beyni ve ruhu ışıklı, bir aydın, bir agah adam. çok konuşsa da dinleyenin 'psikolojik alanını' işgal etmeyen, sıkmayan, pek motive edici hatta hafiften popüler bir zevk veren bir üsluba sahip, hakikaten 'ilginç' entellektüelimiz...
hani her arkadaş çevresinde "abi şunu yapalım,şuraya da gidelim" ci tipler vardır ya; nihat genç de türk basınının gaz abisi. Bu tarz adamlara " ee hadi kalk gidelim " dediğinde grupta ilk cayacak tipler nedense bunlar olurlar. Nihat genç bulmuş meydanı, kurusıkı çalışıyor. konuşmakla, eleştirmekle birşeyler düzelebilseydi ülkeyi 333 kere kurtarmış olurduk. ekrana çıkıp da üç milliyetçi söylem yanına bir de sosyal demokrat sosu ekle sonra muhalif takıl; yok öğle yağma.nihat genç, geç bunları anam babam geç.
doğru-yanlış kendi görüşlerini cesurca ifade edebilen yazar. Türkiye'de kendi görüşünü, hissettiklerini ifade edemeyip insanlara yaranmak, iyi gözükmek adına büyük(!) medya patronlarının piyonu olmuş yazarcıkların yapamadığı şeyi yapıyor kendisi. evet ağzı bozuk üslubu çirkin olabilir amaç kendini en iyi şekilde ifade edebilmek, cesurca bildiği, düşündüğü şeyleri ortaya koyabilmek ise kendisi bunu çok iyi yapıyor, takdir ediyorum. kimsenin yapamadığını ama yapılması gerekeni yapıyor, ne mi yapıyor "kendi görüşünü" belirtiyor, kimsenin konuşmaya cesaret edemediği şeyleri gözümüze sokarcasına haykırarak kusuyor.
Ben "milliyetçiyim"
ben "atatürkçüyüm"
ben "milli görüşçüyüm"
ben "sağcıyım"
ben "solcuyum"
diye ortada gezinip savunduğu görüşün ne anlama geldiğinden habersiz bünyelere ders niteliğinde tepkiler ortaya koyuyor.
Türkiye'nin "mert" ve "sözünün eri" düşünürlere ve vatandaşlara ihtiyacı var, bana bunu hatırlatabiliyor ya ne mutlu bana...
hemşerim olmasından dolayi gereksiz bir gurur duymamı sağlayan kişidir. herkesin olduğu gibi nihat genç'in de söylediklerinin hepsi doğru değildir bazen saçmalar (bu yaz maçka'da yaptığı konuşma gibi) bazen de çok doğru şeyleri fazlaca heyecanlanarak anlatır, aslında onu nihat genç yapan da budur zaten.
''diğer devletler bize götüyle gülüyor'' diyerek yine doğruyu söylemiş adam.
üslûp iğrenç, ama bizim durumumuzu da en güzel bu laf anlatır,çünkü iğrenç.
trabzon doğumlu ankarada yaşıyan haftanın üç günü yükselde simitçilerde görebileceğiniz tayyip erdoğan'a burnu halkalı fatih lakabını takan eli öpülesi insan.
yanlış olan herşeyi eleştiren yazar, düşünür, söyler; hatta eline fırsat geçerse döver. samimiyetine inanmamak elde değil, en azından kendi adıma. gözleri doluyor lübnan'daki çocuklardan bahsederken, avazı çıktığınca bağırıyor israil'le ilgili konuşurken. etkileyici konuşuyor adam.
bir arkadaşıma,
"bu adam bana bu kadar kızsa kendime tavır koyarım, mesafeli davranırım kendime a.q..."
dedikten sonra arkadaşımın bana,
"lan harbiden bu adam sana kızsa ben de sana tavır alırım, konuşmam senle" dedirtebilmiş kişi.
tamam iyi hoş da bazen ölçüyü kaçırıp atıp tutuyor, hatta tutturamıyor. ama bildiğini daldan budaktan sakınmadan söylemesi kendi adına hoş bir özellik.
malum yasa, orhan pamuk ve nobel ödülü hakkında her zamanki hararetli konuşmalarından birini yaparken göz yaşlarına hakim olamamış, program * sık sık kesilip, durum reklamlara girilerek kurtarılmıştır. * bir ara konuştuktan sonra "söyleyeceklerim bu kadar, gir reklama!" demesi de tavan yapan sinirinden kaynaklanıyordu herhalde, yoksa nazikçe serdar akinana sorardı. zaten koskoca programda açılışı yapıp sözü nihat gençe vermekten, reklam aralarını hatırlatmaktan başka yaptığı bir şey de yok kendisinin, o da kaynamış oldu böylece.
ayrıca mehmet ağarın konuşmasını desteklediğini, lakin bunun siyasete atılacağının bir göstergesi, bundan sonra ağarın arkasında olacakmış gibi algılanmaması gerektiğini belirtmiş, ağarı da yeri geldiğinde, icraat ve sözlerine göre eleştirebileceğini, ekranından küfürler edebileceğini de ayrıyeten belirtmiştir.
bu topraklarda sözünü çok kullanan,zamanında fanatik bir (bkz: trabzonspor) hayranı iken şu an itibariyle durulan, hatta futboldan nefret eden, önceleri milliyetçi daha sonra solcu, şimdi de yeni merkeziyetçi zihniyete sahip, (bkz: skyturk) teki (bkz: ne var ne yok)programında götünüz yiyosa falan diye medya devlerine kafa tutup bana tv de bunlardamı söyleniyo dedirten, kitapları resmi olmayan kaynaklara göre en çok satan yazarımız.
orhan pamuk ve 301 hakkında;
...ama adama sinir oluyorum kardeşim, bu halk da sinir oluyor. sen nasıl bir yazarsın halk seninle dalga geçiyor, halk sana sinir oluyor.böyle bir gıcık tipin var.televizyona çıkıyorsun konuşamıyorsun. halka iki laf anlatamıyorsun. yaz diyorlar yazamıyorsun. ama bir balon şişiriyorlar bir sihirbaz balonu medya şişiriyor. bu halkın çocuğuysan lütfen gel ve bu halka neler yaptığını anlat eserini anlat. bu halk okusun halkın çocukları üniveristeye de gidiyor. yahu bu akşam heriften bir metin okudum ne güzel bir aşk hikayesi anlattı ya da ne güzel derin bir hikaye anlattı desin bunlar yok. bir ellerinde kırbaç gibi bir laf türkiye şunu yaptı diye garez bir küfür ondan sonra demokrasi despot olan biz. despot olan kim arkasına avrupayı alıp o güçle bu lafları edenler.eser yazsınlar evet ben de onlar gibi düşünebilirim o eserleri okursam onlar gibi daha aydın daha geniş düşünebilirim. ama bu toprağa saygısızlık yapıyorlar.sevmiyorum bu adamları ve bu adamlara gıcık olma hakkım var, bu adamlara küfür etme hakkım var. ben de bu ülkede yazılar yazdım ve hakkında en çok dava açılan adamım. tabi ki açacaklar küfrettim kardeşim, hakaret ettim. tipini sevmedim. soygun yaptı söyledim. tabi ki karşısına geçeceğim tokat attım en olmayacak lafları ettim, edeceğim de. gider de mahkememi yatarım hapsimi de yatarım böyle de korkmam. bu adamlar hem kalkmışlar bu garez küfürleri ediyorlar hem de bizi yargılamayın bilmem ne yapmayın. tamam kaldırın da o yargıyı biz de gittik o ağır cezalara esas duruşta durduk beş tane hakimin karşısında o kadar da dava açıldı asliye cezasından ağır cezasına kadar ya lafını söylemeyi bileceksin ya da cezasını çekeceksin. yine de kaldırılsın tabi ki kaldırılsın (301) ama bir aydınsan bir mücadele veriyorsan ver mücadeleni görelim alnından öpelim. kitabı yazamazsın mahkemeye gidip erkekçe duramazsın nesin sen avrupalı dostlarım my friend aşşağı yukarı fransız sokağında bir akşam yemeği ye kendisi gibi karaktersiz ahlağı bozuk birkaç tane adamı yanına al bu para babalarının yanında şöhret olmuş isimleri yanına al, çetin altan gibi ve evlatları gibi zengin soflarında zangoç olmuş insanlarla otur kalk pişir, bu halka küfredin. yemezler. gideceksin insanlık adına konuşacaksın. japonyaya da lafın olsun amerikaya da lafın olsun göreyim. arapları oldürüyorlar gözümüzün önünde bizi öldürüyorlar burda bunlara karşı laf yok. varsa yoksa burda bunlara birileri hayali bir düşmanlık dibine kadar. sevmiyorum gıcık olma hakkım var sinir olma hakkım var küfretme hakkım var hangi ceza gelirse gelsin hangi mahkeme gelirse gelsin bunlardan cezayı istedikleri kadar kaldırılsın, benden cezayı kaldırmasınlar. ben küfrümü yaparım gider de mahkemesinde yatarım çünkü ben bir kavga veriyorum burda...
sözlerini söylemiş şahsiyet.
ülkesine aşık olduğu kadar büyüdüğü ve yetiştiği trabzon'a da aşık olan, delikanlı, sevimli, çok hızlı konuşan, uzun uzun yazan, lafa başladığında sonunu ne zaman getireceğini bilemediğiniz kişilik.
"bu topraklarda" sözünü aşağı yukarı her cümlesinde kullanan,yazdığı denemelerle de bilinmeyen ve ortaya çıkmayanların halk tarafından tanınmasına katkı sağlayan,lafını kimseden esirgemeyen gerçek bir aydındır..