlar ve yumurtalıklar bulunur. Nilüfergiller bir çok cinsi kapsar. Nymphaea cinsinden nilüferler arasında, Batı Avrupa'ya özgü tek tür olan beyaz nilüfer yada aksu gülü (Nymphaea alba) ile mavi nilüfer, Mısırlıların Mısır lotusu (bir nilüfer çeşidi) ve doğu Hintlilerin kırmızı nilüferi bulunur. Tüm Avrupa'da çok rastlanan sarı nilüfer (Nuphar luteum) Nuphar cinsine aittir. Hindistan nelumbosu yada pembe lotus (Nelumbo nucifera) beyaz taç yaprakları ve anason kokusuyla en güzel çiçeklerden biridir. Bununla birlikte, boyu 30 cm'e ulaşan bu çiçek, ailenin en büyük bitkisi değildir. Gerçekten de Victoria'nın yapraklarının boyu 1 m'yi aşar. Kalkık kenarları ve su üzerinde yüzebilmesi sayesinde, onlarca kilo ağırlığı batmadan kaldırabilir.
Simgesel bitkiler olan nilüferler aynı zamanda yaralı da olabilirler. Mavi nilüferin ve özellikle Mısır lotusunun kökleri nişasta bakımından zengindir ve besleyici özelliği nedeniyle Mısır'da hala besin olarak tüketilmektedir.
Yenebilen tohumları da bir çeşit darı gibi kullanılmaktadır.
Kökleri nişasta bakımından zengin olamayan beyaz nilüfer ancak önemli kıtlık durumlarında işe yara. Uzun süre sinirleri yatıştırıcı olarak kullanılmış, daha sonralarıysa bir uyarıcı olarak değerlendirilmiştir. Günümüzdeyse hiçbir özel etkisi olmadığı ortaya çıkmıştır.